TPS AES KEY (23 KASIM 2005)
(Receiver)
00:A4 96 16 87 B6 9F EF 5A
01:F4 8F C4 F9 6B 2E 00 71
(Modül)
164 150 022 135 182 159 239 090
244 143 196 249 107 046 000 113
Sunday, November 26, 2006
Friday, November 24, 2006
GoldMaster, TopField, ONWA, Mega Star, DigiMaster Yazılımları
Açıklama: Ayyıldız üretimi GoldMaster, TopField, ONWA, Mega Star, DigiMaster marka aşağıdaki modeller için yazılım indirme sayfası: SAT-7400 CIM, SAT-60100, SAT-10400 CI, SAT-10200 FTA, SAT-9900 PVR+M, SAT-9800 PVR, SAT-9700 CIP+M, SAT-9600 CIP, SAT-9500 CIM, SAT-9400 CI, SAT-8400 CIM, SAT-8350, SAT-8300 CI, SAT-10800 CIM, SAT-7800 PVR, SAT-11300 CI, SAT-7300 CI, SAT-7200 FTA, SAT-90400, SAT-90200, SAT-80900, SAT-80700, SAT-80500, SAT-80300, SAT-80100, SAT-70900, SAT-70700, SAT-70500, SAT-60500, SAT-8200 FTA, Onwa-X6 CI, TF-4000 PVR, TF-3400 CI, TF-3300 F, TF-3000 CIP+M, TF-3000 CIP, TF-3000 CIM, TF-3000 CI, TF-3000 Fi, SAT-10600 CIM, Onwa-X7 CIM, Onwa-X5 CI, DM-4800 PVR, SAT-11400 CIM, SAT-4150, DM-4100 FTA, Onwa-X9 PVR, DM-4400 CIP, Onwa-X3 FTA, DM-6500 CIP+M, MS-700 FTA, MS-800 CI, MS-800 CIM, Onwa-X2 FTA, DM-4300 CI, DM-4200, SAT-9200, TF-3100 FEi
Labels:
DigiMaster Yazılımları,
GoldMaster,
Mega Star,
ONWA,
TopField
Echostar yazılımları
Echostar yazılımları
Açıklama: Echostar DSB-1000 2Ci v103/v.203 Echostar DSB-1100 v.103w Echostar AD-2000IP v.104a/v.104c/v.105c Echostar D-2500IP v106/v.206/v.306 Echostar D-2100 2Ci v103/v.203 Echostar AD-3000IP v.200 Satedit AD3000IP Viaccess
Açıklama: Echostar DSB-1000 2Ci v103/v.203 Echostar DSB-1100 v.103w Echostar AD-2000IP v.104a/v.104c/v.105c Echostar D-2500IP v106/v.206/v.306 Echostar D-2100 2Ci v103/v.203 Echostar AD-3000IP v.200 Satedit AD3000IP Viaccess
Dreambox Resmi sitesi Downloadları
Dreambox Resmi sitesi Downloadları
Açıklama: Dream DM-7000 edit 1.10 DreamUP DM-7000 2.14b Dreambox DM7000-S manual DM7000-S Flash eraser DREAMUP-LAN V1.20 DREAMEDIT 1.64 DreamBox edit 1.11 Dream controller
Açıklama: Dream DM-7000 edit 1.10 DreamUP DM-7000 2.14b Dreambox DM7000-S manual DM7000-S Flash eraser DREAMUP-LAN V1.20 DREAMEDIT 1.64 DreamBox edit 1.11 Dream controller
GÖKYÜZÜNDEKİ ÖĞRETMEN
Applications Technology Satellite 6 (ATS-6), 1974 yılında yörüngeye yerleştirildi. Bu uydu NASA sponsorluğunda uzay haberleşmelerine ilişkin yeni teknolojilerin denenmesi amacıyla gerçekleştirilen deneysel uydular serisinin sonuncusu idi.
Tüm yeni teknolojiler gibi, uydular da yeni teknolojiler doğurma potansiyeline sahipti. Bir tek uydu, geniş çapta yersel şebekeler kurulmasına gerek olmadan dünyanın üçte birine ulaşabilmektedir. Uydular ile ses, görüntü, veri gibi her tür haberleşme sinyali dünyanın en ücra köşelerine aktarılabilmektedir. Gelişmekte olan ülkeler bu sayede pahalı altyapı yatırımlarına gerek olmadan gelişme proseslerinde enformasyon çağına ani bir sıçrama yapabilirler. Bazıları ekonomik gelişme konusunda uyduların yaratığı bu fırsatları 19uncu yüzyılda demiryollarının yaptığı etkiye benzer bulmaktadır.
Bu gerçek o kadar belirgin birşeydi ki, 1957 yılında Sputnik'in fırlatılmasından hemen sonra dünya barışı ve gelişmesinin önde gelen avukatı durumundaki Birleşmiş Milletler, uydu teknolojisinin yaratacağı fırsatları değerlendirmek üzere hemen adı Committee on the Peaceful Uses of Outer Space (COPUOS) olan bir komite kurdu.. Daha sonraki yıllar içinde gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler arasındaki uçurumun giderilmesi ve fukaralıkla mücadele konusunda uydu ve diğer ileri teknolojilerin kullanılmasını teşvik eden geniş ölçekli bir uluslararası bürokrasi Birleşmiş Milletler tarafından kurumlaştırıldı.
Birleşmiş milletlerin bu amaçla yaptığı çok sayıdaki araştırma, konferans ve çıkardığı kararlara karşın pratikte ortaya çıkarabildiği uydu teknolojisi uygulaması sayısı çok kısıtlıdır. Uydu teknolojisinin gerektirdiği başlangıç yatırımının 200 milyon dolarlardan başlaması 60lar ve 70lerdeki uluslararası uydu haberleşmesi tekelinin büyük ölçüde işletmeci INTELSAT ve INTERSPUTNIK 'in tekelinde kalmasına yol açtı.
Ancak 70'lerin sonlarına doğru Kanada'nın Telesat ve Endonezya'nın Palapa 'sının yurtiçi uydu haberleşme alanında yarattığı gelişmeler bunun değişmesini sağladı. Hiçbirşey olmasa özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki gelişme planlayıcılarının ilgisini uyandırdı. Buna uygun olarak NASA da çok önemli bir rol üstlendi ve uydu teknolojileri için "uzaktan eğitim, cemaat geliştirme ve kültürel değişim" gibi alanlarda birçok yeni uygulama geliştirdi. Uydu teknolojisiyle gerçekleştrilen bu tür çeşitli uygulamalara ilişkin deneysel çalışmalar "Applied Technology Satellite"(ATS) denilen program serisinin desteğiyle yürütüldü. 1966 yılında NASA bu serinin ilk uydusu olan ATS-1 uydusunu yörüngeye yerleştirdi. İki yıllık ömür biçilen bu uydu 1970 yılında hala çalışmakta iken Alaska uzak köyleri arasındaki haberleşme için bu uydudan yararlanmayı talep etti.
Coğrafi bakımdan Alaska, 586,412 mil kara yüzölçümü ile ABD'nin en geniş eyaleti durumundadır. Nüfusunun çoğu bu geniş coğrafada birbirinden kopuk yaşayan yüzlerce küçük köy ve kasabada bulunur. Sınırlı yersel altyapısı nedeniyle Alaska'nın pasfik ve güneydoğu afrikadaki ada milletleri veya ücra Borneo, Papua yeni Gine, Avustralya'nın geri kısımları gibi bölgelerdeki haberleşme sorunlarıyla benzer şekilde karşı karşıyadır. Ancak, önemli fark Alaska köylerinin NASA'nın ATS-1 uydusu'nun öncü çalışmaları nedeniyle güvenilir bir uydu haberleşme sisteminin kurulmuş durumda olmasındadır.
Sadece 30 yıl kadar önce, daha uydu teknolojisi mevcut değil iken Alaska'nın kırsal yöreleriyle haberleşme yanlızca yüksek frekans (çok kısa dalga) radyo ve "maki telgrafı" yani küçük uçaklarla ve köpekli kızaklarla ya da sandallarla seyahat eden kişilerle ağızdan ağıza aktarılabilen mesajlarla yapılabilmekte idi. Bugün, Alaska ABD'nin internet erişimi en yüksek okul bölgesi yüzdesine sahip ve her köydeki sağlık merkezinden tıbbi görüntülerin bölge hastanelerine aktarılabildigi iletişim alt yapısına sahip bir yöresidir.
ATS-1 uydusu Hughes Space şirketinde inşa halinde iken
Alaska, mezraların uydu üzerinden bağlanabildiği ilk uzak bölgelerden biri idi. Önceleri NASA'nın ATS-1 uydusu sağlık merkezlerini deneysel olarak bölge hastanelerine bağlamak ile okular ve bölge radyolarının birbirine bağlanmasında kullanıldı. Daha sonraları ise NASA'nın ATS-6 uydusu, yani Hindistan'nın SITE için kullandığı uydu uzaktan eğitim ve uzaktan tıp uygulamalarında kullanıldı.
1970'lerin sonlarında Alaska'nın kamu yayın komisyonu(APBC) televizyon yayınlarını kırsal alanlara taşıdı. Devlet(eyalet) ayrıca "LearnAlaska" adı verilen ve içinde okullar için bir eğitim programını da barındıran bir şebekeyi çalıştırmaktaydı. Bugün halen devlet tarafından işletilen bir televizyon şebekesi kablo tv yayını olmayan, ya da bunun maliyetini karşılayamayacak durumda olan 248 küçük yerleşim bölgesinde yaşayan insanlara tv yayınları yapmaktadır. Alaska'nın kırsal haberleşme şebekesi (ARCS) halen dört uydu kanalı işletmektedir. Bunlar tüm eyalete yayın yapan kamu kanalı Alaska One, eyalet parlamentosunun çalışmalarını toplantıları sırasında aktaran bir kamu(eyalet) televizyon şebekesi, uzaktan eğitim konsorsiyumunun sağladığı televizyon kurslarını aktaran bir kanal olan Alaska Three, ile ticari ve kamu hizmeti programlarının bir karışımını sağlayan ARCS isimli bir kırsal kanaldan ibarettir.
Bu tecrübelerden olumlu bir şekilde yararlanılması ve uyduların kırsal alanlara güvenilir haberleşme imkanları götürmedeki başarısının birinci elden görülmesi sonucu eyalet hükümeti en az 25 daimi konutun bulunduğu tüm yerleşim birimlerine telefon hizmeti sağlanması gereğini benimsedi. RCA'nin SATCOM 1 uydusuna tüm Alaskayı kapsayan bir hüzme verildi, ve 1976 yılından itibaren tüm kırsal alanlara ticari telefon hizmeti başlatıldı. Eyalet köyler için yer istasyonları satın almak üzere 5 milyon dolar tahsis etti. Bunlar en yaygın telekom şirketi AlasCom tarafından kuruldu ve işletildi.
Alascom 'un kuruluşu 1969 yılında ABD senatosunun Alaska'da haberleşme şebekesinin geliştirilmesi ve özelleştrilmesi konusundaki Alaska Haberleşmesinin Özelleştirilmesi Yasasını benimsediği tarihe dayanmaktadır. Açılan özelleştirme ihalesini RCA Global Communications şirketi nakit $28.5 milyon dolar ödeyerek almıştı. Şirket ayrıca aşırı yüklenmiş ve çoktan demode olmuş durumda olan Alaska Haberleşme Sistemi(ACS) şebekesini yenilemek üzere hemen 30 milyon dolarlık bir yeni yatırıma da girişti.
ACS'yi satın alınca, RCA'nın uzun mesafe haberleşmelerindeki öncü uydu teknolojisi uluslararası arenaya çıkma fırsatını da buldu. RCA, Alaska'yı işleten bölümünü adını Alascom yaparak yeniden kurdu, ve 1973 yılında Alaskanın dış dünyayla ilişkisini sağlayan tek merkez olan Bartlett Yer İstasyonunu da satın aldı. Kısa bir süre sonra Alascom kendi ilk uydu yer istasyonunu da Juneau yakınlarındaki Lena Point'de kurarak Alaska'yı çağdaş uydu teknolojisine kavuşturdu.
ABD'nin ülke içi hizmette çalışan ilk uydu sistemi Alascom şirketinin Kanada'nın Anik II uydusunu muntazam olarak kullanmaya başlamasıyla o yıl kurulmuş oldu. Bu arada RCA Alascom'un ebeveyn şirketi RCA Communications da tüm alaska çapında uydu yer istasyonları kurmak üzere geniş çapta yatırıma girişti. 1974 yılında Prudhoe Körfezi, Nome, Bethel ve Valdez 'deki yer istasyonlarını kurdu. Aynı yıl RCA kendi uyduları olan SATCOM 1 ve 2 'yi yörüngeye yerleştirdi. Alascom'un tüm uydu trafiği de bu yeni uydulara aktarıldı.
1976 Temmuzunda RCA Alascom, Hava Kuvvetleri komutanlığı ile anlaşarak ordunun demode hale gelmiş olan White Alice tesislerinin büyük bir kısmını finansal kiralama yoluyla aldı, ve onları 22 modern uydu yer istasyonu haline getirdi.
1970'lerin sonlarında, uluslararası çok sayıda çeşitli haberleşme işletmesi de yapmakta olan RCA Global Communications şirketine FCC tarafından yerli(ulusal) uydu haberleşme işletmesi işlerini diğer işlerinden ayırması gerektiği bildirildi. Böylece RCA şirketinin önemli bir kısmı RCA Alascom'dan oluşan ulusal haberleşme işleri, adı RCA American Communications (RCA Americom) olan yeni bir şirket oluşturularak bu şirketin altında toplandı.
1979 haziranında, RCA Alascom şirketi Portland, Oregon 'da bulunan "Pacific Power and Light(şimdiki ismi PacifiCorp) şirketi tarafından $200 milyon dolar(artı 90 milyon dolar kadar da uzun vadeli borcunun üstlenilmesi) karşılığında satın alındı.
Bu esnada Alascom şirketi 200'den fazla uydu yer istasyonu kurarak eyaletin en küçük yer birimine kadar haberleşme hizmeti götürebilmeyi başarmıştı. Şirket gururu ve Alaska'ya bağlılığın doruk noktasında olduğu 27 Ekim 1982'de şirket "Aurora I" isimli kendi uydusunu attığında uydu türünün tek örneği ve sadece Alaska eyaletinin kullanımına tahsis edilen tek uydu idi.
Araştırmaya da önem veren bir şirket olan Alascom, 1980'lerin ortalarında deniz ortasındaki petrol platformları için kuyu kazan teknelerin sallantılarına karşı cayro stabilizeli bir anten sistemi geliştirdi. 29 Mayıs 1991'de "Aurora II" isimli daha sofistike ve daha güçlü olan ikinci uydusunu geliştirerek eskimekte olan birinci uydunun yerine yerleştirdi. Bu uydu ile halen artan nüfusuna karşın Alaska'ya haberleşmenin yanısıra çok çeşitli hizmetler, canlı televizyon yayınları, ve uzak bölgelere uzaktan eğitim hizmetleri verilebilmektedir.
Bugün Alaska haberleşme konusunda öncü bir konumdadır. Kısa süre önce yapılan bir araştırmaya göre Alaskadaki ilköğretim okullarının %92'sinde internet imkanı var, Alaskalıların %52'si evde ve işte intenet kullanmaktadır. (Türkiyede halen %5'in altında ve artmıyor)
Alaska'nın geçmiş deneyimlerinin değerlendirilmesi uydu teknolojisinin en ücra bölgelere haberleşme imkanları götürülmesinde kabul edilebilir maliyetlerle güvenilir çözümler sağlayabildiğini göstermektedir. Telekom şebekelerinin tasarımında, oluşturulmasında, işletme ve idamesinde gösterilecek yaratıcı yaklaşımlar maliyetleri çok önemli ölçüde düşürebilmektedir. Konumları ve bulundukları yer bakımından dezavantajlı durumdaki toplulukların iletişim imkanlarına kavuşturulmasında hükümetin küçük teşvikleri ile çok büyük etki sağlanabildiği önümüzdeki Alaska örneğinin deneyimi ile sabittir.
Hindistan'ın Eğitici Uydu Televizyon (SITE) deneyi
1969 yılında, uluslararası bir konferansa sunduğu tebliğde, Hindistan'ın o zamanlarki Uzay Araştırmaları Milli Komitesi başkanı (ve Hindistan'ın uzay çalışmalarının önderi) Dr. Vikram Sarabhai, şöyle demekte idi:
"Önümüzdeki 10 yıl içinde hindistan nüfusunun %80'ine televizyon götürecek bir milli programın milli bütünlük, sosyal ve ekonomik gelişme yönündeki çalışmaların yürütülmesi ve elektronik sanayiinin teşvik ve canlandırmasında çok büyük önem taşıyacağı açıktır. Bu özellikle bizim gibi birbirinden kopuk topluluklar halinde yaşayan büyük nüfuslu ülkeler için çok büyük önem taşımaktadır".
Sarabhai, haberleşme uydularının hindistan'ın en ücra bölgelerindeki az gelişmiş topluluklara doğrudan ulaşmakta en etkili yol olacağını savunmuştu.
Daha önceleri, yani ilk jeosenkron uydu SYNCOM'ın atılmasından sadece 3 yıl sonra Dr. Sarabhai operasyonel TV yayıncılığında uzay haberleşme sistemlerinin kullanılmasını hedefleyen bazı araştırmalar başlatmıştı. 1967 yılında hindistan Uzay Araştırmaları Teşkilatı (ISRO) ile ABD'nin NASA'sı müşterek bir araştırma yürüttüler. Bu araştırma TV yayınlarına ülke çapında kapsama alanı sağlayabilmekte en etkili yöntemin doğrudan yayın uyduları(DBS) ile yersel TV vericilerinin kombinasyonundan oluşacak hibrid bir sistem olduğu sonucuna varmaktaydı. 1968 yılında ise hindistan hükümeti tarafından bir milli uydu haberleşme çalışma grubu(NASCOM) oluşturuldu.
Bu araştırmalar ve gösterdiği sonuçlar 1969 yılında hindistan hükümetinin Uydudan Eğitim Televizyonu (SITE) deneysel projesini kabul etmesini sağladı. Projenin uygulaması NASA'nın güçlü Applications Technology Satellite (ATS) - 6 uydusu ile yapılacak, uydu yerdeki vericilerden alacağı yayını doğrudan uzak köylerde bulunan antenlere yansıtacaktı. NASA'nın uzay haberleşmelerinde yeni teknolojileri deneyebilmek için sponsoru olduğu bir dizi deneysel uydudan biri olan ATS-6'nın yörüngeye yerleştirilmesi 1974 yılında gerçekleşti.
ATS-6 uydusu jeosenkron yörüngede çalışmakta ve 19 haberleşme ve teknoloji deneyini taşımaktaydı. En meşhur teknolojik özelliği güçlü 30 ayak çapındaki çanağı idi. Bu özellik yer istasyonlarının küçük ucuz antenlerle yayın alabilmelerini sağlıyordu ki sadece bu özellik bile daha önceleri uydudan yayın alabilmek için yer istasyonlarında kullanılması gereken devasa çanak sistemlerine göre başlıbaşına önemli bir avantaj idi.
NASA, ATS-6 uydusunun güçlü sinyal gönderebilme özelliğini taşradaki fakir ve ücra yörelerin uzay haberleşmelerine kolayca erişebilmesini sağlamakta kullandı. SITE projesinin yanısıra, ATS-6 uydusu Alaska ve Aplaşi dağları yöresine eğitim programları götürülmesinde, ve uydu yayınlarının doğrudan milyonlarca insanın hizmetine sunulmasını sağlayan diğer bazı projelerde de kullanıldı. Planlanan ömrünü aşarak 1979 yılına kadar çalışmasını sürdürdü.
Gökyüzündeki Öğretmen
Daha sonraları "dünyanın en büyük sosyo-teknolojik deneyi" olarak lanse edilecek olan SITE projesinin başlama tarihi 1 Ağustos 1975'dir. SITE, uydu teknolojisinin etkili bir kitle haberleşme ortamı olarak sunduğu potansiyeli göstermekteydi. Bu deney hindistan'a ulusal gelişmeyi canlandırma ve ülkenin uzak ve geri kalmış yörelerinden de televizyon sinyallerini alabilme imkanını getiren uydu yayıncılığında tecrübe kazanma fırsatı vermişti.
ATS-6 uydusuna kırsal yöredeki halka televizyondan pratik eğitim yayınları yapmakta gösterdiği yetenek nedeniyle "gökyüzündeki öğretmen" adı da verilmişti. SITE programı çerçevesinde yayınlanan televizyon programları arasında tavukçuluk, sağlık, hijyen, aile planlaması, kalkınma gibi konular ile eğlence programları yeralmaktaydı. Ekin yetiştirme, sağlıklı yaşama, gibi pratik konularda ve gerçekten oradaki halkın yaşam kalitesini yükseltebilen, hatta birçok hayatı kurtarabilen bilgiler ATS-6 sinyalleri sayesinde taşınmıştı.
Köylerde 3m'lik bir çanak geniş bir çoğrafyadaki çok sayıdaki yörenin okullarındaki büyük televizyon cihazlarına uydudan gelen sinyalleri götürmekteydi. Hakim teknoloji uydu televizyonu olmasına karşın kısmen basılı materyaler de kullanılmaktaydı. Çoğu yayın sisteminde olduğu gibi bir noktadan çok noktaya yapılan bu yayında noktadan noktaya veya yüzyüze destek ancak çok kısıtlı çapta uygulanabilmekte idi.
1 Ağustos, 1975 günü akşam üstü saat 18.20'de hindistanın altı eyaletinden küçük köylerde bulunan yaklaşık 2,330 TV cihazının canlanması ve Kenya'nın 36,000 km tepesinde bulunan yüksek güçlü, jeosenkron uydudan doğrudan yayın almaya başlaması daha sonra çok heyecan verici ve sevindirici bir an olarak anlatıldı durdu.
Dr. Vikram Sarabhai bu arada rüyasının gerçekleştiği o günü göremeden ölmüştü. Kendisine daha sonra ülkenin sorunlarını çözmek üzere ileri teknolojilerden yararlanması konusunda gösterdiği gayretlerden ötürü "Hindistanın uzay programının babası" ünvanı verildi. Onun sayesinde, eğitici televizyon yayınlarının doğrudan köylere ulaştırılmasında uydulardan yararlanan ilk ülke hindistan oldu.
Bu program daha sonra ISRO ve SITE sosyal araştırmalar koordinasyon komitesi tarafından değerlendirildiğinde büyük bir başarı olduğu sonucuna varıldı. TV cihazı başına günlük ortalama devam durumu 80-100 arası olmuştu, ve daha önce kitle iletişim araçları ile hiçbir şekilde ulaşılamayan hindistan halkının %30 kadarına bu yolla SITE tarafından ulaşılabilmişti. Rapor, ayrıca birçok zirai yeniliklerin bu televizyon programları sayesinde tetiklendiğini, hijyen ve beslenme üzerine verilen bilgiler sayesinde sayısız hayat kurtarıldığı sonucuna varmaktaydı.
Arthur C. Clarke'da bu SITE projesinde küçük ama ilginç bir rol üstlenmişti. Proje için bazı önerilerde bulunmuş ve projenin uluslararası çapta reklamını yapmıştı. SITE sırasında ve ondan önce yaptığı Hindistan seyahatleri ona sıradan insanların haberleşme sistemlerindeki gelişmeler sayesinde nasıl elle tutulur yararlar sağlayabildikleri konusunda önemli bir vizyon sağlamıştı. "Uydular ve Sari'ler " isimli birçok yayında da yer alan makalesinin son kısmı şöyleydi:
"Satyajit Ray'in nefis "Pather Panchali" sindeki en büyülü anlardan birisi küçük Apu'nun rüzgarlı ovada telgraf tellerinin rüzgar estikçe kendiliğinden çıkardığı müziği ilk defa duyduğu anla ilgili tasvirdir. Kısa süre sonra bu teller tümüyle yokolacak. Ancak, yeni nesil Apu'lar bir sonraki çağın biliminin gökyüzünden getireceği resimleri kocaman gözlerle izleyecekler, ve hindistandaki tüm çocuklar için dünyaya o zaman yeni bir pencere açılacak."
1977 yılında, hindistan hükümeti Clarke'a Sri Lanka'daki evi için bir uydu alıcı sistemi hediye ettiğinde Clarke yine televizyon tarihine geçti. Bir grup hintli mühendis uçakla gelip onun Colombo'daki evine kocaman, 5 metrelik bir çanak sistemi kurdular. Pırıl pırıl televizyon görüntüsü alındığında Sri Lanka'ya televizyon gelmiş oldu. Sri Lanka adasında o sıradaki tek özel uydu alıcı istasyonu ve tek televizyon cihazı Clarke'ınkilerdi. Çünkü 1979 yılına kadar da adada yersel yayınlar başlamadı.
Bir yerel gazetede 'Lanka'nın tek TV macerası" diyor. 'Hindistan'ın Arthur Clarke'a yaptığı jest onu dünyanın ilk özel ev uydu alıcısı sisteminin sahibi yaptı".' Kabinedeki bakanlardan, devlet memurlarından, okul öğrencilerine kadar herkes programları izleyebilmek için onun evine gidip doluşuyordu. Clarke olayı ve o günleri anlatırken "misafirperverlik faturam muazzamdı" diyor.
Hindistan'ın televizyon senaryosu da SITE macerasıyla büyük ölçüde transformasyona uğradı. Aslında bu ülkeye televizyon çok daha önceleri 1959 yılında girmişti (türkiye'ye girişi 1968). O zamanlar sadece bir tek verici cihaz vardı. 1980 yılına gelindiğinde ise ülkedeki verici sayısı ancak 18'e yükselmişti. Hindistanın Milli Uydu (Indian National Satellite (INSAT) Sisteminin faaliyete girmesi ile televizyonun çok yaygın hale gelmesi aynı tarihlere denk gelmektedir. Ülkedeki verici sayısı 1985 yılında 172'ye yükseldi. 1995 yılına gelindiğinde sayı 672'ye ulaştı, 1997 yılında ise 868 oldu.
Evlerde bulunan televizyon sayısındaki artış da muazzam. 60'ların başlarında ülkede çok az sayıda televizyon alıcısı bulunmakta idi. 1972 yılında alıcı cihaz sayısı birden 84,000'e ulaştı. 1980 yılı sonunda bu sayı 1,5 milyonu geçti. 1985 yılında ülkede 7 milyon kadar televizyon alıcısı vardı. 1995'de, 52 milyon sayısı aşıldı. 1997 yılında ülkedeki toplam 150 milyon hanenin yaklaşık 58 milyon kadarında televizyon cihazı bulunmaktaydı. Bugün ise yaklaşık bin aded tv vericisi ve 70 milyon kadar evte televizyon bulunduğu hesaplanmaktadır. Halen hindistan coğrafyasının %65 'inin ve toplam nüfusun %80'inin televizyon vericileri tarafından kapsama altına alındığı kabul edilmektedir.
SITE, dolu dolu çalıştığı oniki aylık süre içinde, hindistan gibi geniş ve farklı özellikler arzeden toplumlara sahip bir ülkenin gerek duyacağı haberleşme çeşitliliğinin ancak haberleşme uydularıyla sağlanabileceği gerçeğini hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koymuş oldu. Bu da hindistan'ın kendi haberleşme uydularının geliştirilip INSAT-1 uydusundan başlayarak yörüngeye yerleştirilmesini sağladı.
Çalışır bir sistemin kurulmasından önce SITE deneyimine karar verilmesi esas olarak uydu tabanlı bir eğitim televizyonu sisteminin geliştirilmesii işletimi ve test edilmesinde deneyim kazanmak istenilmesindendi. SITE nin çalışmaya başlamasının üzerinden daha dört ay geçmeden 1975 kasımında hindistan hükümeti ulusal haberleşmeler için uyduların kullanılması prensibini benimsemişti.
Uydu Haberleşme Deneyleri Projesi (STEP)
SITE'nin hemen arkasından ISRO ile Posta Telgraf bakanlığının ortak projesi olarak Fransız Alman ortak yapımı Symphonie uydusu kullanılarak 1977-1979 yılları arasında uygulanacak olan Satellite Telecommunication Experiments Project (STEP), projesine girişildi. SITE uydu televizyonu konusunu ele almıştı, STEP ise bu defa uzay haberleşme uygulamalarının bir diğer önemli dalı olan telekomünikasyon uygulamalarına ağırlık verdi.
STEP esas olarak jeosenkron uydular kullanılarak ulusal haberleşme için radyo şebekeleri ve tv aktarmaları gibi gerekleri karşılayacak bir sistem testini amaçlamaktaydı. Proje ayrıca hintli bilim adamlarının çeşitli yer istasyonu tesislerinin tasarım, üretim, montaj, işletim ve, bakımı gibi alanlardaki yetenek ve deneyimlerini geliştirmeyi, hatta önerilen INSAT ulusal uydu sisteminin gerektirdiği yerli uzmanlık alanlarının oluşturulmasını da amaçlamakta idi. Symphonie uydusunun iki transponderi bu işle ilgili deneyler için kulanıldı.
Symphonie uydu programı haziran 1967'de başladı. Fransa ve Federal Almanya'nın aralarındaki iki taraflı anlaşmaya göre iki ülke tecrübe için iki tane doğrudan telekom uydusunu müştereken geliştirecek, üretecek, fırlatacak ve çalıştıracak, bunun için gereken iki adet yer istasyonunu da müştereken tasarlayıp inşa edilecekti.
Fransız - alman ortak haberleşme uydusu Symphonie A, Les Mureaux'deki EADS tesislerinde bir araya getirildi. NASA ile yaşadıkları tecrübeler sonucu, avrupanın kendi uydu fırlatma tesislerine sahip olması gerektiğine karar verdiler.
Bu ülkelerarası anlaşmaya göre uyduların geliştirilmesi işi de her iki ülkenin eşit payla finanse edeceği bir alman-fransız konsorsiyumuna ihale edildi. Symphonie projesinin yer kısmında telefon, teleks, data, tv ve radyo programlarının aktarımı gibi geniş kapsamlı bir kullanım amacına yönelik bir dizi yer istasyonlarının yapılması sözkonusu idi. Uzay kısmında ise iki tane 3 eksen sabitlemeli jeosenkron uydu üretilecek, uydular 4-6 GHz frekans sahalarında 5-6 yer istasyonunun aynı anda haberleşebilmelerini sağlayacaktı.
Tüm yeni teknolojiler gibi, uydular da yeni teknolojiler doğurma potansiyeline sahipti. Bir tek uydu, geniş çapta yersel şebekeler kurulmasına gerek olmadan dünyanın üçte birine ulaşabilmektedir. Uydular ile ses, görüntü, veri gibi her tür haberleşme sinyali dünyanın en ücra köşelerine aktarılabilmektedir. Gelişmekte olan ülkeler bu sayede pahalı altyapı yatırımlarına gerek olmadan gelişme proseslerinde enformasyon çağına ani bir sıçrama yapabilirler. Bazıları ekonomik gelişme konusunda uyduların yaratığı bu fırsatları 19uncu yüzyılda demiryollarının yaptığı etkiye benzer bulmaktadır.
Bu gerçek o kadar belirgin birşeydi ki, 1957 yılında Sputnik'in fırlatılmasından hemen sonra dünya barışı ve gelişmesinin önde gelen avukatı durumundaki Birleşmiş Milletler, uydu teknolojisinin yaratacağı fırsatları değerlendirmek üzere hemen adı Committee on the Peaceful Uses of Outer Space (COPUOS) olan bir komite kurdu.. Daha sonraki yıllar içinde gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler arasındaki uçurumun giderilmesi ve fukaralıkla mücadele konusunda uydu ve diğer ileri teknolojilerin kullanılmasını teşvik eden geniş ölçekli bir uluslararası bürokrasi Birleşmiş Milletler tarafından kurumlaştırıldı.
Birleşmiş milletlerin bu amaçla yaptığı çok sayıdaki araştırma, konferans ve çıkardığı kararlara karşın pratikte ortaya çıkarabildiği uydu teknolojisi uygulaması sayısı çok kısıtlıdır. Uydu teknolojisinin gerektirdiği başlangıç yatırımının 200 milyon dolarlardan başlaması 60lar ve 70lerdeki uluslararası uydu haberleşmesi tekelinin büyük ölçüde işletmeci INTELSAT ve INTERSPUTNIK 'in tekelinde kalmasına yol açtı.
Ancak 70'lerin sonlarına doğru Kanada'nın Telesat ve Endonezya'nın Palapa 'sının yurtiçi uydu haberleşme alanında yarattığı gelişmeler bunun değişmesini sağladı. Hiçbirşey olmasa özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki gelişme planlayıcılarının ilgisini uyandırdı. Buna uygun olarak NASA da çok önemli bir rol üstlendi ve uydu teknolojileri için "uzaktan eğitim, cemaat geliştirme ve kültürel değişim" gibi alanlarda birçok yeni uygulama geliştirdi. Uydu teknolojisiyle gerçekleştrilen bu tür çeşitli uygulamalara ilişkin deneysel çalışmalar "Applied Technology Satellite"(ATS) denilen program serisinin desteğiyle yürütüldü. 1966 yılında NASA bu serinin ilk uydusu olan ATS-1 uydusunu yörüngeye yerleştirdi. İki yıllık ömür biçilen bu uydu 1970 yılında hala çalışmakta iken Alaska uzak köyleri arasındaki haberleşme için bu uydudan yararlanmayı talep etti.
Coğrafi bakımdan Alaska, 586,412 mil kara yüzölçümü ile ABD'nin en geniş eyaleti durumundadır. Nüfusunun çoğu bu geniş coğrafada birbirinden kopuk yaşayan yüzlerce küçük köy ve kasabada bulunur. Sınırlı yersel altyapısı nedeniyle Alaska'nın pasfik ve güneydoğu afrikadaki ada milletleri veya ücra Borneo, Papua yeni Gine, Avustralya'nın geri kısımları gibi bölgelerdeki haberleşme sorunlarıyla benzer şekilde karşı karşıyadır. Ancak, önemli fark Alaska köylerinin NASA'nın ATS-1 uydusu'nun öncü çalışmaları nedeniyle güvenilir bir uydu haberleşme sisteminin kurulmuş durumda olmasındadır.
Sadece 30 yıl kadar önce, daha uydu teknolojisi mevcut değil iken Alaska'nın kırsal yöreleriyle haberleşme yanlızca yüksek frekans (çok kısa dalga) radyo ve "maki telgrafı" yani küçük uçaklarla ve köpekli kızaklarla ya da sandallarla seyahat eden kişilerle ağızdan ağıza aktarılabilen mesajlarla yapılabilmekte idi. Bugün, Alaska ABD'nin internet erişimi en yüksek okul bölgesi yüzdesine sahip ve her köydeki sağlık merkezinden tıbbi görüntülerin bölge hastanelerine aktarılabildigi iletişim alt yapısına sahip bir yöresidir.
ATS-1 uydusu Hughes Space şirketinde inşa halinde iken
Alaska, mezraların uydu üzerinden bağlanabildiği ilk uzak bölgelerden biri idi. Önceleri NASA'nın ATS-1 uydusu sağlık merkezlerini deneysel olarak bölge hastanelerine bağlamak ile okular ve bölge radyolarının birbirine bağlanmasında kullanıldı. Daha sonraları ise NASA'nın ATS-6 uydusu, yani Hindistan'nın SITE için kullandığı uydu uzaktan eğitim ve uzaktan tıp uygulamalarında kullanıldı.
1970'lerin sonlarında Alaska'nın kamu yayın komisyonu(APBC) televizyon yayınlarını kırsal alanlara taşıdı. Devlet(eyalet) ayrıca "LearnAlaska" adı verilen ve içinde okullar için bir eğitim programını da barındıran bir şebekeyi çalıştırmaktaydı. Bugün halen devlet tarafından işletilen bir televizyon şebekesi kablo tv yayını olmayan, ya da bunun maliyetini karşılayamayacak durumda olan 248 küçük yerleşim bölgesinde yaşayan insanlara tv yayınları yapmaktadır. Alaska'nın kırsal haberleşme şebekesi (ARCS) halen dört uydu kanalı işletmektedir. Bunlar tüm eyalete yayın yapan kamu kanalı Alaska One, eyalet parlamentosunun çalışmalarını toplantıları sırasında aktaran bir kamu(eyalet) televizyon şebekesi, uzaktan eğitim konsorsiyumunun sağladığı televizyon kurslarını aktaran bir kanal olan Alaska Three, ile ticari ve kamu hizmeti programlarının bir karışımını sağlayan ARCS isimli bir kırsal kanaldan ibarettir.
Bu tecrübelerden olumlu bir şekilde yararlanılması ve uyduların kırsal alanlara güvenilir haberleşme imkanları götürmedeki başarısının birinci elden görülmesi sonucu eyalet hükümeti en az 25 daimi konutun bulunduğu tüm yerleşim birimlerine telefon hizmeti sağlanması gereğini benimsedi. RCA'nin SATCOM 1 uydusuna tüm Alaskayı kapsayan bir hüzme verildi, ve 1976 yılından itibaren tüm kırsal alanlara ticari telefon hizmeti başlatıldı. Eyalet köyler için yer istasyonları satın almak üzere 5 milyon dolar tahsis etti. Bunlar en yaygın telekom şirketi AlasCom tarafından kuruldu ve işletildi.
Alascom 'un kuruluşu 1969 yılında ABD senatosunun Alaska'da haberleşme şebekesinin geliştirilmesi ve özelleştrilmesi konusundaki Alaska Haberleşmesinin Özelleştirilmesi Yasasını benimsediği tarihe dayanmaktadır. Açılan özelleştirme ihalesini RCA Global Communications şirketi nakit $28.5 milyon dolar ödeyerek almıştı. Şirket ayrıca aşırı yüklenmiş ve çoktan demode olmuş durumda olan Alaska Haberleşme Sistemi(ACS) şebekesini yenilemek üzere hemen 30 milyon dolarlık bir yeni yatırıma da girişti.
ACS'yi satın alınca, RCA'nın uzun mesafe haberleşmelerindeki öncü uydu teknolojisi uluslararası arenaya çıkma fırsatını da buldu. RCA, Alaska'yı işleten bölümünü adını Alascom yaparak yeniden kurdu, ve 1973 yılında Alaskanın dış dünyayla ilişkisini sağlayan tek merkez olan Bartlett Yer İstasyonunu da satın aldı. Kısa bir süre sonra Alascom kendi ilk uydu yer istasyonunu da Juneau yakınlarındaki Lena Point'de kurarak Alaska'yı çağdaş uydu teknolojisine kavuşturdu.
ABD'nin ülke içi hizmette çalışan ilk uydu sistemi Alascom şirketinin Kanada'nın Anik II uydusunu muntazam olarak kullanmaya başlamasıyla o yıl kurulmuş oldu. Bu arada RCA Alascom'un ebeveyn şirketi RCA Communications da tüm alaska çapında uydu yer istasyonları kurmak üzere geniş çapta yatırıma girişti. 1974 yılında Prudhoe Körfezi, Nome, Bethel ve Valdez 'deki yer istasyonlarını kurdu. Aynı yıl RCA kendi uyduları olan SATCOM 1 ve 2 'yi yörüngeye yerleştirdi. Alascom'un tüm uydu trafiği de bu yeni uydulara aktarıldı.
1976 Temmuzunda RCA Alascom, Hava Kuvvetleri komutanlığı ile anlaşarak ordunun demode hale gelmiş olan White Alice tesislerinin büyük bir kısmını finansal kiralama yoluyla aldı, ve onları 22 modern uydu yer istasyonu haline getirdi.
1970'lerin sonlarında, uluslararası çok sayıda çeşitli haberleşme işletmesi de yapmakta olan RCA Global Communications şirketine FCC tarafından yerli(ulusal) uydu haberleşme işletmesi işlerini diğer işlerinden ayırması gerektiği bildirildi. Böylece RCA şirketinin önemli bir kısmı RCA Alascom'dan oluşan ulusal haberleşme işleri, adı RCA American Communications (RCA Americom) olan yeni bir şirket oluşturularak bu şirketin altında toplandı.
1979 haziranında, RCA Alascom şirketi Portland, Oregon 'da bulunan "Pacific Power and Light(şimdiki ismi PacifiCorp) şirketi tarafından $200 milyon dolar(artı 90 milyon dolar kadar da uzun vadeli borcunun üstlenilmesi) karşılığında satın alındı.
Bu esnada Alascom şirketi 200'den fazla uydu yer istasyonu kurarak eyaletin en küçük yer birimine kadar haberleşme hizmeti götürebilmeyi başarmıştı. Şirket gururu ve Alaska'ya bağlılığın doruk noktasında olduğu 27 Ekim 1982'de şirket "Aurora I" isimli kendi uydusunu attığında uydu türünün tek örneği ve sadece Alaska eyaletinin kullanımına tahsis edilen tek uydu idi.
Araştırmaya da önem veren bir şirket olan Alascom, 1980'lerin ortalarında deniz ortasındaki petrol platformları için kuyu kazan teknelerin sallantılarına karşı cayro stabilizeli bir anten sistemi geliştirdi. 29 Mayıs 1991'de "Aurora II" isimli daha sofistike ve daha güçlü olan ikinci uydusunu geliştirerek eskimekte olan birinci uydunun yerine yerleştirdi. Bu uydu ile halen artan nüfusuna karşın Alaska'ya haberleşmenin yanısıra çok çeşitli hizmetler, canlı televizyon yayınları, ve uzak bölgelere uzaktan eğitim hizmetleri verilebilmektedir.
Bugün Alaska haberleşme konusunda öncü bir konumdadır. Kısa süre önce yapılan bir araştırmaya göre Alaskadaki ilköğretim okullarının %92'sinde internet imkanı var, Alaskalıların %52'si evde ve işte intenet kullanmaktadır. (Türkiyede halen %5'in altında ve artmıyor)
Alaska'nın geçmiş deneyimlerinin değerlendirilmesi uydu teknolojisinin en ücra bölgelere haberleşme imkanları götürülmesinde kabul edilebilir maliyetlerle güvenilir çözümler sağlayabildiğini göstermektedir. Telekom şebekelerinin tasarımında, oluşturulmasında, işletme ve idamesinde gösterilecek yaratıcı yaklaşımlar maliyetleri çok önemli ölçüde düşürebilmektedir. Konumları ve bulundukları yer bakımından dezavantajlı durumdaki toplulukların iletişim imkanlarına kavuşturulmasında hükümetin küçük teşvikleri ile çok büyük etki sağlanabildiği önümüzdeki Alaska örneğinin deneyimi ile sabittir.
Hindistan'ın Eğitici Uydu Televizyon (SITE) deneyi
1969 yılında, uluslararası bir konferansa sunduğu tebliğde, Hindistan'ın o zamanlarki Uzay Araştırmaları Milli Komitesi başkanı (ve Hindistan'ın uzay çalışmalarının önderi) Dr. Vikram Sarabhai, şöyle demekte idi:
"Önümüzdeki 10 yıl içinde hindistan nüfusunun %80'ine televizyon götürecek bir milli programın milli bütünlük, sosyal ve ekonomik gelişme yönündeki çalışmaların yürütülmesi ve elektronik sanayiinin teşvik ve canlandırmasında çok büyük önem taşıyacağı açıktır. Bu özellikle bizim gibi birbirinden kopuk topluluklar halinde yaşayan büyük nüfuslu ülkeler için çok büyük önem taşımaktadır".
Sarabhai, haberleşme uydularının hindistan'ın en ücra bölgelerindeki az gelişmiş topluluklara doğrudan ulaşmakta en etkili yol olacağını savunmuştu.
Daha önceleri, yani ilk jeosenkron uydu SYNCOM'ın atılmasından sadece 3 yıl sonra Dr. Sarabhai operasyonel TV yayıncılığında uzay haberleşme sistemlerinin kullanılmasını hedefleyen bazı araştırmalar başlatmıştı. 1967 yılında hindistan Uzay Araştırmaları Teşkilatı (ISRO) ile ABD'nin NASA'sı müşterek bir araştırma yürüttüler. Bu araştırma TV yayınlarına ülke çapında kapsama alanı sağlayabilmekte en etkili yöntemin doğrudan yayın uyduları(DBS) ile yersel TV vericilerinin kombinasyonundan oluşacak hibrid bir sistem olduğu sonucuna varmaktaydı. 1968 yılında ise hindistan hükümeti tarafından bir milli uydu haberleşme çalışma grubu(NASCOM) oluşturuldu.
Bu araştırmalar ve gösterdiği sonuçlar 1969 yılında hindistan hükümetinin Uydudan Eğitim Televizyonu (SITE) deneysel projesini kabul etmesini sağladı. Projenin uygulaması NASA'nın güçlü Applications Technology Satellite (ATS) - 6 uydusu ile yapılacak, uydu yerdeki vericilerden alacağı yayını doğrudan uzak köylerde bulunan antenlere yansıtacaktı. NASA'nın uzay haberleşmelerinde yeni teknolojileri deneyebilmek için sponsoru olduğu bir dizi deneysel uydudan biri olan ATS-6'nın yörüngeye yerleştirilmesi 1974 yılında gerçekleşti.
ATS-6 uydusu jeosenkron yörüngede çalışmakta ve 19 haberleşme ve teknoloji deneyini taşımaktaydı. En meşhur teknolojik özelliği güçlü 30 ayak çapındaki çanağı idi. Bu özellik yer istasyonlarının küçük ucuz antenlerle yayın alabilmelerini sağlıyordu ki sadece bu özellik bile daha önceleri uydudan yayın alabilmek için yer istasyonlarında kullanılması gereken devasa çanak sistemlerine göre başlıbaşına önemli bir avantaj idi.
NASA, ATS-6 uydusunun güçlü sinyal gönderebilme özelliğini taşradaki fakir ve ücra yörelerin uzay haberleşmelerine kolayca erişebilmesini sağlamakta kullandı. SITE projesinin yanısıra, ATS-6 uydusu Alaska ve Aplaşi dağları yöresine eğitim programları götürülmesinde, ve uydu yayınlarının doğrudan milyonlarca insanın hizmetine sunulmasını sağlayan diğer bazı projelerde de kullanıldı. Planlanan ömrünü aşarak 1979 yılına kadar çalışmasını sürdürdü.
Gökyüzündeki Öğretmen
Daha sonraları "dünyanın en büyük sosyo-teknolojik deneyi" olarak lanse edilecek olan SITE projesinin başlama tarihi 1 Ağustos 1975'dir. SITE, uydu teknolojisinin etkili bir kitle haberleşme ortamı olarak sunduğu potansiyeli göstermekteydi. Bu deney hindistan'a ulusal gelişmeyi canlandırma ve ülkenin uzak ve geri kalmış yörelerinden de televizyon sinyallerini alabilme imkanını getiren uydu yayıncılığında tecrübe kazanma fırsatı vermişti.
ATS-6 uydusuna kırsal yöredeki halka televizyondan pratik eğitim yayınları yapmakta gösterdiği yetenek nedeniyle "gökyüzündeki öğretmen" adı da verilmişti. SITE programı çerçevesinde yayınlanan televizyon programları arasında tavukçuluk, sağlık, hijyen, aile planlaması, kalkınma gibi konular ile eğlence programları yeralmaktaydı. Ekin yetiştirme, sağlıklı yaşama, gibi pratik konularda ve gerçekten oradaki halkın yaşam kalitesini yükseltebilen, hatta birçok hayatı kurtarabilen bilgiler ATS-6 sinyalleri sayesinde taşınmıştı.
Köylerde 3m'lik bir çanak geniş bir çoğrafyadaki çok sayıdaki yörenin okullarındaki büyük televizyon cihazlarına uydudan gelen sinyalleri götürmekteydi. Hakim teknoloji uydu televizyonu olmasına karşın kısmen basılı materyaler de kullanılmaktaydı. Çoğu yayın sisteminde olduğu gibi bir noktadan çok noktaya yapılan bu yayında noktadan noktaya veya yüzyüze destek ancak çok kısıtlı çapta uygulanabilmekte idi.
1 Ağustos, 1975 günü akşam üstü saat 18.20'de hindistanın altı eyaletinden küçük köylerde bulunan yaklaşık 2,330 TV cihazının canlanması ve Kenya'nın 36,000 km tepesinde bulunan yüksek güçlü, jeosenkron uydudan doğrudan yayın almaya başlaması daha sonra çok heyecan verici ve sevindirici bir an olarak anlatıldı durdu.
Dr. Vikram Sarabhai bu arada rüyasının gerçekleştiği o günü göremeden ölmüştü. Kendisine daha sonra ülkenin sorunlarını çözmek üzere ileri teknolojilerden yararlanması konusunda gösterdiği gayretlerden ötürü "Hindistanın uzay programının babası" ünvanı verildi. Onun sayesinde, eğitici televizyon yayınlarının doğrudan köylere ulaştırılmasında uydulardan yararlanan ilk ülke hindistan oldu.
Bu program daha sonra ISRO ve SITE sosyal araştırmalar koordinasyon komitesi tarafından değerlendirildiğinde büyük bir başarı olduğu sonucuna varıldı. TV cihazı başına günlük ortalama devam durumu 80-100 arası olmuştu, ve daha önce kitle iletişim araçları ile hiçbir şekilde ulaşılamayan hindistan halkının %30 kadarına bu yolla SITE tarafından ulaşılabilmişti. Rapor, ayrıca birçok zirai yeniliklerin bu televizyon programları sayesinde tetiklendiğini, hijyen ve beslenme üzerine verilen bilgiler sayesinde sayısız hayat kurtarıldığı sonucuna varmaktaydı.
Arthur C. Clarke'da bu SITE projesinde küçük ama ilginç bir rol üstlenmişti. Proje için bazı önerilerde bulunmuş ve projenin uluslararası çapta reklamını yapmıştı. SITE sırasında ve ondan önce yaptığı Hindistan seyahatleri ona sıradan insanların haberleşme sistemlerindeki gelişmeler sayesinde nasıl elle tutulur yararlar sağlayabildikleri konusunda önemli bir vizyon sağlamıştı. "Uydular ve Sari'ler " isimli birçok yayında da yer alan makalesinin son kısmı şöyleydi:
"Satyajit Ray'in nefis "Pather Panchali" sindeki en büyülü anlardan birisi küçük Apu'nun rüzgarlı ovada telgraf tellerinin rüzgar estikçe kendiliğinden çıkardığı müziği ilk defa duyduğu anla ilgili tasvirdir. Kısa süre sonra bu teller tümüyle yokolacak. Ancak, yeni nesil Apu'lar bir sonraki çağın biliminin gökyüzünden getireceği resimleri kocaman gözlerle izleyecekler, ve hindistandaki tüm çocuklar için dünyaya o zaman yeni bir pencere açılacak."
1977 yılında, hindistan hükümeti Clarke'a Sri Lanka'daki evi için bir uydu alıcı sistemi hediye ettiğinde Clarke yine televizyon tarihine geçti. Bir grup hintli mühendis uçakla gelip onun Colombo'daki evine kocaman, 5 metrelik bir çanak sistemi kurdular. Pırıl pırıl televizyon görüntüsü alındığında Sri Lanka'ya televizyon gelmiş oldu. Sri Lanka adasında o sıradaki tek özel uydu alıcı istasyonu ve tek televizyon cihazı Clarke'ınkilerdi. Çünkü 1979 yılına kadar da adada yersel yayınlar başlamadı.
Bir yerel gazetede 'Lanka'nın tek TV macerası" diyor. 'Hindistan'ın Arthur Clarke'a yaptığı jest onu dünyanın ilk özel ev uydu alıcısı sisteminin sahibi yaptı".' Kabinedeki bakanlardan, devlet memurlarından, okul öğrencilerine kadar herkes programları izleyebilmek için onun evine gidip doluşuyordu. Clarke olayı ve o günleri anlatırken "misafirperverlik faturam muazzamdı" diyor.
Hindistan'ın televizyon senaryosu da SITE macerasıyla büyük ölçüde transformasyona uğradı. Aslında bu ülkeye televizyon çok daha önceleri 1959 yılında girmişti (türkiye'ye girişi 1968). O zamanlar sadece bir tek verici cihaz vardı. 1980 yılına gelindiğinde ise ülkedeki verici sayısı ancak 18'e yükselmişti. Hindistanın Milli Uydu (Indian National Satellite (INSAT) Sisteminin faaliyete girmesi ile televizyonun çok yaygın hale gelmesi aynı tarihlere denk gelmektedir. Ülkedeki verici sayısı 1985 yılında 172'ye yükseldi. 1995 yılına gelindiğinde sayı 672'ye ulaştı, 1997 yılında ise 868 oldu.
Evlerde bulunan televizyon sayısındaki artış da muazzam. 60'ların başlarında ülkede çok az sayıda televizyon alıcısı bulunmakta idi. 1972 yılında alıcı cihaz sayısı birden 84,000'e ulaştı. 1980 yılı sonunda bu sayı 1,5 milyonu geçti. 1985 yılında ülkede 7 milyon kadar televizyon alıcısı vardı. 1995'de, 52 milyon sayısı aşıldı. 1997 yılında ülkedeki toplam 150 milyon hanenin yaklaşık 58 milyon kadarında televizyon cihazı bulunmaktaydı. Bugün ise yaklaşık bin aded tv vericisi ve 70 milyon kadar evte televizyon bulunduğu hesaplanmaktadır. Halen hindistan coğrafyasının %65 'inin ve toplam nüfusun %80'inin televizyon vericileri tarafından kapsama altına alındığı kabul edilmektedir.
SITE, dolu dolu çalıştığı oniki aylık süre içinde, hindistan gibi geniş ve farklı özellikler arzeden toplumlara sahip bir ülkenin gerek duyacağı haberleşme çeşitliliğinin ancak haberleşme uydularıyla sağlanabileceği gerçeğini hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koymuş oldu. Bu da hindistan'ın kendi haberleşme uydularının geliştirilip INSAT-1 uydusundan başlayarak yörüngeye yerleştirilmesini sağladı.
Çalışır bir sistemin kurulmasından önce SITE deneyimine karar verilmesi esas olarak uydu tabanlı bir eğitim televizyonu sisteminin geliştirilmesii işletimi ve test edilmesinde deneyim kazanmak istenilmesindendi. SITE nin çalışmaya başlamasının üzerinden daha dört ay geçmeden 1975 kasımında hindistan hükümeti ulusal haberleşmeler için uyduların kullanılması prensibini benimsemişti.
Uydu Haberleşme Deneyleri Projesi (STEP)
SITE'nin hemen arkasından ISRO ile Posta Telgraf bakanlığının ortak projesi olarak Fransız Alman ortak yapımı Symphonie uydusu kullanılarak 1977-1979 yılları arasında uygulanacak olan Satellite Telecommunication Experiments Project (STEP), projesine girişildi. SITE uydu televizyonu konusunu ele almıştı, STEP ise bu defa uzay haberleşme uygulamalarının bir diğer önemli dalı olan telekomünikasyon uygulamalarına ağırlık verdi.
STEP esas olarak jeosenkron uydular kullanılarak ulusal haberleşme için radyo şebekeleri ve tv aktarmaları gibi gerekleri karşılayacak bir sistem testini amaçlamaktaydı. Proje ayrıca hintli bilim adamlarının çeşitli yer istasyonu tesislerinin tasarım, üretim, montaj, işletim ve, bakımı gibi alanlardaki yetenek ve deneyimlerini geliştirmeyi, hatta önerilen INSAT ulusal uydu sisteminin gerektirdiği yerli uzmanlık alanlarının oluşturulmasını da amaçlamakta idi. Symphonie uydusunun iki transponderi bu işle ilgili deneyler için kulanıldı.
Symphonie uydu programı haziran 1967'de başladı. Fransa ve Federal Almanya'nın aralarındaki iki taraflı anlaşmaya göre iki ülke tecrübe için iki tane doğrudan telekom uydusunu müştereken geliştirecek, üretecek, fırlatacak ve çalıştıracak, bunun için gereken iki adet yer istasyonunu da müştereken tasarlayıp inşa edilecekti.
Fransız - alman ortak haberleşme uydusu Symphonie A, Les Mureaux'deki EADS tesislerinde bir araya getirildi. NASA ile yaşadıkları tecrübeler sonucu, avrupanın kendi uydu fırlatma tesislerine sahip olması gerektiğine karar verdiler.
Bu ülkelerarası anlaşmaya göre uyduların geliştirilmesi işi de her iki ülkenin eşit payla finanse edeceği bir alman-fransız konsorsiyumuna ihale edildi. Symphonie projesinin yer kısmında telefon, teleks, data, tv ve radyo programlarının aktarımı gibi geniş kapsamlı bir kullanım amacına yönelik bir dizi yer istasyonlarının yapılması sözkonusu idi. Uzay kısmında ise iki tane 3 eksen sabitlemeli jeosenkron uydu üretilecek, uydular 4-6 GHz frekans sahalarında 5-6 yer istasyonunun aynı anda haberleşebilmelerini sağlayacaktı.
UZAYIN YASALARI VAR MI?
Gün geçtikçe artan sayıda ülkenin kendi uydusunu yörüngeye yerleştirmek istemesi üzerine uzay haberleşmelerini dünya çapında düzenleyecek bazı kuralların oluşturulması zorunlu hale geldi. Bereket, Sputnik'in fırlatılmasıyla uzay çağını başlattığı 1957 yılında uyduların ve uzay haberleşme sistemlerinin ortaya çıkartacağı sorunları ele almak üzere kurulmuş dünya çapında bir forum zaten mevcut durumda idi.
ITU (International Telecommunications Union)'un evveliyatı 17 mayıs 1865 yılında kurulan Uluslararası Telgraf Birliğine dayanır. Aralarında Osmanlı imparatorluğu da bulunan 20 kurucu ülke uluslararası telgraf konvansiyonunu o zaman imzaladılar. O sıralar birçok ülkede birden telgraf şebekelerinin hızla yaygınlaşmaya başlaması üzerine 20 avrupa devletinin uluslararası bağlantılar yönünden biraraya gelerek bir taslak çerçeve anlaşmasını imzalamaları gerekmişti. Yani bugünkü ITU 'nun ilk halini teşkil eden bu birlik en başta uluslararası bağlantıları gerçekleştirecek cihazların ve kullanım şekillerinin tüm ülkeler için geçerli olacak şekilde standartlaştırılması, uluslararası fiyat tarifeleri ve hesaplama kurallarının oluşturulması amacıyla kurulmuştu.
Samuel Morse’un telgrafından sonra 1876 yılında telefonun patenti alındı ve telefon yaygınlaşmaya başladı. Bu defa uluslararası telgraf birliği telefon için uluslararası kurallar oluşturdu. Nihayet 1896 yılında telsiz haberleşmenin ilk şekli olan telsiz telgrafın keşfedilmesi ve bu tekniğin denizcilik ve diğer amaçlarla kullanımının başlaması ile ITU, 1903 yılında ilk radyo konferansını toplayarak radyotelgraf haberleşmeleri için oluşturulacak taslak kurallar üzerinde görüşmeye başladı. 1906 yılında Berlin'de gerçekleştirilen ilk uluslararası radyotelgraf konferansı bu konuda oluşturulan ilk düzenlemeleri içeren Radyotelgraf Konvansiyonunu onayladı. O zaman oluşturulan kurallar bu güne kadar çeşitli konferanslarla defalarca revize edilerek ve genişletilerek bu günkü Radyo Regülasyonlarının temelini teşkil etmiştir.
Daha sonraları ses yayıncılığı ve frekans bantlarının tahsisleri konularında daha birçok anlaşma imzalandı. 1927 yılında, Washington D.C'de yapılan bir konferans sırasında International Radio Consultative Committee (CCIR) kuruldu. Daha önce 1924 yılında International Telephone Consultative Committee (CCIF) ve 1925 yılında da International Telegraph Consultative Committee (CCIT) kurulmuş durumda idi. "Danışma Kurulu(istişare komitesi)" ünvanlı bu kurumlardan CCIT ve CCIR aslında hep telekomünikasyonun çeşitli alanlarındaki teknik çalışmalar ile test ve ölçümlerin koordinasyonundan, aynı zamanda uluslararası standartlarının oluşturulmasından sorumlu oldular.
1932 yılındaki Madrid Konferansında birlik 1865'de kurulmuş olan Uluslararası Telgraf Birliği, ile 1906'da kurulan Uluslararası Radyotelgraf Konvansiyonu'nun birleştirilerek Uluslararası Telekomünikasyon Konvansiyonu'nun oluşturulması ve isminin de artık International Telecommunication Union(ITU) olmasına karar verdi. 1934 yılının ocak ayında yürürlüğe giren yeni isim birliğin o tarihten sonra artık üstleneceği sorumlulukların kapsamına da tam uygundu. Çünkü birlik artık telli ve telsiz tüm haberleşme çeşitlerinden sorumluydu.
ITU, 15 Ekim 1947'de o sıralar yeni oluşturulmuş olan Birleşmiş Milletler ile yapılan bir anlaşma sonucu Birleşmiş Milletler'in özel ihtisas kurumlarından birisi haline geldi. Bu nedenle ITU'nun merkezi de 1948 yılında Bern'den Cenova'ya taşındı. Aynı zamanda, gittikçe daha karmaşık bir hal alan radyo frekans spektrumunun idaresi konusu da International Frequency Registration Board (IFRB = Uluslararası Frekans Kayıt Kurulu ) isimli bir kurul oluşturularak ona verildi. Kurul 1912 yılında yürürlüğe giren ve artık uluslararası olarak zorunlu ilan edilen Frekans Tahsisleri tablosunun koordinasyonundan sorumlu olarak göreve başladı.
1927 yılında kurulmuş olan International Radio Consultative Committee (CCIR) uzay haberleşme sistemlerinin ortaya çıkmaya başlamasıyla birlikte 1959 yılında uzay haberleşmelerini konu alacak bir çalışma grubu kurdu. Ayrıca 1963 yılında Geneva'da çeşitli uzay hizmetleri için frekans tahsisleri yapmak üzere bir "uzay haberleşmeleri olağanüstü idare konferansı" toplandı. Ardından yapılan çeşitli konferanslarda da çeşitli diğer frekans tahsisleri gerçekleştirilerek uydular tarafından işgal edilecek yörünge dilimleri ve kullanacakları radyo frekans spektrumuna ilişkin kurallar belirlendi. 1992 yılında ise jeostasyoner olmayan uydular kullanılarak gerçekleştirilen ve Global Mobile Personal Communications by Satellite (GMPCS) adı verilen yeni tür uzay yayınlarıı için ilk tahsisler yapıldı. Aynı yıl, bir sonraki nesil digital cep telefonları için ITU tarafından geliştirilen bir global standart olan IMT-2000 için spektrum belirlendi. Yirmibirinci yüzyılın başlarında ticari kullanıma girmek üzere geliştirilen IMT-2000 sayesinde halen dünya çapında kullanımda olan birbiriyle uyumsuz mobil sistemlerin yerine ses, veri ve internet gibi online sistemlere yüksek hızlı bağlantı imkanı sağlayan mobil bir sistemin teknik temelleri atılmış olmaktadır.
Uydularla ilgili en ortak sorun ticari haberleşme uydularının genellikle park ettikleri jeostasyoner yörüngede bir park yeri dilimi edinmekle ilgilidir.
Belirli bir yörünge dilimini kullanma hakkının edinilmesi hem ulusal hem de uluslararası yasaların kompleks bir etkileşimi sonucu belirlenmektedir. ITU çeşitli ülkelerin yörünge dilimlerini kullanma haklarının koordinasyonu için karmaşık bir dizi kurallar oluşturmuştur. Çoğu uydu yayınları bakımından yörünge dilimleri herhangi ülkeye "önce gelen alır" prensibiyle verilebilmektedir. Tek gereken şey bir hükümetin gelip ITU'ya resmen başvurarak belirlenen özelliklerde bir uyduyu o yörüngeye yerleştirmek niyetini deklare etmesidir(eğer söz konusu yörünge dilimi için daha önce benzer tarzda bir başka başvuru yapılmamışsa yörünge dilimi tamamiyle onun olur).
Ancak, bir yörünge diliminde öncelik sahibi olmak bir ülkeye o dilime münhasıran(kendi başına) sahip olma hakkını vermez. Verilen hak herhangi dilime yerleştirilen başka bir uydunun o dilimde öncelik sahibi olan uydu ile enterferansa neden olmayacak şekilde çalıştırılması zorunluluğunu güvence altına almaktan ibarettir. Çoğu zaman belirli bir yörünge dilimini önceden kendisine tahsis ettirmiş olan bir ülke oraya gerçekten bir uydu yerleştirmeyi başaramadığından, o dilim için sırada ikinci hatta üçüncü veya dördüncü durumda olmak bile bir uyduyu yayına sokabilmek için yeterli hakkı vermektedir. ITU başvuruları uluslararası öncelik kayıtlarını tutmaktadır, ancak öte yandan, uyduların işletilmesi için ulusal hükümetlerin izinleri söz konusudur.
Bugün, ilk şekliyle kuruluşundan bu yana 135 yıldan fazla geçmiş olan ITU'nun halen üçte ikisi gelişmekte olan ülkelerden oluşan 185 kadar üyesi bulunmaktadır. ITU'nun kuruluşuna yolaçan nedenler bugün de halen geçerlidir, ve teşkilatın temel hedefleri hala esas olarak aynıdır. Uzay haberleşmeleri konusundaki ana kurum ITU durumunda olmakla beraber, bazı uzay politikaları konusunda Birleşmiş Miletlere bağlı bazı diğer kurumların da rolleri bulunmaktadır.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
Genel Kurul, kararları yoluyla haberleşme uydularının uzayı kulllanımındaki genel prensipleri formüle etmektedir. 3 Kasım 1947'de yani daha Sputnik bile atılmadan çok önceleri Birleşmiş Milletler genel kurulu, propaganda amaçlı veya herhangi bir şekilde uzayı tehdit edecek, ve barışı bozacak, veya bozulmasını teşvik edecek herhangi saldırganlığı mahkum eden 110 (II) no'lu kararını yayınlamıştı. Bu karar 1967 tarihli "Dış Uzay Anlaşması"ile dış uzayı da kapsayacak hale getirildi.
20 aralık 1961'de Genel Kurul, ITU ve WMO(dünya denizcilik birliği) tarafından telekomünikasyon ve meteoroloji gibi barışçıl amaçlar için uyduların kullanılması imkanlarının araştırılmasını öngören 1721 (XVI) numaralı kararını yayınladı. Karar uzayın askeri amaçlarla kullanımı riskini azaltmayı amaçlamaktaydı ve Sputnik uydusunun atıldığı ekim 1957'den, Amerikan Explorer 1 uydusunun atıldığı ocak 1958'den ve meteoroloji uydusu Tiros 1'in atıldığı nisan 1960'dan beri barışçıl amaçlarla uzayın imtiyaz gözetmeden meteoroloji gibi barışçıl amaçlarla kullanımında ısrar etmekteydi.
1963 yılında BM genel kurulu Intelsat'ın kuruluşuna bir karşılık olarak yayınladığı 1962 numaralı kararda herhangi bir ülkenin resmi veya özel kuruluşlarının uzayda yapacakları milli faaliyetlerden o ülkenin uluslararası düzeyde sorumlu olacağı karara bağlandı.
Yakın bir süre önce Kasım 1999'da BM genel kurulu üye ülkelerin dış uzayda silahlanma yarışına girmelerini engelleyecek bir karar çıkardı. Karar hükümetleri uzaydaki silahlanma yarışını engellemek üzere aktif olarak katkıda bulunmaya, ve bu hedefin aksine yolaçacak davranışlardan da kaçınmaya çağırmaktadır. Karara ABD ve Israil oy vermekten kaçındılar. Oy vermekten kaçınan diğer birkaç düzine ülkenin hiçbiri gerçekte pek uzay faaliyetleri de olmayan ülkeler idi.
1959 yılında 1472 (XIV) numaralı karara dayalı olarak Genel Kurul, Dış Uzayın Barışçı Amaçlarla Kullanımı Komitesi (COPUOS) adında ve bugün 64 ülkenin üye olduğu bir daimi komite oluşturdu. COPUOS 'a verilen görevler, dış uzayın barışçı amaçlarla kullanımında sağlanabilecek uluslararası yardımlaşmanın kapsamını belirlemek ve Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülebilecek programlar geliştirmek, dış uzay konularında sürekli araştırma ve bilgi paylaşımını cesaretlendirmek ve uzay araştırmalarının ortaya çıkarabileceği hukuki problemleri incelemek olarak özetlenebilir.
UZAYA İLİŞKİN ANLAŞMALAR
Kuruluşundan bu yana COUPOS uzay araştırmalarının çeşitli yönlerini biraraya getiren beş önemli uluslararası yasa enstrumanını yürürlüğe koydu. -- Dış Uzay Muahedesi, Kurtarma Anlaşması, Sorumluluk Sözleşmesi, Kayıt sözleşmesi, ve.. Ay Mukavelesi -- Ülkelerin uzay faaliyetleri bu sözleşmelerin çerçevesinde yürütülür. Tüm bunlar uzay araştırmaları konusunda ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları ele almakta kaydadeğer ve başarılı bir çerçeve ortaya koymakla beraber, anlaşmaların tüm maddelerine tam bir riayet sağlandığı da pek söylenemez.
Bu anlaşmaların amaçları şöyledir:
Ø1967 tarihli Dış Uzay Muahedesi, Egemenlik eşitliği prensibine dayalıdır ve dış uzaydan yararlanma hakkı tüm insanlığın yararına olmalıdır. Muahedeye göre hiçbir ülkenin bir resmi veya özel girişimi bir uzay istasyonuna, dünyanın etrafındaki bir yörüngeye, aya veya herhangi bir gök varlığı üzerine nükleer veya bir başka çeşit bir kitle imha silahı yerleştiremez. Ay ve diğer gök cisimlerinin kullanımı sadece barışçı amaçlarla sınırlıdır, ve bilhassa askeri üs, tesis, istihkam kurulamaz, herhangi tür silah denemeleri ve askeri tatbikatlar için kullanılamazlar. Bu muahede 1967 yılının 27 ocak tarihinde Washington, Moskova ve Londra merkezlerinde imzaya açıldı. İlginçtir ki bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinden hemen sonra ABD ve (o zamanki) Sovyetler Birliği işbirliğine başladılar ve o tarihten itibaren uzay konusunda birlikte tasarlanan ve heriki ülkenin elemanlarınca yürütülen birçok çeşitli müşterek girişimlerde bulundular.
ØUzay Döküntüleri Anlaşması Yeni uzay çöpleri yaratılmasının önlenmesine ilişkindir. Uzay faaliyetleri yoğun olan ülkelerin çoğu roketlerin üst kademelerinin yörüngede kalma sürelerini kısaltacak, ve orada patlama olaslığını azaltacak önlemleri gönüllü olarak almışlardır. Anlaşmanın amacı uzay faaliyetlerinin geleceğini olumsuz etkileyecek olan yörüngede dolaşan artıkları azaltacak çalışmaların koordinasyonudur.
ØUluslararası yardımlaşmanın teşviki. Birleşmiş Miletler genel kurulunun 51/122 sayılı kararına göre üye ülkeler uzayın tüm ülkelerin yararına kullanılmasında anlaşmışlardır. Uzay teknolojisindeki çok hızlı gelişme sonucu bu konuda faaliyeti olan tüm ülkeler ortak amaçlar belirlemenin, bilgileri bir havuzda toplamanın ve birlikte çalışmanın mevcut kaynakların optimum kullanımını sağlayabilmekteki önemini tamamen kavramışlardır.
ØNükleer güç kaynakları. Birleşmiş milletler genel kurulu Aralık 1992'de dış uzayda nükleer güç kullanımının esaslarını belirledi. Bu prensipler uzayın derinliklerindeki uydu görevleri için nükleer güç kaynaklarının güvenli olarak kullanımında bir rehber teşkil etmektedir. 1998 yılında Bilimsel ve Teknik alt komite söz konusu çalışma grubu için dört yıllık bir plan ve çalışma programı belirledi. Çalışmalar uzayda nükleer enerji kullanımını güvenli hale getirecek yöntem ve standartları belirlemeyi amaçlıyor.
ØUlaştırma, Telekom. Endüstri toplumları ile yeni ortaya çıkmakta olan ekonomiler arasındaki enformasyon uçurumunu kapatmakta etkili haberleşme sistemlerinin hayati derecede önemi var. . Gelişmekte olan ülkelerin dünyanın geri kalan kısmı ile teması sağlayabilmek ve yerel altyapıyı inşa edebilmek, bilgiye ulaşabilmek için yayın ve telefon sinyallerine ihtiyacı var. Haberleşme uydularının kullanımı birçok zaman örneğin fiber-optik hatların döşenmesinden daha ucuz ve daha basit olabilmektedir. Ancak bunun için belirli eylem programlarının üstlenilmesi, örneğin özel sektörün bu alanda yatırım yapmasını teşvik edecek hukuki çerçevelerin oluşturulması gerekiyor. Dahası, gelişmekte olan ülkelerin haberleşme gereklerini belirlemekte uzman desteğine ve yerel bilgi ve uzmanlıkların oluşturulması için gerekli eğitim programlarının sağlanmasına ihtiyaç var.
Uzayla ilgili diğer bazı kayda değer sözleşmeler şunlar:
Ø Uluslararası Haberleşme Uyduları Teşkilatı (INTELSAT)'ın kurulması anlaşması (20 Ağustos 1971).
Ø Uzaya gönderilen cisimlerin yarattığı zararlardan uluslararası sorumluluk anlaşması (1972)
Ø Uzaya fırlatılan cisimlerin bildirilmesi ve kayıt altına alınması sözleşmesi (1975)
Ø Uluslararası denizcilik uyduları teşkilatı (INMARSAT)'ın kurulması anlaşması(1979)
Jeostasyoner yörüngeye erişim
Sputnik'in fırlatılmasından kısa bir süre sonra ITU'nun radyo nizamnamelerini ele almak ve yenilemek üzere toplanmış olan 1959 Yönetsel Radyo Konferansı(ARC) sırasında ilk defa ITU tarafından uydu haberleşmeleri konusuna da ilgi gösterilmişti. Bu toplantı sırasında ITU tarafından uydu yayınlarının nasıl gelişeceğini öngörmek için henüz daha çok erken olduğu, bu nedenle sadece frekans tablosuyla sınırlı kalınması ve uzay araştırmaları amacıyla yeni frekansların tahsis edilmesinden öteye geçilmemesine karar verildi. ITU ayrıca uzay radyo haberleşmelerinin çeşitli kategorileri için gerek duyulabilecek frekans bantlarının tahsisi konusunun ele alınması için özel bir konferans düzenlenmesini de tavsiye kararı olarak yayınlamıştı.
1965 yılında ITU Olağanüstü Yönetsel Radyo Konferansını(EARC) özellikle uzay haberleşme yayınlarının gereklerini belirlemek amacıyla topladı. Konferans birliğin tüm ortakları ve üyelerinin uzay haberleşmelerine tahsis edilecek bantların rasyonel ve eşitlikçi kullanımında yararları ve hakları olduğuna karar verdi. "Uzay haberleşmelerinin frekans spektrumundan yararlanma bundan böyle tüm ülkelerin ortak yararlarını gözeterek adil ve eşitlikçi paylaşımını sağlayacak esaslara göre varılacak uluslararası anlaşmalara tabi olarak yürütülecektir."
ITU (International Telecommunications Union)'un evveliyatı 17 mayıs 1865 yılında kurulan Uluslararası Telgraf Birliğine dayanır. Aralarında Osmanlı imparatorluğu da bulunan 20 kurucu ülke uluslararası telgraf konvansiyonunu o zaman imzaladılar. O sıralar birçok ülkede birden telgraf şebekelerinin hızla yaygınlaşmaya başlaması üzerine 20 avrupa devletinin uluslararası bağlantılar yönünden biraraya gelerek bir taslak çerçeve anlaşmasını imzalamaları gerekmişti. Yani bugünkü ITU 'nun ilk halini teşkil eden bu birlik en başta uluslararası bağlantıları gerçekleştirecek cihazların ve kullanım şekillerinin tüm ülkeler için geçerli olacak şekilde standartlaştırılması, uluslararası fiyat tarifeleri ve hesaplama kurallarının oluşturulması amacıyla kurulmuştu.
Samuel Morse’un telgrafından sonra 1876 yılında telefonun patenti alındı ve telefon yaygınlaşmaya başladı. Bu defa uluslararası telgraf birliği telefon için uluslararası kurallar oluşturdu. Nihayet 1896 yılında telsiz haberleşmenin ilk şekli olan telsiz telgrafın keşfedilmesi ve bu tekniğin denizcilik ve diğer amaçlarla kullanımının başlaması ile ITU, 1903 yılında ilk radyo konferansını toplayarak radyotelgraf haberleşmeleri için oluşturulacak taslak kurallar üzerinde görüşmeye başladı. 1906 yılında Berlin'de gerçekleştirilen ilk uluslararası radyotelgraf konferansı bu konuda oluşturulan ilk düzenlemeleri içeren Radyotelgraf Konvansiyonunu onayladı. O zaman oluşturulan kurallar bu güne kadar çeşitli konferanslarla defalarca revize edilerek ve genişletilerek bu günkü Radyo Regülasyonlarının temelini teşkil etmiştir.
Daha sonraları ses yayıncılığı ve frekans bantlarının tahsisleri konularında daha birçok anlaşma imzalandı. 1927 yılında, Washington D.C'de yapılan bir konferans sırasında International Radio Consultative Committee (CCIR) kuruldu. Daha önce 1924 yılında International Telephone Consultative Committee (CCIF) ve 1925 yılında da International Telegraph Consultative Committee (CCIT) kurulmuş durumda idi. "Danışma Kurulu(istişare komitesi)" ünvanlı bu kurumlardan CCIT ve CCIR aslında hep telekomünikasyonun çeşitli alanlarındaki teknik çalışmalar ile test ve ölçümlerin koordinasyonundan, aynı zamanda uluslararası standartlarının oluşturulmasından sorumlu oldular.
1932 yılındaki Madrid Konferansında birlik 1865'de kurulmuş olan Uluslararası Telgraf Birliği, ile 1906'da kurulan Uluslararası Radyotelgraf Konvansiyonu'nun birleştirilerek Uluslararası Telekomünikasyon Konvansiyonu'nun oluşturulması ve isminin de artık International Telecommunication Union(ITU) olmasına karar verdi. 1934 yılının ocak ayında yürürlüğe giren yeni isim birliğin o tarihten sonra artık üstleneceği sorumlulukların kapsamına da tam uygundu. Çünkü birlik artık telli ve telsiz tüm haberleşme çeşitlerinden sorumluydu.
ITU, 15 Ekim 1947'de o sıralar yeni oluşturulmuş olan Birleşmiş Milletler ile yapılan bir anlaşma sonucu Birleşmiş Milletler'in özel ihtisas kurumlarından birisi haline geldi. Bu nedenle ITU'nun merkezi de 1948 yılında Bern'den Cenova'ya taşındı. Aynı zamanda, gittikçe daha karmaşık bir hal alan radyo frekans spektrumunun idaresi konusu da International Frequency Registration Board (IFRB = Uluslararası Frekans Kayıt Kurulu ) isimli bir kurul oluşturularak ona verildi. Kurul 1912 yılında yürürlüğe giren ve artık uluslararası olarak zorunlu ilan edilen Frekans Tahsisleri tablosunun koordinasyonundan sorumlu olarak göreve başladı.
1927 yılında kurulmuş olan International Radio Consultative Committee (CCIR) uzay haberleşme sistemlerinin ortaya çıkmaya başlamasıyla birlikte 1959 yılında uzay haberleşmelerini konu alacak bir çalışma grubu kurdu. Ayrıca 1963 yılında Geneva'da çeşitli uzay hizmetleri için frekans tahsisleri yapmak üzere bir "uzay haberleşmeleri olağanüstü idare konferansı" toplandı. Ardından yapılan çeşitli konferanslarda da çeşitli diğer frekans tahsisleri gerçekleştirilerek uydular tarafından işgal edilecek yörünge dilimleri ve kullanacakları radyo frekans spektrumuna ilişkin kurallar belirlendi. 1992 yılında ise jeostasyoner olmayan uydular kullanılarak gerçekleştirilen ve Global Mobile Personal Communications by Satellite (GMPCS) adı verilen yeni tür uzay yayınlarıı için ilk tahsisler yapıldı. Aynı yıl, bir sonraki nesil digital cep telefonları için ITU tarafından geliştirilen bir global standart olan IMT-2000 için spektrum belirlendi. Yirmibirinci yüzyılın başlarında ticari kullanıma girmek üzere geliştirilen IMT-2000 sayesinde halen dünya çapında kullanımda olan birbiriyle uyumsuz mobil sistemlerin yerine ses, veri ve internet gibi online sistemlere yüksek hızlı bağlantı imkanı sağlayan mobil bir sistemin teknik temelleri atılmış olmaktadır.
Uydularla ilgili en ortak sorun ticari haberleşme uydularının genellikle park ettikleri jeostasyoner yörüngede bir park yeri dilimi edinmekle ilgilidir.
Belirli bir yörünge dilimini kullanma hakkının edinilmesi hem ulusal hem de uluslararası yasaların kompleks bir etkileşimi sonucu belirlenmektedir. ITU çeşitli ülkelerin yörünge dilimlerini kullanma haklarının koordinasyonu için karmaşık bir dizi kurallar oluşturmuştur. Çoğu uydu yayınları bakımından yörünge dilimleri herhangi ülkeye "önce gelen alır" prensibiyle verilebilmektedir. Tek gereken şey bir hükümetin gelip ITU'ya resmen başvurarak belirlenen özelliklerde bir uyduyu o yörüngeye yerleştirmek niyetini deklare etmesidir(eğer söz konusu yörünge dilimi için daha önce benzer tarzda bir başka başvuru yapılmamışsa yörünge dilimi tamamiyle onun olur).
Ancak, bir yörünge diliminde öncelik sahibi olmak bir ülkeye o dilime münhasıran(kendi başına) sahip olma hakkını vermez. Verilen hak herhangi dilime yerleştirilen başka bir uydunun o dilimde öncelik sahibi olan uydu ile enterferansa neden olmayacak şekilde çalıştırılması zorunluluğunu güvence altına almaktan ibarettir. Çoğu zaman belirli bir yörünge dilimini önceden kendisine tahsis ettirmiş olan bir ülke oraya gerçekten bir uydu yerleştirmeyi başaramadığından, o dilim için sırada ikinci hatta üçüncü veya dördüncü durumda olmak bile bir uyduyu yayına sokabilmek için yeterli hakkı vermektedir. ITU başvuruları uluslararası öncelik kayıtlarını tutmaktadır, ancak öte yandan, uyduların işletilmesi için ulusal hükümetlerin izinleri söz konusudur.
Bugün, ilk şekliyle kuruluşundan bu yana 135 yıldan fazla geçmiş olan ITU'nun halen üçte ikisi gelişmekte olan ülkelerden oluşan 185 kadar üyesi bulunmaktadır. ITU'nun kuruluşuna yolaçan nedenler bugün de halen geçerlidir, ve teşkilatın temel hedefleri hala esas olarak aynıdır. Uzay haberleşmeleri konusundaki ana kurum ITU durumunda olmakla beraber, bazı uzay politikaları konusunda Birleşmiş Miletlere bağlı bazı diğer kurumların da rolleri bulunmaktadır.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
Genel Kurul, kararları yoluyla haberleşme uydularının uzayı kulllanımındaki genel prensipleri formüle etmektedir. 3 Kasım 1947'de yani daha Sputnik bile atılmadan çok önceleri Birleşmiş Milletler genel kurulu, propaganda amaçlı veya herhangi bir şekilde uzayı tehdit edecek, ve barışı bozacak, veya bozulmasını teşvik edecek herhangi saldırganlığı mahkum eden 110 (II) no'lu kararını yayınlamıştı. Bu karar 1967 tarihli "Dış Uzay Anlaşması"ile dış uzayı da kapsayacak hale getirildi.
20 aralık 1961'de Genel Kurul, ITU ve WMO(dünya denizcilik birliği) tarafından telekomünikasyon ve meteoroloji gibi barışçıl amaçlar için uyduların kullanılması imkanlarının araştırılmasını öngören 1721 (XVI) numaralı kararını yayınladı. Karar uzayın askeri amaçlarla kullanımı riskini azaltmayı amaçlamaktaydı ve Sputnik uydusunun atıldığı ekim 1957'den, Amerikan Explorer 1 uydusunun atıldığı ocak 1958'den ve meteoroloji uydusu Tiros 1'in atıldığı nisan 1960'dan beri barışçıl amaçlarla uzayın imtiyaz gözetmeden meteoroloji gibi barışçıl amaçlarla kullanımında ısrar etmekteydi.
1963 yılında BM genel kurulu Intelsat'ın kuruluşuna bir karşılık olarak yayınladığı 1962 numaralı kararda herhangi bir ülkenin resmi veya özel kuruluşlarının uzayda yapacakları milli faaliyetlerden o ülkenin uluslararası düzeyde sorumlu olacağı karara bağlandı.
Yakın bir süre önce Kasım 1999'da BM genel kurulu üye ülkelerin dış uzayda silahlanma yarışına girmelerini engelleyecek bir karar çıkardı. Karar hükümetleri uzaydaki silahlanma yarışını engellemek üzere aktif olarak katkıda bulunmaya, ve bu hedefin aksine yolaçacak davranışlardan da kaçınmaya çağırmaktadır. Karara ABD ve Israil oy vermekten kaçındılar. Oy vermekten kaçınan diğer birkaç düzine ülkenin hiçbiri gerçekte pek uzay faaliyetleri de olmayan ülkeler idi.
1959 yılında 1472 (XIV) numaralı karara dayalı olarak Genel Kurul, Dış Uzayın Barışçı Amaçlarla Kullanımı Komitesi (COPUOS) adında ve bugün 64 ülkenin üye olduğu bir daimi komite oluşturdu. COPUOS 'a verilen görevler, dış uzayın barışçı amaçlarla kullanımında sağlanabilecek uluslararası yardımlaşmanın kapsamını belirlemek ve Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülebilecek programlar geliştirmek, dış uzay konularında sürekli araştırma ve bilgi paylaşımını cesaretlendirmek ve uzay araştırmalarının ortaya çıkarabileceği hukuki problemleri incelemek olarak özetlenebilir.
UZAYA İLİŞKİN ANLAŞMALAR
Kuruluşundan bu yana COUPOS uzay araştırmalarının çeşitli yönlerini biraraya getiren beş önemli uluslararası yasa enstrumanını yürürlüğe koydu. -- Dış Uzay Muahedesi, Kurtarma Anlaşması, Sorumluluk Sözleşmesi, Kayıt sözleşmesi, ve.. Ay Mukavelesi -- Ülkelerin uzay faaliyetleri bu sözleşmelerin çerçevesinde yürütülür. Tüm bunlar uzay araştırmaları konusunda ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları ele almakta kaydadeğer ve başarılı bir çerçeve ortaya koymakla beraber, anlaşmaların tüm maddelerine tam bir riayet sağlandığı da pek söylenemez.
Bu anlaşmaların amaçları şöyledir:
Ø1967 tarihli Dış Uzay Muahedesi, Egemenlik eşitliği prensibine dayalıdır ve dış uzaydan yararlanma hakkı tüm insanlığın yararına olmalıdır. Muahedeye göre hiçbir ülkenin bir resmi veya özel girişimi bir uzay istasyonuna, dünyanın etrafındaki bir yörüngeye, aya veya herhangi bir gök varlığı üzerine nükleer veya bir başka çeşit bir kitle imha silahı yerleştiremez. Ay ve diğer gök cisimlerinin kullanımı sadece barışçı amaçlarla sınırlıdır, ve bilhassa askeri üs, tesis, istihkam kurulamaz, herhangi tür silah denemeleri ve askeri tatbikatlar için kullanılamazlar. Bu muahede 1967 yılının 27 ocak tarihinde Washington, Moskova ve Londra merkezlerinde imzaya açıldı. İlginçtir ki bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinden hemen sonra ABD ve (o zamanki) Sovyetler Birliği işbirliğine başladılar ve o tarihten itibaren uzay konusunda birlikte tasarlanan ve heriki ülkenin elemanlarınca yürütülen birçok çeşitli müşterek girişimlerde bulundular.
ØUzay Döküntüleri Anlaşması Yeni uzay çöpleri yaratılmasının önlenmesine ilişkindir. Uzay faaliyetleri yoğun olan ülkelerin çoğu roketlerin üst kademelerinin yörüngede kalma sürelerini kısaltacak, ve orada patlama olaslığını azaltacak önlemleri gönüllü olarak almışlardır. Anlaşmanın amacı uzay faaliyetlerinin geleceğini olumsuz etkileyecek olan yörüngede dolaşan artıkları azaltacak çalışmaların koordinasyonudur.
ØUluslararası yardımlaşmanın teşviki. Birleşmiş Miletler genel kurulunun 51/122 sayılı kararına göre üye ülkeler uzayın tüm ülkelerin yararına kullanılmasında anlaşmışlardır. Uzay teknolojisindeki çok hızlı gelişme sonucu bu konuda faaliyeti olan tüm ülkeler ortak amaçlar belirlemenin, bilgileri bir havuzda toplamanın ve birlikte çalışmanın mevcut kaynakların optimum kullanımını sağlayabilmekteki önemini tamamen kavramışlardır.
ØNükleer güç kaynakları. Birleşmiş milletler genel kurulu Aralık 1992'de dış uzayda nükleer güç kullanımının esaslarını belirledi. Bu prensipler uzayın derinliklerindeki uydu görevleri için nükleer güç kaynaklarının güvenli olarak kullanımında bir rehber teşkil etmektedir. 1998 yılında Bilimsel ve Teknik alt komite söz konusu çalışma grubu için dört yıllık bir plan ve çalışma programı belirledi. Çalışmalar uzayda nükleer enerji kullanımını güvenli hale getirecek yöntem ve standartları belirlemeyi amaçlıyor.
ØUlaştırma, Telekom. Endüstri toplumları ile yeni ortaya çıkmakta olan ekonomiler arasındaki enformasyon uçurumunu kapatmakta etkili haberleşme sistemlerinin hayati derecede önemi var. . Gelişmekte olan ülkelerin dünyanın geri kalan kısmı ile teması sağlayabilmek ve yerel altyapıyı inşa edebilmek, bilgiye ulaşabilmek için yayın ve telefon sinyallerine ihtiyacı var. Haberleşme uydularının kullanımı birçok zaman örneğin fiber-optik hatların döşenmesinden daha ucuz ve daha basit olabilmektedir. Ancak bunun için belirli eylem programlarının üstlenilmesi, örneğin özel sektörün bu alanda yatırım yapmasını teşvik edecek hukuki çerçevelerin oluşturulması gerekiyor. Dahası, gelişmekte olan ülkelerin haberleşme gereklerini belirlemekte uzman desteğine ve yerel bilgi ve uzmanlıkların oluşturulması için gerekli eğitim programlarının sağlanmasına ihtiyaç var.
Uzayla ilgili diğer bazı kayda değer sözleşmeler şunlar:
Ø Uluslararası Haberleşme Uyduları Teşkilatı (INTELSAT)'ın kurulması anlaşması (20 Ağustos 1971).
Ø Uzaya gönderilen cisimlerin yarattığı zararlardan uluslararası sorumluluk anlaşması (1972)
Ø Uzaya fırlatılan cisimlerin bildirilmesi ve kayıt altına alınması sözleşmesi (1975)
Ø Uluslararası denizcilik uyduları teşkilatı (INMARSAT)'ın kurulması anlaşması(1979)
Jeostasyoner yörüngeye erişim
Sputnik'in fırlatılmasından kısa bir süre sonra ITU'nun radyo nizamnamelerini ele almak ve yenilemek üzere toplanmış olan 1959 Yönetsel Radyo Konferansı(ARC) sırasında ilk defa ITU tarafından uydu haberleşmeleri konusuna da ilgi gösterilmişti. Bu toplantı sırasında ITU tarafından uydu yayınlarının nasıl gelişeceğini öngörmek için henüz daha çok erken olduğu, bu nedenle sadece frekans tablosuyla sınırlı kalınması ve uzay araştırmaları amacıyla yeni frekansların tahsis edilmesinden öteye geçilmemesine karar verildi. ITU ayrıca uzay radyo haberleşmelerinin çeşitli kategorileri için gerek duyulabilecek frekans bantlarının tahsisi konusunun ele alınması için özel bir konferans düzenlenmesini de tavsiye kararı olarak yayınlamıştı.
1965 yılında ITU Olağanüstü Yönetsel Radyo Konferansını(EARC) özellikle uzay haberleşme yayınlarının gereklerini belirlemek amacıyla topladı. Konferans birliğin tüm ortakları ve üyelerinin uzay haberleşmelerine tahsis edilecek bantların rasyonel ve eşitlikçi kullanımında yararları ve hakları olduğuna karar verdi. "Uzay haberleşmelerinin frekans spektrumundan yararlanma bundan böyle tüm ülkelerin ortak yararlarını gözeterek adil ve eşitlikçi paylaşımını sağlayacak esaslara göre varılacak uluslararası anlaşmalara tabi olarak yürütülecektir."
DOĞRUDAN EVE (DTH) UYDU YAYINCILIĞININ KISA TARİHİ ve UYDU ALANINDA İLKLER
1945 - Bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke jeosenkron yörüngeye (ekvatorun 36 km yukarısına) konulacak üç uydu ile bir global haberleşme sistemi kurulması olanaklarının ana hatlarını açıkladığı makalesini yazar. Makaleye gore bu üç uydu birbirinden eşit uzaklıkta olacaktır.
1950'ler
Ekim 4, 1957: - İlk uydu -Rus uydusu: Sputnik 01
Kasım 3, 1957: - Uzaya çıkan ilk canlı: Sputnik 02
Şubat 1, 1958: - İlk Amerikan uydusu: Explorer 01
Aralık 18, 1958: - İlk telekomünikasyon uydusu: (Sadece bir teyp kaydını yayınladı): Score
Ekim 13, 1959: - İlk meteoroloji uydusu: Explorer 07
1960'lar
Mayıs 13, 1960: - NASA'nın yörüngeye yerleşemeyen uydusu: Echo A-10
Ağustos 12, 1960: - İlk başarılı pasif uydu: Echo 1
Ekim 4, 1960: - İlk başarılı aktif uydu: Courier 1B
Kasım 3, 1960: - İlk NASA uydusu: Explorer 08
Nisan 12, 1961: - Uzayda ilk insan
Ekim 21, 1961: - Anten sorunu: Midas 4
Aralık 12, 1961: - OSCAR I - Thor Agena B fırlatıcısıyla Kaliforniyadaki Vandenberg Hava üssünden fırlatılan ilk amatör uydu.
Şubat 24, 1962: - Uydu ile ilk telefon haberleşmesi ve TV yayını: Echo 1
Nisan 26, 1962: - İlk İngiliz uydusu: Ariel 1
Temmuz 10, 1962: - İlk telekom uydusu, İlk gerçek zamanlı aktif uydu, AT&T: Telstar 1 - Telstar 1 uydusu yardımıyla Fransadan ABD'ye ilk TV yayını aktarılır. Kongre Haberleşme Uyduları kanununu onaylar ve COMSAT teşkil edilir.
Eylül 29, 1962: - İlk Kanada uydusu: Alouette 1
Haziran 16, 1963: - Uzayda ilk kadın
Aralık 13, 1962: - RCA, Gerçek zamanlı aktif uydu: Relay 1
Şubat 14, 1963: - Electronik arızası, NASA: Syncom 1
Mayıs 7, 1963: - Gerçek zamanlı aktif uydu: Telstar 2
Mayıs 9, 1963: - Başarılı dipoller: West Ford
Temmuz 26, 1963: - Sabit yörüngeye başarıyla yerleştirilen ilk uydu: Syncom 2
Ocak 21, 1964: - Gerçek zamanlı aktif uydu: Relay 2
Ocak 25, 1964: - Sovyetlerle ABD'nin giriştiği ilk müşterek proje, pasif son uydu: Echo 2
Ağustos 19, 1964: - Jeostasyoner ilk, sabit yörüngeli ikinci uydu: Syncom 3
Aralık 15, 1964: - İlk Italyan uydusu: San Marco 1
Şubat 11, 1965: - Gerçek zamanlı aktif uydu: Relay 2
Mart 9, 1965: - Gerçek zamanlı amatör uydusu ilk defa aktif: Oscar 3
Nisan 6, 1965: - Intelsat 1, İlk ticari haberleşme uydusu (comsat): Early Bird. Bu uydu 240 telefon bağlantısı veya siyah beyaz bir televizyon kanalı sağlamaktadır.
Nisan 23, 1965: - İlk Sovyet (USSR) gerçek zamanlı aktif uydusu: Sputnik şebekesinin ilk uydusu Molniya 1A
Mayıs 6, 1965: - Gerçek zamanlı aktif: Les 2
Ekim 14, 1965: - Sovyetlerin(USSR) gerçek zamanlı ikinci aktif uydusu: Molniya 1B
Kasım 26, 1965: - İlk Fransız uydusu: AST
Aralık 21, 1965: - Yüksek yörüngedeki ilk Hamsat: Oscar 4
Kasım 5, 1967: - İlk jeostasyoner meteoroloji: ATS 3
Kasım 29, 1967: - İlk Avustralya uydusu: Wresat
Mayıs 17, 1968: - İlk Avrupa uydusu: ESRO 2B
Temmuz 21, 1969: - İlk defa insan Aya ayak bastı. 4 televizyon kanalı taşıyan Intelsat 3 fırlatıldı.
Kasım 8, 1969: - İlk Alman uydusu: Azur
1970'ler
Şubat 11, 1970: - İlk Japon uydusu: Ohsumi
Mart 10, 1970: - Guyana'daki Kourou dan ilk fırlatma: Mika
Nisan 24, 1970: - İlk Çin uydusu: Dong Fang Hong 01
Ekim 28, 1971: - İlk İngiltereden fırlatılan uydu: Prospero
1972 - ABD hükümetinin "Açık Gökyüzü" politikasını benimsemesi sonucu özel sektör uydu yatırımlarına başlar.
Kanada'nın Anik A1 uydusu fırlatılır, Bu uydu 6000 telefon bağlantısı veya 12 renkli televizyon kanalı sağlamaktadır.
1973 - Kanada kuzey amerikada bulunan ilk sabit uydu Anik1' i çalıştırmaya başlar.
Mayıs 30, 1974: - İlk doğrudan yayın yapan uydu: ATS 6
1974 - Western Union ilk sabit amerikan uydusu Westar 1'i atar. Onu hemen Westar II izleyecektir.
Sovyetler Birliği'nin üçüncü kuşak Molniya uyduları sayesinde renkli televizyon yayınlarının nakli gerçekleştirildi.
Ağustos 30, 1974: - İlk Hollanda uydusu: ANS
Kasım 15, 1974: - İlk İspanyol uydusu: Intasat
Aralık 19, 1974: - İlk 3-eksen stabilizasyonlu uydu: Symphonie 1
1975 - HBO Satcom1 üzerindeki ilk uydu yayın sistemine başlar. Yayın kablo şirketlerine aktarılır.
Mayıs 19, 1975: - İlk Hindistan uydusu: Aryabhata
Temmuz 8, 1976: - İlk Endonezya uydusu: Palapa A1
1976
Taylor Howard kendi ev yapımı çanağıyla C-bandı uydu yayınlarını izleyen ilk kişi olur.
Federal Haberleşme Komisyonu terminallerde belirli minimum performans düzeylerini tutturmaları kaydıyla 4,5m çanakların da kullanılabilmesini onaylar. (daha önceki standart 9m idi)
HBO uydu yardımıyla "Thrilla from Manila" ağır sıklet boks maçını yayınlar. Ted Turner Amerikanın ilk super istasyonunu kurmak için kolları sıvar.
Christian Broadcasting Network (Daha sonra The Family Channel oldu) ilk uydudan aktarılan temel yayın hizmetini başlatır.
Endonezya'nın ilk telekomünikasyon uydusu Palapa Sistemi. Kuzey Amerika'da ABD ile Kanada arasında çeşitli deneyleri sürdürmek için kullanılan telekomünikasyon uydusu Hermes fırlatıldı.
1977 - Fransa ile Almanya televizyonu uydu aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaştırabilmek amacıyla anlaşırlar. World Administrative Radio Conference (WARC) her ülke için ayrı ayrı belirlenen uydu noktalarını ve frekanslarını açıklar.
Ekim 24, 1978: - İlk Çekoslovak uydusu: Magion 1
1978 - Taylor Howard "Düşük maliyetli bir uydu tv sistemi" isimli el kitabını yayınlar. Doğrudan eve (DTH) uydu yayıncılığı tüm dünyadaki amatör radyocuların da devreye girmesiyle hız kazanır.
Hindistan: Bir amerikan uydusu olan AIS-6'nın bütün hindistan'ı yayın alanı içine alması sağlanır. Japonya'nın BSE (Broadcasting Satellite for Experimental Purpose) deney uydusu fırlatılır.
1979 - FCC uluslararası haberleşme amaçlarıyla kullanılacak olanlar dışındaki çanak kullanım izinlerini isteğe bağlı hale getirir.
- Neiman Marcus "his-and-hers" Noel kataloğunun kapağına Scientific Atlanta yapımı ev uydu TV cihazlarını da koyar. Iki çanaklı sistemin fiyatı $36.000
- Satellite Television Corp. ilk defa BSS bandında bir DBS sistemi kurmak ve işletmek için FCC ye başvurur. Daha sonraki yedi ayda 13 DBS başvurusu daha olur.
- Stanley S. Hubbard ilk DBS lisansını alır ve daha sonra U.S. Satellite Broadcasting'I başlatır.
1980'ler
Temmuz 18, 1980: - İlk Hindistandan fırlatılan uydu: Rohini 1B
1980 - National Microtech fiyatı $10.000 altındaki ilk ev uydu sistemini piyasaya sürer. ,
Ağustos 7, 1981: - İlk Bulgaristan uydusu: Intercosmos Bulgaria 1300
1983 - Hughes Communications tarafından kablo TV dağıtımına tahsis edilen ilk uydu Galaxy I fırlatılır. Avrupa'nın ECS1(European Communicaton Satellite) uydusu fırlatılır. Bu uydu Eurovision için iki renkli tv programı ve 12000 eşzamanlı telefon bağlantısı sağlamaktadır.
1984 - Türkiye'de uluslararası yayın bağlantıları uydu aracılığıyla yapılmaya başlandı. ABD'de - Başkan Reagan kablo haberleşmeleri yasasını imzalar. Yasa Md .705 de şifresiz uydu televizyon yayınlarının özel amaçlarla alınmasını serbest bırakmaktadır.
Nisan 6, 1984: - Mekik gönderilerek uzayda tamir edilen İlk uydu: SMM
Kasım16, 1984: -Uzaydan geri getirilen ilk uydu: STS 19
Şubat 8, 1985: - İlk Brezilya uydusu: Brazilsat A1
Haziran 17, 1985: - İlk Meksika uydusu: Morelos 1
1985 - HBO şifreli Cinemax ve HBO yayınlarının ev uydu tv izleyicilerine yerel kablo şirketleri kanalıyla pazarlanması girişimini başlatır. Şifreli tv yayınlarının adil ve makul ücretlerle yapılmasını güvence altına alma konusunda yasa önerisi hazırlanır.
- C-Bandı sistem sevkiyatları endüstrinin rekoru olan 735.000 rakamını bulur.
- Orta Doğu: Arabsat şebekesi kuruldu. Avrupa'da Télécom 1 fırlatıldı.
Şubat 22, 1986: - İlk İsveç uydusu: Viking
1986 - HBO film yayınlarını tamgün şifreleyen ilk kanal olur. Endüstri, basındaki olumsuz yayınlar ve kablocuların çanak karşıtı kampanyasından olumsuz etkilenir. Çanak sevkiyatları 235.000 adede düşer ve perakende uyducuların %50 si işini tasfiye eder.
- PrimeTime 24 ve Netlink uzak şebekeleri pazarlamaya başlar.
- SPACE ve DBSA uyducular birlikleri birleşerek SBCA yı teşkil ederler.
- Türkiye'de TV yayınlarının stüdyo'dan vericilere uydu aracılığıyla nakline başlandı. Japonya'nın BS-2 uydusu fırlatıldı.
1987 - Şebeke yayınlarının paketlenmesi, tüketici erişimi ve çanak sahibinin hakları gibi çeşitli konularda yasalar yapılır.
- Türkiye'de ilk uydu yayınlar izlenmeye başlanır. Bu yayınların izlenmesi için gerekli teçhizatın ithali, imali ve sistem kurulması TGM(Telsiz Genel Müdürlüğü) onayına bağlanır. TGM kurulan her alıcı için izlenen kanal sayısına göre yıllık ruhsat harcı almaktadır.
- Almanya: TV-SAT 1 fırlatılır. Ancak bu uydu, güneş panelleri çalışmadığı için yayın yapamaz.
Eylül 19, 1988: - İlk İsrail uydusu: Offek 1
Aralık 11, 1988: - İlk Lüxemburg uydusu: Astra 1A
1988 - ABD de Korsancılık alır yürür. General Instrument VideoCipher II Plus projesini açıklar. SBCA(uyducular konfederasyonu) sinyal hırsızlığıyla mücadele etmek üzere Anti-Korsan Görev Gücü'nü kurar.
- Başkan Reagan "evden uydu yayını izleme" yasasını onaylar. Bu yasaya göre TV yayınlarının telif hakkı vardır ve uydu sinyal hırsızlığının cezaları arttırılmıştır.
- Türkiyede polyester çanak üreticilerinin sayısı artmıştır. En küçük 2m çapındaki prime-focus (parabol) çanaklarla Alman Tele-5, 3-Sat, RTL gibi 5 kanal izlenebilmektedir.
- Japonya Tokyo Olimpiyat oyunlarının televizyondan ve doğrudan yayın uydusu yardımıyla izlenilmesini sağlar. Avrupa'nın ilk özel uydusu "Astra" fırlatılır.
1989 - ABD de korsanlık salgın halini alır. Telif hakkı sahipleri bu durumda ürünlerini pazardan çekmekle tehdit ederler.
- Türksat uyduları proje safhasındadır. Türkiyede ilk özel radyolar ve özel televizyon için çalışmalar başlar.
1990'lar
Ocak 22, 1990: - İlk Arjantin uydusu: Lusat
Temmuz 16, 1990: - İlk Pakistan uydusu: Badr A
1990 - Hughes Communications, NBC, News Corp. ve Cablevision Systems güçlü bir DBS yayını olan Sky Cable projesini açıkladılar. Ortaklıkta problemler çıktı, iş sonunda Hughes in elinde kaldı projenin ismi de Direc TV oldu.
- General Instrument ın VCII VideoCipher uydu dekoder cihazı poblemleri nedeniyle VCII-Plus şekline dönüştü.
- Büyük zararlar yaşıyan iki rakip BSB ve News Corp ingiliz Sky Broadcasting i oluşturacak Sky Tv birleşmesini desteklediler. BsB ingiltere'de o yıl faaliyete girdi.
1991 - PrimeStar sınırlı sayıda analog yayın sunan ilk orta güçlü Ku bandı yayınına başladı.
Daha sonra U.S. Satellite Broadcasting adını alacak olan, Hubbard Broadcasting, Hughes Communications firmasının ilk DBS uydusunun beş transponderini satın aldı.
Ağustos 10, 1992: - İlk Güney Kore uydusu: Kitsat A
1992 - Kongre Başkan Bush 'un Kablo yayın yasası vetosunu reddedip uydudan aktarılan kablo yayıncılığına alternatif DBS işleticileri gibi multikanal video servis sağlayıcılarını yasallaştırır.
- General Instrument ilk olarak uydudan digital HDTV yayını yapar.
- ABD de Milli Kırsal Haberleşme Kooperatifi Hughes ile anlaşarak tüm amerika kırsalında müstakil yayın hakkını alır.
Eylül 25, 1993: - İlk Portekiz uydusu: Posat
Aralık 18, 1993: - İlk Tayland uydusu: Thaicom 1
1993 - Amerikanın ilk yüksek güçlü DBS uydusu DBS-1 bir Ariane roketiyle fransız Guyanasından atılır. Uydu DirecTV ve U.S. Satellite Broadcasting yayınlarını taşıyacaktır.
- VCII akımının durup VCII-Plus dönüşümünün yapılmasıyla C-bandı yayınları satışında patlama yaşanır.
Ağustos 10, 1994: - İlk Türk uydusu: Turksat 1B
1994 - DirecTV, U.S. Satellite Broadcasting ve Thomson Consumer Electronics ilk DSS sistem satışlarını yaparlar. Yıl sonuna kadar , DirecTV nin 320,000 abonesi olur. DirecTV Cape Canaveral dan 101-derece konumundaki DBS-2 uydusunu da atar.
PrimeStar orta güçteki bir Ku-Band uydusunu kullanarak ülke çapında yayıncılığa başlar. Şirketin 1994 de 250,000 kadar abonesi olur.
ABD de C-Band sevkiyatları tarihi rekorlarını kırmaya başlar. Sadece ağustos ayı 85,000 ve yılın toplamı 646,000 olur.
Ağustos 31, 1995: - İlk Ukrayna uydusu: Sich 1
Ağustos 31, 1995: - İlk Şili uydusu: Fasat Alfa
Eylül 1995: - PanAmSat - Global uydu hizmetleri veren ilk özel şirket.
1995 - Tee-Comm'in AlphaStar DBS yayına başlayacağını ilan eder..
- DirecTV, USSB ve PrimeStar 1995 yılında reklam için yaklaşık $170 milyon harcayacaklarını ilan ederler.
- DirecTV 101 derecedeki yörüngesine DBS-3 uydusunu atar.
- FCC Advanced Communications firmasının 110-derecedeki yörünge tahsisini DBS sistemi kurulması için gerekli yatırımı zamanında yapamadığı gerekçesiyle iptal eder. Bu PrimeStar ın yüksek güce geçme gayretini de tereddütte bırakır. Bu sefer FCC 110 derecedeki DBS kanallarını açık arttırmaya çıkarmayı oylar.
- EchoStar DISH hisselerinden 4 milyon adedi $17 dan arzedilir ve bu şekilde $63 milyon toplanır. Yıl sonuna kadar EchoStar 119-derece yörüngesindeki yerine ilk uydusunu atar.
- ABD de C-Bandı 2.3 milyon abone ile zirveye ulaşır.
Ocak 12, 1996: - İlk Malezya uydusu: Measat 1
1996 - Bir FCC açık arttırması sırasında MCI , EchoStar ve Tempo/TCI Satellite firmalarını geçerek 110 derece yörüngesindeki 28 DBS frekansını alır. Şirket bu spektrum için $682.5 milyon ödeyecektir. MCI ve ortağı News Corp. yeni bir yüksek güçlü DBS devi American Sky Broadcasting un doğuşunu açıklarlar. Aynı açık arttırmada, EchoStar da başarılı bir şekilde 148 derece yörüngesini $52.6 milyona alır.
- U.S. Satellite Broadcasting IPO yu kurar. Wall Street buna heyecanla karşılık verir. $27 den piyasaya çıkan USSB hisseleri ilk günün sonunu yüzde 29 artarak tamamlar.
EchoStar 4 Martta DISH Network ü kurar. Yıl sonuna kadar , DISH 350,000 abone edinir. Şirket ayrıca Cheyenne, Wyo., da bir uplink istasyonu kurar ve 119 derecedeki ikinci uydusunu atar.
- DISH Network DBS de fiyat savaşlarını başlatır. Yeni abonelerine verdiği cihaz fiyatlarını $199 dolara kadar düşürür.
- AlphaStar, Kanadalı cihaz imalatçı firması Tee-Comm Electronics in desteğiyle orta güçte DBS yayıncılığına girişir.
- DirecTV 2 milyon abone sınırını geçer.
- 1996 Telekomünikasyon yasası yürürlüğe girerek sektörün tabi olduğu yasalarda deregülasyona gidilir ve bazı sınırlamalar kaldırılır.
- Türkiye'de ilk Digital uydu alıcıları kullanılmaya başlar. Yaklaşık $2000 maliyetteki alıcılar özellikle özel italyan kanallarının izlenmesi için kullanılmaktadır. Hotbird uydusundan 8 kadar digital (MPEG-2) FTA kanal alınabilmektedir.
1997 - DirecTV 3 milyon abone sınırını da geçer. EchoStar'ın DISH Network ü ise 1 milyon sınırına varır.
- TCI Satellite 119 derecedeki yörüngesine TEMPO-1 uydusunu yerleştirir. Şirket tam faal olduğunu söylemektedir ama bu uydunun bazı problemleri vardır ve yörüngede bulunduğu 2.5 yıl boyunca TSAT veya PrimeStar tarafından hiç kulanılmaz.
- EchoStar 61.5 dereceye Echostar-3 ü yerleştirir.
EchoStar ve ASkyB ,News Corp.ve MCI ortaklıkları DBS yatırımlarını birleştirmeye karar verirler. Ancak kısa süre sonra News Corp. PrimeStar ile görüşmeye başladığında ilişki bozulur. Heriki taraf da birbirine milyar dolarlık davalar açarlar.
- PrimeStar ASkyB i DTH işine $1.1 milyar dolarlık bir alışverişle dahil eder.
- ABD AlphaStar ve Tee-Comm Electronics ortaklığı iflas eder.Ağustos ayında yayınlar 55,000 abonesiyle karanlığa gömülür.
- Türkiye den BBC ve RAI dekoder abonelikleriyle , Nordic D2Mac yayınları ise korsan olarak izlenmektedir. Yerli tek şifreli (analog nagravision) kanal Cine-5 futbol maçları gösterimi tekel hakkını alır ve korsan dağıtımlara karşı davalar açar.
1998 - Türkiye'de ORBIT DBS abonelikleriyle Amerikan ve Ingiliz kanalları izlenmeye başlanmıştır. Türkiyeden izlenebilen digital FTA yayınların sayısı 50 ye ulaşmıştır. Bunlardan bazıları Türksat 1C ve 1B den yapılan digital Türk özel yayınlarıdır.
- ABD de DirecTV 4 milyon abone sınırını da geçer.
- Kablo devi Tele-Communications Inc. multimilyar dolarlık bir alışveriş sonucu AT&T nin eline geçer.
- Adalet bakanlığı PrimeStar/ASkyB ortaklığına karşı çıkar.
- EchoStar 148 derece yörüngesine 4 üncü uydusunu da atar.
- EchoStar ASkyB hiselerini News Corp. ve MCI/WorldCom dan satın almaya karar verir. Anlaşma şirkete 119 ve 110 derecedeki iki tam -CONUS yörüngesinde kontrol edici yetkiyi sağlar.
- DirecTV ve USSB tarafından kullanılan DSS markası yok olur. DirecTV $1.3 milyarlık bir anlaşma sonucu USSB yi alır. DirecTV ayrıca 101 derece pozisyonuna yeni bir uydu atma ve DBS-1 i 110 dereceden USSB dolayısıyla edindiği yörüngeye aktarma kararını açıklar.
- ABD de DTH 10 milyon abone sınırını geçer.
- BSkyB SkyDigital işine girişir.
1999 - DirecTV iki kısımlı $1.83 milyar eden bir anlaşmayla PrimeStar i almaya karar verir. Teklifin içinde 119 derecedeki TEMPO uydusu ve aboneleri de vardır. Anlaşmanın birinci kısmı ilkbaharda DirecTV' nin USSB yi satın almasıyla tamamlanır. Anlaşma sonunda DirecTV 7.4 milyon abone sahibi olmaktadır.
- EchoStar'ın DISH Network ü 2 milyon aboneyi geçer. FCC EchoStar'ın ASkyB , News Corp. ve MCI/WorldCom ile olan anlaşmasını onaylar.
- NRTC'nin DirecTV işi 1 milyon aboneyi geçer. NRTC/DirecTV işbirliğiyle Pegasus Communications 500,000 abone edinir.
- ABD de Her üç multikanal abonesinden ikisi DBS yayınını tercih etmektedir.
- Türkiyedeki DBS girişimcileri altyapı çalışmalarını tamamlayıp RTÜK onayını almışlardır.
1950'ler
Ekim 4, 1957: - İlk uydu -Rus uydusu: Sputnik 01
Kasım 3, 1957: - Uzaya çıkan ilk canlı: Sputnik 02
Şubat 1, 1958: - İlk Amerikan uydusu: Explorer 01
Aralık 18, 1958: - İlk telekomünikasyon uydusu: (Sadece bir teyp kaydını yayınladı): Score
Ekim 13, 1959: - İlk meteoroloji uydusu: Explorer 07
1960'lar
Mayıs 13, 1960: - NASA'nın yörüngeye yerleşemeyen uydusu: Echo A-10
Ağustos 12, 1960: - İlk başarılı pasif uydu: Echo 1
Ekim 4, 1960: - İlk başarılı aktif uydu: Courier 1B
Kasım 3, 1960: - İlk NASA uydusu: Explorer 08
Nisan 12, 1961: - Uzayda ilk insan
Ekim 21, 1961: - Anten sorunu: Midas 4
Aralık 12, 1961: - OSCAR I - Thor Agena B fırlatıcısıyla Kaliforniyadaki Vandenberg Hava üssünden fırlatılan ilk amatör uydu.
Şubat 24, 1962: - Uydu ile ilk telefon haberleşmesi ve TV yayını: Echo 1
Nisan 26, 1962: - İlk İngiliz uydusu: Ariel 1
Temmuz 10, 1962: - İlk telekom uydusu, İlk gerçek zamanlı aktif uydu, AT&T: Telstar 1 - Telstar 1 uydusu yardımıyla Fransadan ABD'ye ilk TV yayını aktarılır. Kongre Haberleşme Uyduları kanununu onaylar ve COMSAT teşkil edilir.
Eylül 29, 1962: - İlk Kanada uydusu: Alouette 1
Haziran 16, 1963: - Uzayda ilk kadın
Aralık 13, 1962: - RCA, Gerçek zamanlı aktif uydu: Relay 1
Şubat 14, 1963: - Electronik arızası, NASA: Syncom 1
Mayıs 7, 1963: - Gerçek zamanlı aktif uydu: Telstar 2
Mayıs 9, 1963: - Başarılı dipoller: West Ford
Temmuz 26, 1963: - Sabit yörüngeye başarıyla yerleştirilen ilk uydu: Syncom 2
Ocak 21, 1964: - Gerçek zamanlı aktif uydu: Relay 2
Ocak 25, 1964: - Sovyetlerle ABD'nin giriştiği ilk müşterek proje, pasif son uydu: Echo 2
Ağustos 19, 1964: - Jeostasyoner ilk, sabit yörüngeli ikinci uydu: Syncom 3
Aralık 15, 1964: - İlk Italyan uydusu: San Marco 1
Şubat 11, 1965: - Gerçek zamanlı aktif uydu: Relay 2
Mart 9, 1965: - Gerçek zamanlı amatör uydusu ilk defa aktif: Oscar 3
Nisan 6, 1965: - Intelsat 1, İlk ticari haberleşme uydusu (comsat): Early Bird. Bu uydu 240 telefon bağlantısı veya siyah beyaz bir televizyon kanalı sağlamaktadır.
Nisan 23, 1965: - İlk Sovyet (USSR) gerçek zamanlı aktif uydusu: Sputnik şebekesinin ilk uydusu Molniya 1A
Mayıs 6, 1965: - Gerçek zamanlı aktif: Les 2
Ekim 14, 1965: - Sovyetlerin(USSR) gerçek zamanlı ikinci aktif uydusu: Molniya 1B
Kasım 26, 1965: - İlk Fransız uydusu: AST
Aralık 21, 1965: - Yüksek yörüngedeki ilk Hamsat: Oscar 4
Kasım 5, 1967: - İlk jeostasyoner meteoroloji: ATS 3
Kasım 29, 1967: - İlk Avustralya uydusu: Wresat
Mayıs 17, 1968: - İlk Avrupa uydusu: ESRO 2B
Temmuz 21, 1969: - İlk defa insan Aya ayak bastı. 4 televizyon kanalı taşıyan Intelsat 3 fırlatıldı.
Kasım 8, 1969: - İlk Alman uydusu: Azur
1970'ler
Şubat 11, 1970: - İlk Japon uydusu: Ohsumi
Mart 10, 1970: - Guyana'daki Kourou dan ilk fırlatma: Mika
Nisan 24, 1970: - İlk Çin uydusu: Dong Fang Hong 01
Ekim 28, 1971: - İlk İngiltereden fırlatılan uydu: Prospero
1972 - ABD hükümetinin "Açık Gökyüzü" politikasını benimsemesi sonucu özel sektör uydu yatırımlarına başlar.
Kanada'nın Anik A1 uydusu fırlatılır, Bu uydu 6000 telefon bağlantısı veya 12 renkli televizyon kanalı sağlamaktadır.
1973 - Kanada kuzey amerikada bulunan ilk sabit uydu Anik1' i çalıştırmaya başlar.
Mayıs 30, 1974: - İlk doğrudan yayın yapan uydu: ATS 6
1974 - Western Union ilk sabit amerikan uydusu Westar 1'i atar. Onu hemen Westar II izleyecektir.
Sovyetler Birliği'nin üçüncü kuşak Molniya uyduları sayesinde renkli televizyon yayınlarının nakli gerçekleştirildi.
Ağustos 30, 1974: - İlk Hollanda uydusu: ANS
Kasım 15, 1974: - İlk İspanyol uydusu: Intasat
Aralık 19, 1974: - İlk 3-eksen stabilizasyonlu uydu: Symphonie 1
1975 - HBO Satcom1 üzerindeki ilk uydu yayın sistemine başlar. Yayın kablo şirketlerine aktarılır.
Mayıs 19, 1975: - İlk Hindistan uydusu: Aryabhata
Temmuz 8, 1976: - İlk Endonezya uydusu: Palapa A1
1976
Taylor Howard kendi ev yapımı çanağıyla C-bandı uydu yayınlarını izleyen ilk kişi olur.
Federal Haberleşme Komisyonu terminallerde belirli minimum performans düzeylerini tutturmaları kaydıyla 4,5m çanakların da kullanılabilmesini onaylar. (daha önceki standart 9m idi)
HBO uydu yardımıyla "Thrilla from Manila" ağır sıklet boks maçını yayınlar. Ted Turner Amerikanın ilk super istasyonunu kurmak için kolları sıvar.
Christian Broadcasting Network (Daha sonra The Family Channel oldu) ilk uydudan aktarılan temel yayın hizmetini başlatır.
Endonezya'nın ilk telekomünikasyon uydusu Palapa Sistemi. Kuzey Amerika'da ABD ile Kanada arasında çeşitli deneyleri sürdürmek için kullanılan telekomünikasyon uydusu Hermes fırlatıldı.
1977 - Fransa ile Almanya televizyonu uydu aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaştırabilmek amacıyla anlaşırlar. World Administrative Radio Conference (WARC) her ülke için ayrı ayrı belirlenen uydu noktalarını ve frekanslarını açıklar.
Ekim 24, 1978: - İlk Çekoslovak uydusu: Magion 1
1978 - Taylor Howard "Düşük maliyetli bir uydu tv sistemi" isimli el kitabını yayınlar. Doğrudan eve (DTH) uydu yayıncılığı tüm dünyadaki amatör radyocuların da devreye girmesiyle hız kazanır.
Hindistan: Bir amerikan uydusu olan AIS-6'nın bütün hindistan'ı yayın alanı içine alması sağlanır. Japonya'nın BSE (Broadcasting Satellite for Experimental Purpose) deney uydusu fırlatılır.
1979 - FCC uluslararası haberleşme amaçlarıyla kullanılacak olanlar dışındaki çanak kullanım izinlerini isteğe bağlı hale getirir.
- Neiman Marcus "his-and-hers" Noel kataloğunun kapağına Scientific Atlanta yapımı ev uydu TV cihazlarını da koyar. Iki çanaklı sistemin fiyatı $36.000
- Satellite Television Corp. ilk defa BSS bandında bir DBS sistemi kurmak ve işletmek için FCC ye başvurur. Daha sonraki yedi ayda 13 DBS başvurusu daha olur.
- Stanley S. Hubbard ilk DBS lisansını alır ve daha sonra U.S. Satellite Broadcasting'I başlatır.
1980'ler
Temmuz 18, 1980: - İlk Hindistandan fırlatılan uydu: Rohini 1B
1980 - National Microtech fiyatı $10.000 altındaki ilk ev uydu sistemini piyasaya sürer. ,
Ağustos 7, 1981: - İlk Bulgaristan uydusu: Intercosmos Bulgaria 1300
1983 - Hughes Communications tarafından kablo TV dağıtımına tahsis edilen ilk uydu Galaxy I fırlatılır. Avrupa'nın ECS1(European Communicaton Satellite) uydusu fırlatılır. Bu uydu Eurovision için iki renkli tv programı ve 12000 eşzamanlı telefon bağlantısı sağlamaktadır.
1984 - Türkiye'de uluslararası yayın bağlantıları uydu aracılığıyla yapılmaya başlandı. ABD'de - Başkan Reagan kablo haberleşmeleri yasasını imzalar. Yasa Md .705 de şifresiz uydu televizyon yayınlarının özel amaçlarla alınmasını serbest bırakmaktadır.
Nisan 6, 1984: - Mekik gönderilerek uzayda tamir edilen İlk uydu: SMM
Kasım16, 1984: -Uzaydan geri getirilen ilk uydu: STS 19
Şubat 8, 1985: - İlk Brezilya uydusu: Brazilsat A1
Haziran 17, 1985: - İlk Meksika uydusu: Morelos 1
1985 - HBO şifreli Cinemax ve HBO yayınlarının ev uydu tv izleyicilerine yerel kablo şirketleri kanalıyla pazarlanması girişimini başlatır. Şifreli tv yayınlarının adil ve makul ücretlerle yapılmasını güvence altına alma konusunda yasa önerisi hazırlanır.
- C-Bandı sistem sevkiyatları endüstrinin rekoru olan 735.000 rakamını bulur.
- Orta Doğu: Arabsat şebekesi kuruldu. Avrupa'da Télécom 1 fırlatıldı.
Şubat 22, 1986: - İlk İsveç uydusu: Viking
1986 - HBO film yayınlarını tamgün şifreleyen ilk kanal olur. Endüstri, basındaki olumsuz yayınlar ve kablocuların çanak karşıtı kampanyasından olumsuz etkilenir. Çanak sevkiyatları 235.000 adede düşer ve perakende uyducuların %50 si işini tasfiye eder.
- PrimeTime 24 ve Netlink uzak şebekeleri pazarlamaya başlar.
- SPACE ve DBSA uyducular birlikleri birleşerek SBCA yı teşkil ederler.
- Türkiye'de TV yayınlarının stüdyo'dan vericilere uydu aracılığıyla nakline başlandı. Japonya'nın BS-2 uydusu fırlatıldı.
1987 - Şebeke yayınlarının paketlenmesi, tüketici erişimi ve çanak sahibinin hakları gibi çeşitli konularda yasalar yapılır.
- Türkiye'de ilk uydu yayınlar izlenmeye başlanır. Bu yayınların izlenmesi için gerekli teçhizatın ithali, imali ve sistem kurulması TGM(Telsiz Genel Müdürlüğü) onayına bağlanır. TGM kurulan her alıcı için izlenen kanal sayısına göre yıllık ruhsat harcı almaktadır.
- Almanya: TV-SAT 1 fırlatılır. Ancak bu uydu, güneş panelleri çalışmadığı için yayın yapamaz.
Eylül 19, 1988: - İlk İsrail uydusu: Offek 1
Aralık 11, 1988: - İlk Lüxemburg uydusu: Astra 1A
1988 - ABD de Korsancılık alır yürür. General Instrument VideoCipher II Plus projesini açıklar. SBCA(uyducular konfederasyonu) sinyal hırsızlığıyla mücadele etmek üzere Anti-Korsan Görev Gücü'nü kurar.
- Başkan Reagan "evden uydu yayını izleme" yasasını onaylar. Bu yasaya göre TV yayınlarının telif hakkı vardır ve uydu sinyal hırsızlığının cezaları arttırılmıştır.
- Türkiyede polyester çanak üreticilerinin sayısı artmıştır. En küçük 2m çapındaki prime-focus (parabol) çanaklarla Alman Tele-5, 3-Sat, RTL gibi 5 kanal izlenebilmektedir.
- Japonya Tokyo Olimpiyat oyunlarının televizyondan ve doğrudan yayın uydusu yardımıyla izlenilmesini sağlar. Avrupa'nın ilk özel uydusu "Astra" fırlatılır.
1989 - ABD de korsanlık salgın halini alır. Telif hakkı sahipleri bu durumda ürünlerini pazardan çekmekle tehdit ederler.
- Türksat uyduları proje safhasındadır. Türkiyede ilk özel radyolar ve özel televizyon için çalışmalar başlar.
1990'lar
Ocak 22, 1990: - İlk Arjantin uydusu: Lusat
Temmuz 16, 1990: - İlk Pakistan uydusu: Badr A
1990 - Hughes Communications, NBC, News Corp. ve Cablevision Systems güçlü bir DBS yayını olan Sky Cable projesini açıkladılar. Ortaklıkta problemler çıktı, iş sonunda Hughes in elinde kaldı projenin ismi de Direc TV oldu.
- General Instrument ın VCII VideoCipher uydu dekoder cihazı poblemleri nedeniyle VCII-Plus şekline dönüştü.
- Büyük zararlar yaşıyan iki rakip BSB ve News Corp ingiliz Sky Broadcasting i oluşturacak Sky Tv birleşmesini desteklediler. BsB ingiltere'de o yıl faaliyete girdi.
1991 - PrimeStar sınırlı sayıda analog yayın sunan ilk orta güçlü Ku bandı yayınına başladı.
Daha sonra U.S. Satellite Broadcasting adını alacak olan, Hubbard Broadcasting, Hughes Communications firmasının ilk DBS uydusunun beş transponderini satın aldı.
Ağustos 10, 1992: - İlk Güney Kore uydusu: Kitsat A
1992 - Kongre Başkan Bush 'un Kablo yayın yasası vetosunu reddedip uydudan aktarılan kablo yayıncılığına alternatif DBS işleticileri gibi multikanal video servis sağlayıcılarını yasallaştırır.
- General Instrument ilk olarak uydudan digital HDTV yayını yapar.
- ABD de Milli Kırsal Haberleşme Kooperatifi Hughes ile anlaşarak tüm amerika kırsalında müstakil yayın hakkını alır.
Eylül 25, 1993: - İlk Portekiz uydusu: Posat
Aralık 18, 1993: - İlk Tayland uydusu: Thaicom 1
1993 - Amerikanın ilk yüksek güçlü DBS uydusu DBS-1 bir Ariane roketiyle fransız Guyanasından atılır. Uydu DirecTV ve U.S. Satellite Broadcasting yayınlarını taşıyacaktır.
- VCII akımının durup VCII-Plus dönüşümünün yapılmasıyla C-bandı yayınları satışında patlama yaşanır.
Ağustos 10, 1994: - İlk Türk uydusu: Turksat 1B
1994 - DirecTV, U.S. Satellite Broadcasting ve Thomson Consumer Electronics ilk DSS sistem satışlarını yaparlar. Yıl sonuna kadar , DirecTV nin 320,000 abonesi olur. DirecTV Cape Canaveral dan 101-derece konumundaki DBS-2 uydusunu da atar.
PrimeStar orta güçteki bir Ku-Band uydusunu kullanarak ülke çapında yayıncılığa başlar. Şirketin 1994 de 250,000 kadar abonesi olur.
ABD de C-Band sevkiyatları tarihi rekorlarını kırmaya başlar. Sadece ağustos ayı 85,000 ve yılın toplamı 646,000 olur.
Ağustos 31, 1995: - İlk Ukrayna uydusu: Sich 1
Ağustos 31, 1995: - İlk Şili uydusu: Fasat Alfa
Eylül 1995: - PanAmSat - Global uydu hizmetleri veren ilk özel şirket.
1995 - Tee-Comm'in AlphaStar DBS yayına başlayacağını ilan eder..
- DirecTV, USSB ve PrimeStar 1995 yılında reklam için yaklaşık $170 milyon harcayacaklarını ilan ederler.
- DirecTV 101 derecedeki yörüngesine DBS-3 uydusunu atar.
- FCC Advanced Communications firmasının 110-derecedeki yörünge tahsisini DBS sistemi kurulması için gerekli yatırımı zamanında yapamadığı gerekçesiyle iptal eder. Bu PrimeStar ın yüksek güce geçme gayretini de tereddütte bırakır. Bu sefer FCC 110 derecedeki DBS kanallarını açık arttırmaya çıkarmayı oylar.
- EchoStar DISH hisselerinden 4 milyon adedi $17 dan arzedilir ve bu şekilde $63 milyon toplanır. Yıl sonuna kadar EchoStar 119-derece yörüngesindeki yerine ilk uydusunu atar.
- ABD de C-Bandı 2.3 milyon abone ile zirveye ulaşır.
Ocak 12, 1996: - İlk Malezya uydusu: Measat 1
1996 - Bir FCC açık arttırması sırasında MCI , EchoStar ve Tempo/TCI Satellite firmalarını geçerek 110 derece yörüngesindeki 28 DBS frekansını alır. Şirket bu spektrum için $682.5 milyon ödeyecektir. MCI ve ortağı News Corp. yeni bir yüksek güçlü DBS devi American Sky Broadcasting un doğuşunu açıklarlar. Aynı açık arttırmada, EchoStar da başarılı bir şekilde 148 derece yörüngesini $52.6 milyona alır.
- U.S. Satellite Broadcasting IPO yu kurar. Wall Street buna heyecanla karşılık verir. $27 den piyasaya çıkan USSB hisseleri ilk günün sonunu yüzde 29 artarak tamamlar.
EchoStar 4 Martta DISH Network ü kurar. Yıl sonuna kadar , DISH 350,000 abone edinir. Şirket ayrıca Cheyenne, Wyo., da bir uplink istasyonu kurar ve 119 derecedeki ikinci uydusunu atar.
- DISH Network DBS de fiyat savaşlarını başlatır. Yeni abonelerine verdiği cihaz fiyatlarını $199 dolara kadar düşürür.
- AlphaStar, Kanadalı cihaz imalatçı firması Tee-Comm Electronics in desteğiyle orta güçte DBS yayıncılığına girişir.
- DirecTV 2 milyon abone sınırını geçer.
- 1996 Telekomünikasyon yasası yürürlüğe girerek sektörün tabi olduğu yasalarda deregülasyona gidilir ve bazı sınırlamalar kaldırılır.
- Türkiye'de ilk Digital uydu alıcıları kullanılmaya başlar. Yaklaşık $2000 maliyetteki alıcılar özellikle özel italyan kanallarının izlenmesi için kullanılmaktadır. Hotbird uydusundan 8 kadar digital (MPEG-2) FTA kanal alınabilmektedir.
1997 - DirecTV 3 milyon abone sınırını da geçer. EchoStar'ın DISH Network ü ise 1 milyon sınırına varır.
- TCI Satellite 119 derecedeki yörüngesine TEMPO-1 uydusunu yerleştirir. Şirket tam faal olduğunu söylemektedir ama bu uydunun bazı problemleri vardır ve yörüngede bulunduğu 2.5 yıl boyunca TSAT veya PrimeStar tarafından hiç kulanılmaz.
- EchoStar 61.5 dereceye Echostar-3 ü yerleştirir.
EchoStar ve ASkyB ,News Corp.ve MCI ortaklıkları DBS yatırımlarını birleştirmeye karar verirler. Ancak kısa süre sonra News Corp. PrimeStar ile görüşmeye başladığında ilişki bozulur. Heriki taraf da birbirine milyar dolarlık davalar açarlar.
- PrimeStar ASkyB i DTH işine $1.1 milyar dolarlık bir alışverişle dahil eder.
- ABD AlphaStar ve Tee-Comm Electronics ortaklığı iflas eder.Ağustos ayında yayınlar 55,000 abonesiyle karanlığa gömülür.
- Türkiye den BBC ve RAI dekoder abonelikleriyle , Nordic D2Mac yayınları ise korsan olarak izlenmektedir. Yerli tek şifreli (analog nagravision) kanal Cine-5 futbol maçları gösterimi tekel hakkını alır ve korsan dağıtımlara karşı davalar açar.
1998 - Türkiye'de ORBIT DBS abonelikleriyle Amerikan ve Ingiliz kanalları izlenmeye başlanmıştır. Türkiyeden izlenebilen digital FTA yayınların sayısı 50 ye ulaşmıştır. Bunlardan bazıları Türksat 1C ve 1B den yapılan digital Türk özel yayınlarıdır.
- ABD de DirecTV 4 milyon abone sınırını da geçer.
- Kablo devi Tele-Communications Inc. multimilyar dolarlık bir alışveriş sonucu AT&T nin eline geçer.
- Adalet bakanlığı PrimeStar/ASkyB ortaklığına karşı çıkar.
- EchoStar 148 derece yörüngesine 4 üncü uydusunu da atar.
- EchoStar ASkyB hiselerini News Corp. ve MCI/WorldCom dan satın almaya karar verir. Anlaşma şirkete 119 ve 110 derecedeki iki tam -CONUS yörüngesinde kontrol edici yetkiyi sağlar.
- DirecTV ve USSB tarafından kullanılan DSS markası yok olur. DirecTV $1.3 milyarlık bir anlaşma sonucu USSB yi alır. DirecTV ayrıca 101 derece pozisyonuna yeni bir uydu atma ve DBS-1 i 110 dereceden USSB dolayısıyla edindiği yörüngeye aktarma kararını açıklar.
- ABD de DTH 10 milyon abone sınırını geçer.
- BSkyB SkyDigital işine girişir.
1999 - DirecTV iki kısımlı $1.83 milyar eden bir anlaşmayla PrimeStar i almaya karar verir. Teklifin içinde 119 derecedeki TEMPO uydusu ve aboneleri de vardır. Anlaşmanın birinci kısmı ilkbaharda DirecTV' nin USSB yi satın almasıyla tamamlanır. Anlaşma sonunda DirecTV 7.4 milyon abone sahibi olmaktadır.
- EchoStar'ın DISH Network ü 2 milyon aboneyi geçer. FCC EchoStar'ın ASkyB , News Corp. ve MCI/WorldCom ile olan anlaşmasını onaylar.
- NRTC'nin DirecTV işi 1 milyon aboneyi geçer. NRTC/DirecTV işbirliğiyle Pegasus Communications 500,000 abone edinir.
- ABD de Her üç multikanal abonesinden ikisi DBS yayınını tercih etmektedir.
- Türkiyedeki DBS girişimcileri altyapı çalışmalarını tamamlayıp RTÜK onayını almışlardır.
Uydu Tv kablo yayınlarının başlaması
Aya seyahatin(1969) ve Münih olimpiyatlarının(1972 yazı) dramatik görüntilerinin uydu aracılığıyla dünyanın hemen her tarafındaki bir milyara yakın izleyiciye ulaşması dünya kamuoyuna uydu teknolojisinin gücünü gösterdi ve ispatladı. Ancak, 70’li yılların başlarında jeosenkron haberleşme uydularının kullanımı çoğunlukla sadece telekomünikasyon(veri ve ses iletişimi) alanlarında idi. Bunun nedeni o zamanki teknoloji ile bir transponderin 20bin kadar ses(telefon) görüşmesini taşıyabilmesine karşın sadece bir tek TV görüntüsünü taşıyabilmekle sınırlı olması idi. Bir de, o zamanlar sadece tek global uydu işletmecisi – INTELSAT – bulunmakta, ve o da sadece yerel PTT kuruluşlarına hizmet vemekte idi.
Nixon yönetiminin, özellikle de bu politikaları belirleyen hükümet dairesinin başkanı Clay Whitehead’ın sayesinde Açık Gökyüzü (Open Skies) politikasını benimsemesi ABD’nin ülke içi uydu işletmecilerinin önünü açtı. 1974 yılında fırlatılan Kanada’nın Anik 1 uydusu TV yayınlarını geniş ülke coğrafyasını kapsayıp, ABD’ye de taşan gücüyle öncü oldu.
ABD’nin ilk yerli uydusu 1974 yılının 13 nisan’ında fırlatılan WESTAR I oldu. O sıralarda güçlükle ayakta durmaya çalışan New York’lu küçük bir kablo şirketi olan Home Box Office (HBO), Filipinler’in başkenti Manila’dan Muhammad Ali - Joe Frazier Dünya Ağır Sıklet Boks şampiyonasını canlı olarak Westar uydusundan yayınlamaya karar verdi. 30 Eylül 1975 tarihinde "Thrilla in Manila." Adıyla yayınlanan bu program bir ilk oldu.
Eylül 1975’de HBO’nun canlı olarak uydudan yayınldığı "Thrilla in Manila" ABD’de kablo endüstrisini sarsan bir olay olmuştu.
"Thrilla" yayınının sarstığı sadece boks maçı meraklıları değil, ABD’nin tüm kablo endüstrisi oldu. Çünkü, bu uydu yayını Bob Rosencrans’ın sahibi olduğu UA-Columbia Cable kablo şirketinin Florida’daki 10bin’den fazla abonesi tarafından alınabilmişti. Uydudan akarılan bu ilk kablo yayını o kadar başarılı olmuştu ki Rosencrans, “Thrilla” yayınının ertesi gününden itibaren tüm kablo sistemlerinde uydu yayınlarını kullandı. Kısa bir süre içinde de tüm amerikadaki kablo sistemleri yayınlarını uydudan almaya başladılar.
Kablo programlarının uydudan dağıtılmasına hızla geçişin öncülerinden biri de Atlanta merkezli küçük bir şirket olan Scientific Atlanta’dan Sid Topol idi. Topol, kablo sistemlerinin uydu sinyallerini alabilmesini fizibil hale getiren ilk 10 metrelik çanağı dizayn etti.(daha önce uydu programlarını alabilmek için 30 metrelik gerçekten “devasa” çanaklar gerekmekteydi.
Topol’un görüşmeye gittiği genç atılımcı TV şirketi yöneticilerinden biri de Ted Turner idi.
Ted Turner'in Atlanta’daki WTBS isimli TV istasyonu kablo üzerinden ABD’deki izleyicilerin çoğuna ulaşabilen bir “süper istasyon” haline gelince Turner artık kendi istasyonu CNN’i açmaya hazır hale geldiğini hissetti.
19 kasım, 1938’de Cincinnati, Ohio’da doğmuş olan Robert Edward Turner III’ün babası güneyli Central Outdoor Advertising Company isimli bir pazarlama şirketinde ücretli çalışmaktaydı. Ted Turner ise erken yaşta Turner Advertising isimli kendi “billboard” pazarlama işini kurdu. Bu şirket oldukça başarılı oldu. Baba Turner ise Turner Advertising’i tüm güney ABD’nin en büyük Billboard şirketi haline getirdi.
Trajik olanı, Ted Turner 24 yaşındayken babası bir gün beklenmedik bir şekilde intihar etti. O sıralar Ted amerika'nın gözde okullarından olan Brown üniversitesinden (okula yatçılıkta bir şampiyonluk kazandırmış olmasına karşın, yurttaki odasına bir kadın aldığı için) atılmış, babasının yanına aile işine daha yeni dönmüştü.
Turner devraldığı işi metanet, esneklik ve soğukkanlılıkla yönetti, ve zor durumda düşmüş billboard reklam şirketini düze çıkardıktan başka, yeni konulara da girişti. 1970 yılında Turner, Atlanta'da bocalamakta olan bir UHF tv yayıncısı olan WJRJ Channel 17, istasyonunu aldı. Adını WTCG (Turner Communications Group ya da espirili lakabı "Watch This Channel Go"(Hele bak şu kanala) olarak değiştirdi. Daha sonra (tv yayın haklarından tasarruf etmek için) Atlanta Braves beyzbol takımını ve Atlanta Hawks basketbol takımlarını da satın aldı.
İşte o sıralarda (1976) Sid Topol, Ted Turner ile tanışarak kendisini uyduya çıkma işinin avantajlarına ikna ediyor. Yılda yaklaşık 1 milyon dolarla ülkedeki neredeyse tüm evlere ulaşılabileceği fikri Ted'e etkileyici geldiği için bu işe hemen girişiyor. Gerçi bir milyon doları da yok ama bu eksiklik onu daha önce de durdurmamış. (Söylendiğine göre Atlanta Braves takımını da hiç para veya hisse vermeden, finansman için takımın bankadaki hesabını kullanarak bir milyon dolara satın almıştı.)
Yasal bir engelle karşılaşmış. Amerika'nın telekom üst kurulu FCC (Federal Communications Commission) bir yayıncının aynı zamanda bir uydu servis sağlayıcısı olmasına izin vermiyor. No problem. Ted Turner bunun için adı Satellite Systems olan yeni bir şirket kurup, o zamanlar üzerinden yayın yapmak istediği Westar uydusunun işletmecisi olan Western Union şirketinin pazarlama genel müdürüne 1 dolar bedelle satıyor. Bu yeni şirket hem transponder hem de yer istasyonlarının finansman sorumluluğunu üstlenerek Turner'in şirketlerini sıkışmaktan kurtarıyor. Çünkü o sırada kendisi $20,000 dolardan hisse satarak gerekli bir milyon doları toparlamakla meşgul.
Gerekli izin teftişleri, onaylar v.s. güçlüklerden sonra Turner'in WTCG-TV 'si sonunda Satcom 1 uydusundan 17 aralık, 1976 tarihinde yayına başlayabiliyor. Kapsama alanı amerika'nın bir kıyısından öbürüne uzanmasına karşın başlangıçta satışı oldukça güç oluyor. Çünkü WTCG-TV'nin yayınları aslında yerel içerikli, ancak Turner'in yenilmez pazarlamacılığı sonunda galip geliyor ve 27'den fazla eyaletteki kablo yayınlarına kanalı satmayı başarıyor. .
Yerel bir istasyonu alıp ülke çapında yayınlamaya başlamak, gerçekten sadece Ted Turner'in başarabileceği kadar güç bir iş. (Turner daha sonra kanalın adını "Superstation(süper istasyon)" yapıyor.). Yine de hayatının en büyük kumarı, yani taç giymesini sağlayan bu değil. 1 Haziran, 1980 tarihinde Turner daha önce hiçbir yerde denenmemiş bir kavram olan -- 24 saatlik haber kanalı -- kavramını yürürlüğe sokuyor. Bununla da o zaman kurulu yerleşik durumda olan üç büyük ulusal yayıncının karşısına rakip olarak çıkıyor. Cable News Network ya da bilinen adıyla CNN gerçekten yayıncılıkta devrim yaratmıştır. Şirket çalıştığı ilk iki yılda zarar etmiş, ancak üçüncü yılında tapi geliyor ve kara geçmeye başlıyor. Daha sonraki büyük haber yıllarında yani Challenger faciası, TienAnMen meydanı olayı ve 1991 körfez krizi yıllarında kanal şahlanıyor. CNN "esas" uluslararası haber kanalı haline gelmiş ve böylece Ted Turner da en bilinen Medya Kralı ünvanını kazanmıştır.
Turner'in kablo yayınlarını uydudan taşıma yolunu açmasıyla diğer bazı yayıncılar, örneğin Discovery Channel'i kuran John Hendricks, de bu işe girişti. Böylece kısa sürede kablo TV dünyası Showtime, USA, Disney Channel, MTV gibi çok sayıda güçlü yeni kanalla doldu taştı. Yeni program seçeneklerinin ortaya çıkması kablo yayıncıları için yeni program paketlerini ve yeni gelir kapılarını ortaya çıkartı. Derken film, belgesel, hatta eski televizyon dizilerinin dağıtımı için yeni bir dağıtım ortamı olarak doğrudan eve yayıncılık yani Direct-to-Home (DTH) ortaya çıktı. Bu şekilde "parasını ödeyenin izleyebileceği" premium sıradışı yayın buketleri hem kablodan, hem de doğrudan uydudan izlenebilir hale geldi.
Turner'i sadece başarıyı yakalamış sıradışı bir işadamı olarak görmek hatalı olur. ABD kablo endüstrisinin tarihi üzerine bir kitap yazan Thomas P. Southwick, bakınız Turner'i nasıl tanımlıyor.
"Ted Turner bir iş adamı gibi değildir, daha çok Hale-Bopp ya da El Niño gibi bir tabiat olayına benzer".
Ancak, kuşkusuz uydu haberleşmesi gibi bu tür teknoloji güdümündeki bir endüstrinin bütünü ele alındığında esas rol oynayan kişiler iğneyle kuyu kazar gibi örüntüyü tamamlayan teknik insanlar, bilim adamları ve mühendislerdir. Yine de teknoloji kendi başına her zaman insani, sosyal ve ekonomik gelişmeye yol açan tek etken değildir. Hiç mümkün görünmeyeni başarmak ve teknolojinin bir üst seviyeye taşınabilmesini sağlamak için çoğu zaman ısrarlı ve vizyon sahibi kişilerin güçlükler karşısında ısrarlı çabaları ve mücadeleleri de gerekir.
Ted Turner böyle bir kişiydi ve iyi ki tek de değildir, ayni kandan daha pek çoğu arkasından gelmektedir.
Nixon yönetiminin, özellikle de bu politikaları belirleyen hükümet dairesinin başkanı Clay Whitehead’ın sayesinde Açık Gökyüzü (Open Skies) politikasını benimsemesi ABD’nin ülke içi uydu işletmecilerinin önünü açtı. 1974 yılında fırlatılan Kanada’nın Anik 1 uydusu TV yayınlarını geniş ülke coğrafyasını kapsayıp, ABD’ye de taşan gücüyle öncü oldu.
ABD’nin ilk yerli uydusu 1974 yılının 13 nisan’ında fırlatılan WESTAR I oldu. O sıralarda güçlükle ayakta durmaya çalışan New York’lu küçük bir kablo şirketi olan Home Box Office (HBO), Filipinler’in başkenti Manila’dan Muhammad Ali - Joe Frazier Dünya Ağır Sıklet Boks şampiyonasını canlı olarak Westar uydusundan yayınlamaya karar verdi. 30 Eylül 1975 tarihinde "Thrilla in Manila." Adıyla yayınlanan bu program bir ilk oldu.
Eylül 1975’de HBO’nun canlı olarak uydudan yayınldığı "Thrilla in Manila" ABD’de kablo endüstrisini sarsan bir olay olmuştu.
"Thrilla" yayınının sarstığı sadece boks maçı meraklıları değil, ABD’nin tüm kablo endüstrisi oldu. Çünkü, bu uydu yayını Bob Rosencrans’ın sahibi olduğu UA-Columbia Cable kablo şirketinin Florida’daki 10bin’den fazla abonesi tarafından alınabilmişti. Uydudan akarılan bu ilk kablo yayını o kadar başarılı olmuştu ki Rosencrans, “Thrilla” yayınının ertesi gününden itibaren tüm kablo sistemlerinde uydu yayınlarını kullandı. Kısa bir süre içinde de tüm amerikadaki kablo sistemleri yayınlarını uydudan almaya başladılar.
Kablo programlarının uydudan dağıtılmasına hızla geçişin öncülerinden biri de Atlanta merkezli küçük bir şirket olan Scientific Atlanta’dan Sid Topol idi. Topol, kablo sistemlerinin uydu sinyallerini alabilmesini fizibil hale getiren ilk 10 metrelik çanağı dizayn etti.(daha önce uydu programlarını alabilmek için 30 metrelik gerçekten “devasa” çanaklar gerekmekteydi.
Topol’un görüşmeye gittiği genç atılımcı TV şirketi yöneticilerinden biri de Ted Turner idi.
Ted Turner'in Atlanta’daki WTBS isimli TV istasyonu kablo üzerinden ABD’deki izleyicilerin çoğuna ulaşabilen bir “süper istasyon” haline gelince Turner artık kendi istasyonu CNN’i açmaya hazır hale geldiğini hissetti.
19 kasım, 1938’de Cincinnati, Ohio’da doğmuş olan Robert Edward Turner III’ün babası güneyli Central Outdoor Advertising Company isimli bir pazarlama şirketinde ücretli çalışmaktaydı. Ted Turner ise erken yaşta Turner Advertising isimli kendi “billboard” pazarlama işini kurdu. Bu şirket oldukça başarılı oldu. Baba Turner ise Turner Advertising’i tüm güney ABD’nin en büyük Billboard şirketi haline getirdi.
Trajik olanı, Ted Turner 24 yaşındayken babası bir gün beklenmedik bir şekilde intihar etti. O sıralar Ted amerika'nın gözde okullarından olan Brown üniversitesinden (okula yatçılıkta bir şampiyonluk kazandırmış olmasına karşın, yurttaki odasına bir kadın aldığı için) atılmış, babasının yanına aile işine daha yeni dönmüştü.
Turner devraldığı işi metanet, esneklik ve soğukkanlılıkla yönetti, ve zor durumda düşmüş billboard reklam şirketini düze çıkardıktan başka, yeni konulara da girişti. 1970 yılında Turner, Atlanta'da bocalamakta olan bir UHF tv yayıncısı olan WJRJ Channel 17, istasyonunu aldı. Adını WTCG (Turner Communications Group ya da espirili lakabı "Watch This Channel Go"(Hele bak şu kanala) olarak değiştirdi. Daha sonra (tv yayın haklarından tasarruf etmek için) Atlanta Braves beyzbol takımını ve Atlanta Hawks basketbol takımlarını da satın aldı.
İşte o sıralarda (1976) Sid Topol, Ted Turner ile tanışarak kendisini uyduya çıkma işinin avantajlarına ikna ediyor. Yılda yaklaşık 1 milyon dolarla ülkedeki neredeyse tüm evlere ulaşılabileceği fikri Ted'e etkileyici geldiği için bu işe hemen girişiyor. Gerçi bir milyon doları da yok ama bu eksiklik onu daha önce de durdurmamış. (Söylendiğine göre Atlanta Braves takımını da hiç para veya hisse vermeden, finansman için takımın bankadaki hesabını kullanarak bir milyon dolara satın almıştı.)
Yasal bir engelle karşılaşmış. Amerika'nın telekom üst kurulu FCC (Federal Communications Commission) bir yayıncının aynı zamanda bir uydu servis sağlayıcısı olmasına izin vermiyor. No problem. Ted Turner bunun için adı Satellite Systems olan yeni bir şirket kurup, o zamanlar üzerinden yayın yapmak istediği Westar uydusunun işletmecisi olan Western Union şirketinin pazarlama genel müdürüne 1 dolar bedelle satıyor. Bu yeni şirket hem transponder hem de yer istasyonlarının finansman sorumluluğunu üstlenerek Turner'in şirketlerini sıkışmaktan kurtarıyor. Çünkü o sırada kendisi $20,000 dolardan hisse satarak gerekli bir milyon doları toparlamakla meşgul.
Gerekli izin teftişleri, onaylar v.s. güçlüklerden sonra Turner'in WTCG-TV 'si sonunda Satcom 1 uydusundan 17 aralık, 1976 tarihinde yayına başlayabiliyor. Kapsama alanı amerika'nın bir kıyısından öbürüne uzanmasına karşın başlangıçta satışı oldukça güç oluyor. Çünkü WTCG-TV'nin yayınları aslında yerel içerikli, ancak Turner'in yenilmez pazarlamacılığı sonunda galip geliyor ve 27'den fazla eyaletteki kablo yayınlarına kanalı satmayı başarıyor. .
Yerel bir istasyonu alıp ülke çapında yayınlamaya başlamak, gerçekten sadece Ted Turner'in başarabileceği kadar güç bir iş. (Turner daha sonra kanalın adını "Superstation(süper istasyon)" yapıyor.). Yine de hayatının en büyük kumarı, yani taç giymesini sağlayan bu değil. 1 Haziran, 1980 tarihinde Turner daha önce hiçbir yerde denenmemiş bir kavram olan -- 24 saatlik haber kanalı -- kavramını yürürlüğe sokuyor. Bununla da o zaman kurulu yerleşik durumda olan üç büyük ulusal yayıncının karşısına rakip olarak çıkıyor. Cable News Network ya da bilinen adıyla CNN gerçekten yayıncılıkta devrim yaratmıştır. Şirket çalıştığı ilk iki yılda zarar etmiş, ancak üçüncü yılında tapi geliyor ve kara geçmeye başlıyor. Daha sonraki büyük haber yıllarında yani Challenger faciası, TienAnMen meydanı olayı ve 1991 körfez krizi yıllarında kanal şahlanıyor. CNN "esas" uluslararası haber kanalı haline gelmiş ve böylece Ted Turner da en bilinen Medya Kralı ünvanını kazanmıştır.
Turner'in kablo yayınlarını uydudan taşıma yolunu açmasıyla diğer bazı yayıncılar, örneğin Discovery Channel'i kuran John Hendricks, de bu işe girişti. Böylece kısa sürede kablo TV dünyası Showtime, USA, Disney Channel, MTV gibi çok sayıda güçlü yeni kanalla doldu taştı. Yeni program seçeneklerinin ortaya çıkması kablo yayıncıları için yeni program paketlerini ve yeni gelir kapılarını ortaya çıkartı. Derken film, belgesel, hatta eski televizyon dizilerinin dağıtımı için yeni bir dağıtım ortamı olarak doğrudan eve yayıncılık yani Direct-to-Home (DTH) ortaya çıktı. Bu şekilde "parasını ödeyenin izleyebileceği" premium sıradışı yayın buketleri hem kablodan, hem de doğrudan uydudan izlenebilir hale geldi.
Turner'i sadece başarıyı yakalamış sıradışı bir işadamı olarak görmek hatalı olur. ABD kablo endüstrisinin tarihi üzerine bir kitap yazan Thomas P. Southwick, bakınız Turner'i nasıl tanımlıyor.
"Ted Turner bir iş adamı gibi değildir, daha çok Hale-Bopp ya da El Niño gibi bir tabiat olayına benzer".
Ancak, kuşkusuz uydu haberleşmesi gibi bu tür teknoloji güdümündeki bir endüstrinin bütünü ele alındığında esas rol oynayan kişiler iğneyle kuyu kazar gibi örüntüyü tamamlayan teknik insanlar, bilim adamları ve mühendislerdir. Yine de teknoloji kendi başına her zaman insani, sosyal ve ekonomik gelişmeye yol açan tek etken değildir. Hiç mümkün görünmeyeni başarmak ve teknolojinin bir üst seviyeye taşınabilmesini sağlamak için çoğu zaman ısrarlı ve vizyon sahibi kişilerin güçlükler karşısında ısrarlı çabaları ve mücadeleleri de gerekir.
Ted Turner böyle bir kişiydi ve iyi ki tek de değildir, ayni kandan daha pek çoğu arkasından gelmektedir.
Uydu yayının tarihi
Türkiye’de Radyo yayınlarının deneme olarak başlatıldığı 1927'den 1937 yılına kadar yayınların kontrolu ""Türk Telsiz ve Telefon A.Ş""'de idi. Bu şirket 1937 yılında kamulaştırıldı(PTT'nin eline geçti). Ondan sonra kontrol 1940 yılında Matbuat Umum Müdürlüğüne devredildi. Bu müdürlük yeniden yapılandırma ve isim değişikliği ile 1943 yılında Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü oldu. 1958 yılında Basın Yayın ve Turizm Bakanlığı oldu. Daha sonra yetki 1964 yılında yeni kurulan Türkiye Radyo ve Televizyon (TRT) kurumuna devredildi.
TRT 1968 yılında ilk olarak Ankara'da VHF bandından günde bir saatlik TV deneme yayınlarına başladı. Birkaç sene içinde de bu yayınlar gündüz boyu sürdürülür hale geldi. Ankara merkezli siyah-beyaz yayın gece en geç 12.00'de İstiklal Marşı ve bayrağın göndere çekilmesiyle kapanmaktaydı.
1982'de ilk renkli TV ve 1990'da teletekst yayınlarına geçildi. 1986 yılında ise TRT-2 istanbul çıkışlı olarak UHF bandından renkli yayın başladı.
11 Kasım 1983 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle Radyo-TV yayınları için milli siyasete uygun ilkelerin benimsenmesi, uygulamanın gözetim, denetim ve değerlendirilmesi bu iş için yeni kurulan "Radyo ve Televizyon Yüksek Kuruluna(RTYK) bırakıldı.
Intelsat, Eutelsat ve Inmarsat
Aslında, uydu haberleşme sistemleri konusunda dünyadaki gelişmeler daha en başından itibaren Türkiye tarafından da dikkatle izlenmekteydi. İlk gerçek zamanlı aktif telekom uydusu Telstar 1’in faaliyete geçmesinden ve ABD kongresinin Haberleşme Uyduları kanununu onaylayıp COMSAT’ı kurmasından(1962) sadece 6 yıl ve INTELSAT’ın 20 Ağustos 1964'de 11 ülkeyle kurulmasından sadece 4 yıl sonra o zamanlar bizim tüm haberleşmeden sorumlu kamu kurumumuz olan PTT 'ye bu konuda çalışma yapması görevi verildi. Bunun üzerine 1968 yılında PTT bünyesi içinde bir "Peyk(uydu) Telekomünikasyon Grup Başmühendisliği" kuruldu. Bu kurumumuzla INTELSAT'a resmen katılmaya karar verdik. Intelsat Kuruluşunun 33.'ncü yılında (1997 Mart) Özbekistan'ın katılmasıyla üye ülke sayısı 141'e ulaşmış olan dünyanın en eski uydu teşkilatı idi. Üye olanlar ve olmayanlar da dahil dünyanın bilinen her ülkesi ve topluluğu INTELSAT’ın bir kısım servislerinden yararlanıyordu. Daha sonra kurumsal statüsü değişip özel şirket haline geldi.
İlk başlarda Türkiye’de hiç bir yer istasyonu yok. Ama o yıllarda Yugoslavya ve İran'ın yer istasyonlarından yararlanarak ABD ile telefon bağlantısı kurulabiliyordu. İlk olarak 1970'lerde Türkiye’de bir yer istasyonu kurulma çalışmalarına başlandı. Nihayet 1976 'da ihale açıldı, 1977'de sonuçlandı ve kurulması 1979 yılında bitirildi. İngiltere ile 11 telefon kanalı bağlantısı olan AKA-1 (Ankara 1) 23 Nisan 1979’da kurularak servise verildi. 1977'de 17 ülkenin katılımıyla kurulan EUTELSAT’a biz de 1985 yılında katıldık. Hisse oranımız 0.47 dolayındaydı. Eutelsat 2 ile çalışan AKA-2 yer istasyonu 3 Kasım 1985 tarihinde hizmete girdi.
1979 yılında gemicilik ve deniz emniyetinin sağlanması amacıyla 26 üye ülkenin katılımıyla INMARSAT oluşturulmuş ve 1982 yılında Marisat uyduları üzerinden çalışan ilk uydu kıyı yer istasyonu servise verilmişti. Türkiye 16 kasım 1989 yılında INMARSAT'a da üye oldu.
İlk Uydu TV çalışmaları
Türkiye'de 1986 yılından itibaren yabancı uydu TV yayınlarının izlenmesini sağlayan çanak antenler hızla yaygınlaşmaya başlamıştı. Ancak o sıralar bireysel çanaklı alıcı sistemini kurabilmek için Telsiz Genel Müdürlüğüne(TGM) başvurup harç ödeyerek izlenen kanalların isimleriyle tevsik edildiği bir ruhsat almak gerekmekteydi.(Ruhsat harcı kanal sayısına göre olduğundan izlenebilen kanal sayısı arttıkça ruhsatın da yenilenmesi söz konusuydu. Harç düşük bir bedel de değildi. Eğer yasal statü bugün aynen devam etseydi tek çanaklı bir uydu sistemi olan her kişinin devlete yüzmilyarlarca lira aylık harç ödemesi gerekecekti.
1989'da çıkarılan 3917 sayılı yasayla TRT'nin vericileri PTT'ye devredildi. Bu arada PTT kablolu yayına geçme ve mevcut telefon şebekesinden yararlanarak uydu yayınlarını abonelere ulaştırma hazırlıklarına başladı. Buna karşılık Radyo Televizyon Yüksek Kurulu da bu dağıtımın yayın kapsamına girdiği, ve bunun da Anayasa'nın 133. maddesindeki "TRT Tekeli'ne" aykırı düştüğü görüşüyle PTT'den projeyi durdurmasını istedi. Ama, RTYK'nın PTT için yaptığı suç duyurusu hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi. 1991 yılı itibariyle yasalar hala özel radyo ve televizyon kuruluşlarının faaliyetlerine izin vermemekteydi. Ancak, 1990 yılı sonlarında Cumhurbaşkanı’nın oğlunun da ortak olduğu Magic Box isimli şirket bir transponder kiralayarak Almanya'dan Star 1 adı altında türkçe yayınlara başladı. Böylece yasal bakımdan olmasa da fiilen özel TV yayınlarına 1990 yılı sonunda başlanmış oldu.
Türkiye 30 kadar Avrupa ülkesince de imzalanan 1989 tarihli Avrupa Sınırötesi Yayın Sözleşmesi’ni 22 Kasım 1993 tarihli bakanlar kurulu kararıyla onayladı. Bu sözleşmenin esasları 3915 sayılı kanun oldu.
İlk milli uydularımız sipariş ediliyor
80'lerin ikinci yarısında, devletimiz uydular sahibi bir uydu işletmecisi olma kararı vermişti, ve ilk olarak 1989 yılında anahtar teslimi proje ihalesine çıkıldı. Fransız Aerospatiale ile 21 Arlık 1990 tarihinde $315 milyon ABD doları bedelli Türk Milli Haberleşme Uyduları Sistemi Sözleşmesi imzalandı,
Fırlatılan ilk uydumuz olan Türksat-1A, Ariane-4 fırlatıcı roketinin üçüncü katındaki arıza nedeniyle kaybedildi (24 Ocak 1994).
Bunun üzerine zaten o sırada üretilmekte olan ikinci uydunun bitirilmesi hızlandırıldı ve ilk olarak TURKSAT 1B uydusu 42 derece doğu konumuna 11 Ağustos 1994 tarihinde yerleştirildi. 10 Ekim 1994 tarihinde hizmete girdi. Ağustos 1996'da Türksat 1C uydusu ile(31.3 Doğu) yer değiştirdi. Bu uydunun Türkiye, Orta Avrupa ve Orta Asya olmak üzere 3 tür hüzmesi vardı. Üç hüzmenin EIRP değerleri sırasıyla 56, 58.5, ve 56.5 dBW dı. Türksat1B uydusunun Ku bantta çalışan 10 tanesi 36MHz, 6 tanesi 72 MHz genişliğinde toplam 16 transponderi bulunuyor. 31.3 konumunda çalıştırılmaya başlandıktan sonra bir ara yurtiçi ve yurtdışı IBS telefon kanalları, 22si dijital, 1'i analog olmak üzere 23 TV kanalı, 7 adet dijital yayında radyo bulunmaktaydı. Halen bu uydumuz ömrünü tamamlamış durumdadır. (Haziran 2005 itibariyle üzerinde sadece bir tek internet (Barracuda) data yayını ile TRT’ye ait 4 ve TT’a ait bir dijital TV aktarma yayını görünmekteydi).
TURKSAT1B uydusunun tesliminin hemen ardından sözleşmenin sigorta maddelerine uygun olarak Aerospatiale tarafından bize yeni bir uydu yapılmaya başlandı. TÜRKSAT1C uydusu 10 Temmuz 1996 yılında fırlatılıp 31.3 doğu konumuna yerleştirildi, yörünge testleri yapıldı. Sonra Türksat 1C ile 1B (17 gün sürdü) yer değiştirip 1C uydusu 42 derece, 1B ise 31.3 doğu yörüngesinde hizmet vermeye başladı. Türksat 1C uydusunda 1B'deki 3 kapsama alanı yerine daha geniş iki kapsama alanı var. Türkiye ve Avrupa ile Türkiye ve Orta Asya arasında doğrudan bağlantı kurabilmek amacıyla batı bölümünde Türkiye ve doğu bölümünde ise Türkiye ve Orta Asyayı kapsamak üzere tasarlandı. Uyduda 2005 Haziran ayı itibariyle 66 dijital TV, 1 analog TV, 28 dijital radyo, ve 1 analog radio ile 3 data yayını bulunuyor.
Birinci nesil çok başarılı oldu düşüncesiyle %51 Türk Telekom, %49 Aerospatiale olmak üzere Monaco'da EURASIASAT kuruldu. Türk Telekom Genel Müdürü aynı zamanda bu şirketin de yönetim kurulu başkanıdır. 1999 yılı sonlarında uydu fırlatılması planlandı. Bu şirket ikinci nesil Türksat 2A (Eurasiasat) uydusunun yaptırılmasına 1998 başı itibariyle başladı. Nitekim 1999 sonunda 2000 yılı başında uydumuz fırlatılmaya çoktan hazırdı, uydunun kiracıları da sözleşme yapmışlar hazır beklemekteydiler. Ancak o sırada Türk Telekom 'un özelleştirilmesi gündemde, bakanlık ise buna karşıydı. Anlaşılamaz nedenler ve teknik gerekçelerle uydunun fırlatılması altı aydan fazla gecikti. Sonunda TT’un o zamanki özelleştirme ihalesi gerçekleştirilemedi.(Çok daha sonra, 2005 yılının ikinci yarısında gerçekleşebilen TT özelleştirmesi sırasında ise Uydular için ayrı bir şirket oluşturularak mülkiyeti ve işletmesi kamu'da bırakıldı).
Sonunda Eurasiasat uydumuz fırlatıldı ve 1 Şubat 2001 tarihinde de faaliyete geçti.
Türksat2A (EURASIASAT-1) uydusu Alcatel Space'in üretiği 3 eksen stabilizeli, SpaceBus 3000B3 platformuna sahiptir. 2001 yılında uzaya gönderilen 93 uydunun üçüncüsü ve genel listeye dünyanın 5932’nci uydusu olarak giren Eurasiasat-1/Türksat2A haberleşme(DBS) uydusu 10 Ocak 2001 günü saat 22.09(UTC) da bir Ariane 44P aracıyla Kourou Uzay Merkezindeki ELA-2 platformundan yola çıkmıştı. 41.9° Doğu yörüngesine yerleştirilen bu uydu, orta Avrupa’dan Hint yarımadasına kadar olan bölgede ses görüntü ve veri aktarımları ile, Doğrudan Eve Yayıncılık(DTH), yapabilen, "BSS ve FSS bantlarında çalışan" 32 transpondere sahip. Yaşlanmış Turksat 1C uydusunun yerine geçen bu uydu 3.4-ton ağırlığında, 9-kW güce sahip, 37 metrelik güneş panelleri bulunuyor.
"Avrupa'da bu güne kadar üretilmiş en güçlü uydu" sloganıyla pazarlaması yapılmaktaydı. Avrupa'yı Asyaya bağlayan en önemli haberleşme ortamı olacağı, 260 milyon dolara mal olduğu, 15 yılda 1 milyar dolar gelir getirmesinin beklendiği söyleniyordu. Uydunun ayak izleri Avrupa-Türkiye ve Avrupa-Orta Asya olan iki sabit hüzmesi ile iki ayarlanabilir hüzmesi var. Şirket merkezinin Monaco'da olması, ve ikincil yer kontrol istasyonunun Alcatel tesisleri içinde olması yabancı müşterilerimizin de epey çok olacağı kabulüne dayalıydı. Ancak, uydunun faaliyete girdiği 2001 şubatında türkiyede çıkan ekonomik kriz nedeniyle kiracı bulmak güçleşmiş, ve uydu fırlatılmasının ancak ikinci yılından sonra belirli bir doluluk oranı yakalayabilmiştir.
Ağustos 2006 itibariyle faal bulunan Türksat 1C ve 2A(Eurasiasat-1) uydularımızın bulunduğu 42 derece doğu konumunda toplam olarak 178 dijital TV kanalı, 99 dijital radyo ve 5 data yayını bulunuyor.
Türkiye'nin bugüne kadar uzaya fırlattığı Türksat uydularının tamamı, aslında Fransa'nın uydu kontenjanı kullanılarak atılmış. Kayıtlarda bu uydular Fransız Uzay Ajansı’nın üzerinde gözüküyor. Türkiye kendi uzay ajansını kurduğu takdirde, uzayda askeri ve ticari uydu bulundurma hakkına sahip olacak. O nedenle Ulusal Havacılık ve Uzay Çalışmaları Konseyi ile kurulan Türk Uzay Ajansı arasındaki, görev alanlarının örtüşmesi sorununa bir çözüm bulunması bekleniyor.
2000 yılının Aralık ayında TT tarafından "bir Amerikan şirketiyle uydular satın almak üzere" sözleşme yapıldığı basında yer almıştı. Uydular Leasing (finansal kiralama) ile alınacak ve, ilki olan ANATOLIA-1 uydusu hemen 50 derece doğu konumuna yerleştirilecekti. Boeing tarafından inşa edilen 601 serisi bir uydu olan ANATOLIA-1 uydusu aslında çalışmaya Endonezya'nın Palapa C1 uydusu olarak başlamıştı. İlk olarak 31 Ocak 1996 'da bir Atlas 2AS booster roketinin ucunda Fransız Guyana'sındaki Kourou'dan fırlatılarak 150ºDoğu konumuna yerleştirildi. (Palapa endonezcede "emeğin meyvası" demek). Ancak maalesef bu uydular uzayda pek fazla verimli olamdılar. Üç tanesi hemen elektriksel arızalarla kaybedildi. Diğer birçoğu da kısmen arızalandı. 24 Kasım 1998'de, yani fırlatılışından üç yıl geçmeden Palapa C1 de elektriksel problemlerle karşılaşdı. Ancak arıza diğerlerinden biraz farklıydı. Akü şarj kontrol devresi sorunluydu. O nedenle dünyanın güneşin hizasından geçtiği eklips zamanlarında aküler şarj olamadığından tam güç kesilmesi oluyordu. (Sağlam uyduda ise güneş enerjisi yok iken birkaç günlüğüne aküler sistemi idare edebiliyorlardı) Yani sadece senede iki defa, altı ayda bir, iki gün transponderlerin yayını kesilmek zorunda. Uydunun bunun dışında tüm fonksiyonları mükemmeldi. Uydu bu arızası nedeniyle Endonezyalı kullanıcısı tarafından sigortaya "kullanılamaz" olarak deklare edilmişti. Endonezyanın adaları arasında haberleşme bağlantısını yürüttüğü üç yıldan sonra faaliyet dışı kalıp, sigorta tarafından parası ödendi. Uydu sigorta şirketinin malı oldu. Ocak 1999 yılında Hughes Global Services uyduyu satın aldı, ve adını HGS3 yaptı. Kullanılabilir duruma getirmeye çalıştı. Ancak uydu tamirden sonra da senede 88 günün gece 11'den 2’ye kadar olan 3 saatlik dönemlerinde yeterli enerji bulamaz durumdaydı. Yine de toplam sürenin %96'sında verimli ve tüm transponderleri tam faaldi.
Anatolia – 1 'in yörüngedeki temsili resmi
Kalitel isimli Amerika’da kayıtlı (hemen o sıralarda kurulan) bir şirket, Aralık 2000'de HGS 3 uydusunu Hughes'den leasing'le alıp, leasing'le TürkTelekom'a satmış. (Şirketin bu uyduyu alıp TT'a satma dışında hiçbir faaliyeti görünmüyor). Uydu Hughes tarafından adı Anatolia-1 yapılıp 50º Doğu konumuna yerleştirilip bırakıldı. 12 Şubat 2001'de faaliyete girdi. Faaliyet denince, bir ara Rustavi diye bir kanal göründü, belki bazı aktarmalar oldu, ama genel anlamda 50 derecede iken bu uydunun bir faaliyeti olduğu söylenemez.
Ağustos 2002 tarihine gelindiğinde ise leasing süresinin bittiği, Türkiye’nin bu uyduya artık gereksinimi olmadığı deklare edildi. Uyduya Pakistan talip oldu. Pakistan'ın da Nisan 2003 tarihine kadar işgal etmesi gereken bir 38'derece slotu vardı (eğer oraya bir uydu yerleştiremez ise elinden çıkacaktı). Aslında Pakistan daha önce ihmal edip kendisine tahsis edilmiş olan 4 slotu kaybetmiş durumdaydı. Bu slot kendisine kalan sonuncu slottu. O yüzden vakitlice eski ANATOLIA-1 uydusunu alıp adını PAKSAT 1 olarak değiştirtip 38 derece doğu slotuna yerleştirdi. Pakistan bu uyduyu 5 yıllığına leasingle tuttu. 5 yıl dolmadan PAKSAT-2 yi yapıp yerine koymak niyetinde olduğu söyleniyor. Uydunun şu andaki durumda hepsi faal 30 C bandı transponderi (artı 8 yedek), 6 Ku bandı(10950-14490) transponderi bulunuyor. Ku transponderlerin 4'ü normal bant, ikisi üst bantta çalışıyordu. Bant genişliği 72MHz, gücü 50 dBW (10990 / 11150 / 11490 / 11650 Mhz frekanslarına yayın koyulabilir durumda idi)
Bu arada şaşırtıcı bir konu da adı NEWSAT yapılan bir başka eski PALAPA uydusunun Türkiyenin 42.5 derece doğudaki slotuna yerleştirilmesi idi. Uyduda ISkySat isimli bir şirkete ait iki transponderde iki adet C bandı data yayını yeralmaktaydı..
Askeri görüntüleme ve haber alma ihtiyaçları kapsamında İsrail ile yapılan askeri anlaşmalar çerçevesinde İsrail'in keşif uydusu Ofeq-3 ile Suriye'nin kuzey kısımlarından Kıbrıs'a kadar çeşitli bölgelere ilişkin görüntü bilgilerini alabildiğimiz kabul ediliyor. Ancak israil'n 2000 aralığında başarıyla yerleştirilen EROS-A1 ticari uydusu 2 Megapiksel çözünürlüğüne sahip. Bunlar da ticari olarak temin edilebilir.
Eurasiasat – 1 'in 4 hüzme çanağı açık görünümü
Çeşitli kamu kurumlarının bir Milli Uzay Ajansı kurulması, Türkiye’de uydular yapılması gibi niyet ve gayretleri var. Tübitak'ın Bilten araştırma enstitüsünün yapmak istediği uydu için gereken teknik bilgi ve eğitimi verecek şirket olarak da İngiltere'den Surrey Satellite Technology Ltd. (SSTL) seçilmiş. Bu şirket daha önce Kore, Portekiz, Şili, Tayland, Malezya ve Çin ile benzer işbirliklerini başarıyla gerçekleştirmiş ve eğitim vererek ürettiği uzaktan algılama kapasitesi olan 5-6 tane mikro uydu uzaya yerleştirilmiş. BiltenSAT anlaşması 14 milyon dolar. Proje uydunun güneş yörüngeli 650km yüksekliğe yerleştirilmesini, taşıyacağı CCD kameraların da 12M piksel çözünürlükte pan görüntü algılama yeteneğine sahip olmasını öngörüyor. Multispektral çözünürlük 26m, 2Mbps hızla S-bandından gönderecek. Ayrıca türk tasarım ve üretimi bir bilimsel yükü taşıyor.
Üniversiteler, araştırma kuruluşları ve sivil kamu kuruluşlarının orta çözünürlüklü Landsat, SPOT, IRS, ERS ve Radarsat görüntülerine gereksinimleri sürekli artmaktadır. Haritacılık, Bitki, ziraat verim çalışmaları, kıyı şeridi gözlemesi, v.s...Daha önce bu görüntüler yabancı kaynaklar veya onların yerli temsilcileri üzerinden temin edilmekteydi. 1997 yılının Ocak ayında küçük bir yer istasyonu amerikan SMARTech şirketinden(anahtar teslimi) alındı. Gebze'ye kuruldu. Halen Tübitak'ın Marmara Araştırma Merkezi(MAM) 'a ait olan Uzaktan Algılama ve Sayısal Görüntüleme Laboratuarı(UZALGIL) tarafından işletilmektedir. Bu tesis esas olarak NOAA uydularından düşük çözünürlüklü AVHRR görüntüleri almakta kulanılmaktadır.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Maslak Kampüsü’nde inşası birkaç sene önce bitirilen 13m çaplı çanağa sahip uydu yer istasyonu Elektrik Elektronik Mühendisliği Fakültesi’ne ait. Datron Advanced Technologies tarafından 10 milyon dolardan fazla bir maliyetle yapılmış. Ancak istasyonun işletme giderleri ve çeşitli (Landsat, SPOT, IRS, ERS ve Radarsat) sivil uydulardan veri alabilmesi için gereken lisans ücretlerinin yüksekliği fakülteyi batırma noktasına getirmiş.
Bir diğer büyük yer istasyonu da Gölbaşında(Ankara), bir ABD'li görüntüleme şirketinin yan kuruluşu Space Imaging Eurasia tarafından E-Systems şirketi için yapıldı. Bu şirket Lockheed Martin ile birlikte Space Imaging şirketinin önemli ortağı. İstasyonun sahibi ve işleticisi olan türk şirketi Inta Uzay Sistemleri. Şirketin %51 hissesi Çukurova ile %49’u Uydusan şirketlerine ait. İstasyonun niye kurulduğu biraz tartışmalı idi, çünkü Orta, Güney ve Doğu Avrupa ile Yakın ve Orta Doğu bölgeleri halen Atina'da bulunan Space Imaging Europe (SIE) tarafından kapsanıyor. Orta Doğunun geri kalanı için de Dubai'de kurulu Space Imaging Middle East (SIME ) var. Esasen bu iki istasyonun kapsama alanları birbiriyle fazlasıyla çakışma içinde. O nedenle Türkiye'de kurulu üçüncü bir istasyona hiç gerek olmadığı düşünülüyordu. Öte yandan Orta Doğu bölgesindeki IKONOS yüksek çözünürlüklü görüntü satışlarının en büyük kısmının savunma ve istihbarat birimlerine yapıldığı biliniyor.
Çeşitli yorumcular türk savunma yetkililerinin IKONOS uydusundan görüntü alma işinin bir Yunan teşkilatının kontrolünde olmasını istemediklerini, o nedenle bu yer istasyonunun Ankara'da kurulmasının esas nedeninin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin isteği olduğu görüşünde birleşiyorlar.
26 Şubat 2001 tarihindeki Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Türkiye'nin uzay faaliyetlerini organize etmek üzere Türkiye Uzay Ajansı kurulmasına karar verildi. Ajans’ın ABD'deki NASA ve Avrupa'daki ESA'ya benzemesi isteniyor. Ayrı ayrı dönemlerde Ulaştırma Bakanlığı ve TÜBİTAK bünyesinde başlatılan uzay ajansı kurma faaliyetleri, uzun süre ilgisizlik yüzünden sonuçlandırılamamış. Türkiye'nin uzaydan askeri ve ticari alanda faydalanması için öncelikle bir "uzay ajansına" sahip olması gerektiğinin üzerinde duran Genelkurmay ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı, konuyu gündeme getiriyor. Hükümetin de onaylamasıyla, "Türk Uzay Kurumu" (TUK) kurulmasına karar veriliyor. Ancak, TUK ile ilgili brifingin MGK'ya, Hava Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı tarafından verilmesi, yeni kurumun bu kuvvet komutanlığına bağlı "askeri bir birim olacağı" yorumlarına neden olurken, bilim adamları, TUK'un dünyadaki diğer ajanslar gibi "sivil ve özerk" olmasının "şart" olduğunu vurguluyorlar. TUK'un; ODTÜ, İTÜ, TÜBİTAK ve Ulaştırma Bakanlığı ile yakın ilişki içinde olması gerektiği belirtiliyor. Genelkurmay'ın bir uzay ajansı kurulması üzerinde durmasının ardında, uzay ajansı olmayan ülkelerin, uzaya askeri ya da ticari amaçlı uydu fırlatamaması gerçeği yatıyor. Türkiye, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile uzayda işbirliği kurma konusunda çalışmalara başladı. Türkiye ile ESA arasındaki 'Dış Uzayın Barışçıl Amaçlarla İncelenmesi ve Kullanılması Konusunda İşbirliği Anlaşması' TBMM Başkanlığı'na sunuldu(Ocak 2005).
Uzayın sismolojik araştırma, yeni enerji kaynaklarının bulunması, telekomünikasyon gibi amaçlarla kullanımı konusunda işbirliği için imzalanan anlaşmayla, ortak projeler ve eğitim imkânlarının geliştirilmesinin yolu açılacak.
TRT 1968 yılında ilk olarak Ankara'da VHF bandından günde bir saatlik TV deneme yayınlarına başladı. Birkaç sene içinde de bu yayınlar gündüz boyu sürdürülür hale geldi. Ankara merkezli siyah-beyaz yayın gece en geç 12.00'de İstiklal Marşı ve bayrağın göndere çekilmesiyle kapanmaktaydı.
1982'de ilk renkli TV ve 1990'da teletekst yayınlarına geçildi. 1986 yılında ise TRT-2 istanbul çıkışlı olarak UHF bandından renkli yayın başladı.
11 Kasım 1983 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle Radyo-TV yayınları için milli siyasete uygun ilkelerin benimsenmesi, uygulamanın gözetim, denetim ve değerlendirilmesi bu iş için yeni kurulan "Radyo ve Televizyon Yüksek Kuruluna(RTYK) bırakıldı.
Intelsat, Eutelsat ve Inmarsat
Aslında, uydu haberleşme sistemleri konusunda dünyadaki gelişmeler daha en başından itibaren Türkiye tarafından da dikkatle izlenmekteydi. İlk gerçek zamanlı aktif telekom uydusu Telstar 1’in faaliyete geçmesinden ve ABD kongresinin Haberleşme Uyduları kanununu onaylayıp COMSAT’ı kurmasından(1962) sadece 6 yıl ve INTELSAT’ın 20 Ağustos 1964'de 11 ülkeyle kurulmasından sadece 4 yıl sonra o zamanlar bizim tüm haberleşmeden sorumlu kamu kurumumuz olan PTT 'ye bu konuda çalışma yapması görevi verildi. Bunun üzerine 1968 yılında PTT bünyesi içinde bir "Peyk(uydu) Telekomünikasyon Grup Başmühendisliği" kuruldu. Bu kurumumuzla INTELSAT'a resmen katılmaya karar verdik. Intelsat Kuruluşunun 33.'ncü yılında (1997 Mart) Özbekistan'ın katılmasıyla üye ülke sayısı 141'e ulaşmış olan dünyanın en eski uydu teşkilatı idi. Üye olanlar ve olmayanlar da dahil dünyanın bilinen her ülkesi ve topluluğu INTELSAT’ın bir kısım servislerinden yararlanıyordu. Daha sonra kurumsal statüsü değişip özel şirket haline geldi.
İlk başlarda Türkiye’de hiç bir yer istasyonu yok. Ama o yıllarda Yugoslavya ve İran'ın yer istasyonlarından yararlanarak ABD ile telefon bağlantısı kurulabiliyordu. İlk olarak 1970'lerde Türkiye’de bir yer istasyonu kurulma çalışmalarına başlandı. Nihayet 1976 'da ihale açıldı, 1977'de sonuçlandı ve kurulması 1979 yılında bitirildi. İngiltere ile 11 telefon kanalı bağlantısı olan AKA-1 (Ankara 1) 23 Nisan 1979’da kurularak servise verildi. 1977'de 17 ülkenin katılımıyla kurulan EUTELSAT’a biz de 1985 yılında katıldık. Hisse oranımız 0.47 dolayındaydı. Eutelsat 2 ile çalışan AKA-2 yer istasyonu 3 Kasım 1985 tarihinde hizmete girdi.
1979 yılında gemicilik ve deniz emniyetinin sağlanması amacıyla 26 üye ülkenin katılımıyla INMARSAT oluşturulmuş ve 1982 yılında Marisat uyduları üzerinden çalışan ilk uydu kıyı yer istasyonu servise verilmişti. Türkiye 16 kasım 1989 yılında INMARSAT'a da üye oldu.
İlk Uydu TV çalışmaları
Türkiye'de 1986 yılından itibaren yabancı uydu TV yayınlarının izlenmesini sağlayan çanak antenler hızla yaygınlaşmaya başlamıştı. Ancak o sıralar bireysel çanaklı alıcı sistemini kurabilmek için Telsiz Genel Müdürlüğüne(TGM) başvurup harç ödeyerek izlenen kanalların isimleriyle tevsik edildiği bir ruhsat almak gerekmekteydi.(Ruhsat harcı kanal sayısına göre olduğundan izlenebilen kanal sayısı arttıkça ruhsatın da yenilenmesi söz konusuydu. Harç düşük bir bedel de değildi. Eğer yasal statü bugün aynen devam etseydi tek çanaklı bir uydu sistemi olan her kişinin devlete yüzmilyarlarca lira aylık harç ödemesi gerekecekti.
1989'da çıkarılan 3917 sayılı yasayla TRT'nin vericileri PTT'ye devredildi. Bu arada PTT kablolu yayına geçme ve mevcut telefon şebekesinden yararlanarak uydu yayınlarını abonelere ulaştırma hazırlıklarına başladı. Buna karşılık Radyo Televizyon Yüksek Kurulu da bu dağıtımın yayın kapsamına girdiği, ve bunun da Anayasa'nın 133. maddesindeki "TRT Tekeli'ne" aykırı düştüğü görüşüyle PTT'den projeyi durdurmasını istedi. Ama, RTYK'nın PTT için yaptığı suç duyurusu hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi. 1991 yılı itibariyle yasalar hala özel radyo ve televizyon kuruluşlarının faaliyetlerine izin vermemekteydi. Ancak, 1990 yılı sonlarında Cumhurbaşkanı’nın oğlunun da ortak olduğu Magic Box isimli şirket bir transponder kiralayarak Almanya'dan Star 1 adı altında türkçe yayınlara başladı. Böylece yasal bakımdan olmasa da fiilen özel TV yayınlarına 1990 yılı sonunda başlanmış oldu.
Türkiye 30 kadar Avrupa ülkesince de imzalanan 1989 tarihli Avrupa Sınırötesi Yayın Sözleşmesi’ni 22 Kasım 1993 tarihli bakanlar kurulu kararıyla onayladı. Bu sözleşmenin esasları 3915 sayılı kanun oldu.
İlk milli uydularımız sipariş ediliyor
80'lerin ikinci yarısında, devletimiz uydular sahibi bir uydu işletmecisi olma kararı vermişti, ve ilk olarak 1989 yılında anahtar teslimi proje ihalesine çıkıldı. Fransız Aerospatiale ile 21 Arlık 1990 tarihinde $315 milyon ABD doları bedelli Türk Milli Haberleşme Uyduları Sistemi Sözleşmesi imzalandı,
Fırlatılan ilk uydumuz olan Türksat-1A, Ariane-4 fırlatıcı roketinin üçüncü katındaki arıza nedeniyle kaybedildi (24 Ocak 1994).
Bunun üzerine zaten o sırada üretilmekte olan ikinci uydunun bitirilmesi hızlandırıldı ve ilk olarak TURKSAT 1B uydusu 42 derece doğu konumuna 11 Ağustos 1994 tarihinde yerleştirildi. 10 Ekim 1994 tarihinde hizmete girdi. Ağustos 1996'da Türksat 1C uydusu ile(31.3 Doğu) yer değiştirdi. Bu uydunun Türkiye, Orta Avrupa ve Orta Asya olmak üzere 3 tür hüzmesi vardı. Üç hüzmenin EIRP değerleri sırasıyla 56, 58.5, ve 56.5 dBW dı. Türksat1B uydusunun Ku bantta çalışan 10 tanesi 36MHz, 6 tanesi 72 MHz genişliğinde toplam 16 transponderi bulunuyor. 31.3 konumunda çalıştırılmaya başlandıktan sonra bir ara yurtiçi ve yurtdışı IBS telefon kanalları, 22si dijital, 1'i analog olmak üzere 23 TV kanalı, 7 adet dijital yayında radyo bulunmaktaydı. Halen bu uydumuz ömrünü tamamlamış durumdadır. (Haziran 2005 itibariyle üzerinde sadece bir tek internet (Barracuda) data yayını ile TRT’ye ait 4 ve TT’a ait bir dijital TV aktarma yayını görünmekteydi).
TURKSAT1B uydusunun tesliminin hemen ardından sözleşmenin sigorta maddelerine uygun olarak Aerospatiale tarafından bize yeni bir uydu yapılmaya başlandı. TÜRKSAT1C uydusu 10 Temmuz 1996 yılında fırlatılıp 31.3 doğu konumuna yerleştirildi, yörünge testleri yapıldı. Sonra Türksat 1C ile 1B (17 gün sürdü) yer değiştirip 1C uydusu 42 derece, 1B ise 31.3 doğu yörüngesinde hizmet vermeye başladı. Türksat 1C uydusunda 1B'deki 3 kapsama alanı yerine daha geniş iki kapsama alanı var. Türkiye ve Avrupa ile Türkiye ve Orta Asya arasında doğrudan bağlantı kurabilmek amacıyla batı bölümünde Türkiye ve doğu bölümünde ise Türkiye ve Orta Asyayı kapsamak üzere tasarlandı. Uyduda 2005 Haziran ayı itibariyle 66 dijital TV, 1 analog TV, 28 dijital radyo, ve 1 analog radio ile 3 data yayını bulunuyor.
Birinci nesil çok başarılı oldu düşüncesiyle %51 Türk Telekom, %49 Aerospatiale olmak üzere Monaco'da EURASIASAT kuruldu. Türk Telekom Genel Müdürü aynı zamanda bu şirketin de yönetim kurulu başkanıdır. 1999 yılı sonlarında uydu fırlatılması planlandı. Bu şirket ikinci nesil Türksat 2A (Eurasiasat) uydusunun yaptırılmasına 1998 başı itibariyle başladı. Nitekim 1999 sonunda 2000 yılı başında uydumuz fırlatılmaya çoktan hazırdı, uydunun kiracıları da sözleşme yapmışlar hazır beklemekteydiler. Ancak o sırada Türk Telekom 'un özelleştirilmesi gündemde, bakanlık ise buna karşıydı. Anlaşılamaz nedenler ve teknik gerekçelerle uydunun fırlatılması altı aydan fazla gecikti. Sonunda TT’un o zamanki özelleştirme ihalesi gerçekleştirilemedi.(Çok daha sonra, 2005 yılının ikinci yarısında gerçekleşebilen TT özelleştirmesi sırasında ise Uydular için ayrı bir şirket oluşturularak mülkiyeti ve işletmesi kamu'da bırakıldı).
Sonunda Eurasiasat uydumuz fırlatıldı ve 1 Şubat 2001 tarihinde de faaliyete geçti.
Türksat2A (EURASIASAT-1) uydusu Alcatel Space'in üretiği 3 eksen stabilizeli, SpaceBus 3000B3 platformuna sahiptir. 2001 yılında uzaya gönderilen 93 uydunun üçüncüsü ve genel listeye dünyanın 5932’nci uydusu olarak giren Eurasiasat-1/Türksat2A haberleşme(DBS) uydusu 10 Ocak 2001 günü saat 22.09(UTC) da bir Ariane 44P aracıyla Kourou Uzay Merkezindeki ELA-2 platformundan yola çıkmıştı. 41.9° Doğu yörüngesine yerleştirilen bu uydu, orta Avrupa’dan Hint yarımadasına kadar olan bölgede ses görüntü ve veri aktarımları ile, Doğrudan Eve Yayıncılık(DTH), yapabilen, "BSS ve FSS bantlarında çalışan" 32 transpondere sahip. Yaşlanmış Turksat 1C uydusunun yerine geçen bu uydu 3.4-ton ağırlığında, 9-kW güce sahip, 37 metrelik güneş panelleri bulunuyor.
"Avrupa'da bu güne kadar üretilmiş en güçlü uydu" sloganıyla pazarlaması yapılmaktaydı. Avrupa'yı Asyaya bağlayan en önemli haberleşme ortamı olacağı, 260 milyon dolara mal olduğu, 15 yılda 1 milyar dolar gelir getirmesinin beklendiği söyleniyordu. Uydunun ayak izleri Avrupa-Türkiye ve Avrupa-Orta Asya olan iki sabit hüzmesi ile iki ayarlanabilir hüzmesi var. Şirket merkezinin Monaco'da olması, ve ikincil yer kontrol istasyonunun Alcatel tesisleri içinde olması yabancı müşterilerimizin de epey çok olacağı kabulüne dayalıydı. Ancak, uydunun faaliyete girdiği 2001 şubatında türkiyede çıkan ekonomik kriz nedeniyle kiracı bulmak güçleşmiş, ve uydu fırlatılmasının ancak ikinci yılından sonra belirli bir doluluk oranı yakalayabilmiştir.
Ağustos 2006 itibariyle faal bulunan Türksat 1C ve 2A(Eurasiasat-1) uydularımızın bulunduğu 42 derece doğu konumunda toplam olarak 178 dijital TV kanalı, 99 dijital radyo ve 5 data yayını bulunuyor.
Türkiye'nin bugüne kadar uzaya fırlattığı Türksat uydularının tamamı, aslında Fransa'nın uydu kontenjanı kullanılarak atılmış. Kayıtlarda bu uydular Fransız Uzay Ajansı’nın üzerinde gözüküyor. Türkiye kendi uzay ajansını kurduğu takdirde, uzayda askeri ve ticari uydu bulundurma hakkına sahip olacak. O nedenle Ulusal Havacılık ve Uzay Çalışmaları Konseyi ile kurulan Türk Uzay Ajansı arasındaki, görev alanlarının örtüşmesi sorununa bir çözüm bulunması bekleniyor.
2000 yılının Aralık ayında TT tarafından "bir Amerikan şirketiyle uydular satın almak üzere" sözleşme yapıldığı basında yer almıştı. Uydular Leasing (finansal kiralama) ile alınacak ve, ilki olan ANATOLIA-1 uydusu hemen 50 derece doğu konumuna yerleştirilecekti. Boeing tarafından inşa edilen 601 serisi bir uydu olan ANATOLIA-1 uydusu aslında çalışmaya Endonezya'nın Palapa C1 uydusu olarak başlamıştı. İlk olarak 31 Ocak 1996 'da bir Atlas 2AS booster roketinin ucunda Fransız Guyana'sındaki Kourou'dan fırlatılarak 150ºDoğu konumuna yerleştirildi. (Palapa endonezcede "emeğin meyvası" demek). Ancak maalesef bu uydular uzayda pek fazla verimli olamdılar. Üç tanesi hemen elektriksel arızalarla kaybedildi. Diğer birçoğu da kısmen arızalandı. 24 Kasım 1998'de, yani fırlatılışından üç yıl geçmeden Palapa C1 de elektriksel problemlerle karşılaşdı. Ancak arıza diğerlerinden biraz farklıydı. Akü şarj kontrol devresi sorunluydu. O nedenle dünyanın güneşin hizasından geçtiği eklips zamanlarında aküler şarj olamadığından tam güç kesilmesi oluyordu. (Sağlam uyduda ise güneş enerjisi yok iken birkaç günlüğüne aküler sistemi idare edebiliyorlardı) Yani sadece senede iki defa, altı ayda bir, iki gün transponderlerin yayını kesilmek zorunda. Uydunun bunun dışında tüm fonksiyonları mükemmeldi. Uydu bu arızası nedeniyle Endonezyalı kullanıcısı tarafından sigortaya "kullanılamaz" olarak deklare edilmişti. Endonezyanın adaları arasında haberleşme bağlantısını yürüttüğü üç yıldan sonra faaliyet dışı kalıp, sigorta tarafından parası ödendi. Uydu sigorta şirketinin malı oldu. Ocak 1999 yılında Hughes Global Services uyduyu satın aldı, ve adını HGS3 yaptı. Kullanılabilir duruma getirmeye çalıştı. Ancak uydu tamirden sonra da senede 88 günün gece 11'den 2’ye kadar olan 3 saatlik dönemlerinde yeterli enerji bulamaz durumdaydı. Yine de toplam sürenin %96'sında verimli ve tüm transponderleri tam faaldi.
Anatolia – 1 'in yörüngedeki temsili resmi
Kalitel isimli Amerika’da kayıtlı (hemen o sıralarda kurulan) bir şirket, Aralık 2000'de HGS 3 uydusunu Hughes'den leasing'le alıp, leasing'le TürkTelekom'a satmış. (Şirketin bu uyduyu alıp TT'a satma dışında hiçbir faaliyeti görünmüyor). Uydu Hughes tarafından adı Anatolia-1 yapılıp 50º Doğu konumuna yerleştirilip bırakıldı. 12 Şubat 2001'de faaliyete girdi. Faaliyet denince, bir ara Rustavi diye bir kanal göründü, belki bazı aktarmalar oldu, ama genel anlamda 50 derecede iken bu uydunun bir faaliyeti olduğu söylenemez.
Ağustos 2002 tarihine gelindiğinde ise leasing süresinin bittiği, Türkiye’nin bu uyduya artık gereksinimi olmadığı deklare edildi. Uyduya Pakistan talip oldu. Pakistan'ın da Nisan 2003 tarihine kadar işgal etmesi gereken bir 38'derece slotu vardı (eğer oraya bir uydu yerleştiremez ise elinden çıkacaktı). Aslında Pakistan daha önce ihmal edip kendisine tahsis edilmiş olan 4 slotu kaybetmiş durumdaydı. Bu slot kendisine kalan sonuncu slottu. O yüzden vakitlice eski ANATOLIA-1 uydusunu alıp adını PAKSAT 1 olarak değiştirtip 38 derece doğu slotuna yerleştirdi. Pakistan bu uyduyu 5 yıllığına leasingle tuttu. 5 yıl dolmadan PAKSAT-2 yi yapıp yerine koymak niyetinde olduğu söyleniyor. Uydunun şu andaki durumda hepsi faal 30 C bandı transponderi (artı 8 yedek), 6 Ku bandı(10950-14490) transponderi bulunuyor. Ku transponderlerin 4'ü normal bant, ikisi üst bantta çalışıyordu. Bant genişliği 72MHz, gücü 50 dBW (10990 / 11150 / 11490 / 11650 Mhz frekanslarına yayın koyulabilir durumda idi)
Bu arada şaşırtıcı bir konu da adı NEWSAT yapılan bir başka eski PALAPA uydusunun Türkiyenin 42.5 derece doğudaki slotuna yerleştirilmesi idi. Uyduda ISkySat isimli bir şirkete ait iki transponderde iki adet C bandı data yayını yeralmaktaydı..
Askeri görüntüleme ve haber alma ihtiyaçları kapsamında İsrail ile yapılan askeri anlaşmalar çerçevesinde İsrail'in keşif uydusu Ofeq-3 ile Suriye'nin kuzey kısımlarından Kıbrıs'a kadar çeşitli bölgelere ilişkin görüntü bilgilerini alabildiğimiz kabul ediliyor. Ancak israil'n 2000 aralığında başarıyla yerleştirilen EROS-A1 ticari uydusu 2 Megapiksel çözünürlüğüne sahip. Bunlar da ticari olarak temin edilebilir.
Eurasiasat – 1 'in 4 hüzme çanağı açık görünümü
Çeşitli kamu kurumlarının bir Milli Uzay Ajansı kurulması, Türkiye’de uydular yapılması gibi niyet ve gayretleri var. Tübitak'ın Bilten araştırma enstitüsünün yapmak istediği uydu için gereken teknik bilgi ve eğitimi verecek şirket olarak da İngiltere'den Surrey Satellite Technology Ltd. (SSTL) seçilmiş. Bu şirket daha önce Kore, Portekiz, Şili, Tayland, Malezya ve Çin ile benzer işbirliklerini başarıyla gerçekleştirmiş ve eğitim vererek ürettiği uzaktan algılama kapasitesi olan 5-6 tane mikro uydu uzaya yerleştirilmiş. BiltenSAT anlaşması 14 milyon dolar. Proje uydunun güneş yörüngeli 650km yüksekliğe yerleştirilmesini, taşıyacağı CCD kameraların da 12M piksel çözünürlükte pan görüntü algılama yeteneğine sahip olmasını öngörüyor. Multispektral çözünürlük 26m, 2Mbps hızla S-bandından gönderecek. Ayrıca türk tasarım ve üretimi bir bilimsel yükü taşıyor.
Üniversiteler, araştırma kuruluşları ve sivil kamu kuruluşlarının orta çözünürlüklü Landsat, SPOT, IRS, ERS ve Radarsat görüntülerine gereksinimleri sürekli artmaktadır. Haritacılık, Bitki, ziraat verim çalışmaları, kıyı şeridi gözlemesi, v.s...Daha önce bu görüntüler yabancı kaynaklar veya onların yerli temsilcileri üzerinden temin edilmekteydi. 1997 yılının Ocak ayında küçük bir yer istasyonu amerikan SMARTech şirketinden(anahtar teslimi) alındı. Gebze'ye kuruldu. Halen Tübitak'ın Marmara Araştırma Merkezi(MAM) 'a ait olan Uzaktan Algılama ve Sayısal Görüntüleme Laboratuarı(UZALGIL) tarafından işletilmektedir. Bu tesis esas olarak NOAA uydularından düşük çözünürlüklü AVHRR görüntüleri almakta kulanılmaktadır.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Maslak Kampüsü’nde inşası birkaç sene önce bitirilen 13m çaplı çanağa sahip uydu yer istasyonu Elektrik Elektronik Mühendisliği Fakültesi’ne ait. Datron Advanced Technologies tarafından 10 milyon dolardan fazla bir maliyetle yapılmış. Ancak istasyonun işletme giderleri ve çeşitli (Landsat, SPOT, IRS, ERS ve Radarsat) sivil uydulardan veri alabilmesi için gereken lisans ücretlerinin yüksekliği fakülteyi batırma noktasına getirmiş.
Bir diğer büyük yer istasyonu da Gölbaşında(Ankara), bir ABD'li görüntüleme şirketinin yan kuruluşu Space Imaging Eurasia tarafından E-Systems şirketi için yapıldı. Bu şirket Lockheed Martin ile birlikte Space Imaging şirketinin önemli ortağı. İstasyonun sahibi ve işleticisi olan türk şirketi Inta Uzay Sistemleri. Şirketin %51 hissesi Çukurova ile %49’u Uydusan şirketlerine ait. İstasyonun niye kurulduğu biraz tartışmalı idi, çünkü Orta, Güney ve Doğu Avrupa ile Yakın ve Orta Doğu bölgeleri halen Atina'da bulunan Space Imaging Europe (SIE) tarafından kapsanıyor. Orta Doğunun geri kalanı için de Dubai'de kurulu Space Imaging Middle East (SIME ) var. Esasen bu iki istasyonun kapsama alanları birbiriyle fazlasıyla çakışma içinde. O nedenle Türkiye'de kurulu üçüncü bir istasyona hiç gerek olmadığı düşünülüyordu. Öte yandan Orta Doğu bölgesindeki IKONOS yüksek çözünürlüklü görüntü satışlarının en büyük kısmının savunma ve istihbarat birimlerine yapıldığı biliniyor.
Çeşitli yorumcular türk savunma yetkililerinin IKONOS uydusundan görüntü alma işinin bir Yunan teşkilatının kontrolünde olmasını istemediklerini, o nedenle bu yer istasyonunun Ankara'da kurulmasının esas nedeninin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin isteği olduğu görüşünde birleşiyorlar.
26 Şubat 2001 tarihindeki Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Türkiye'nin uzay faaliyetlerini organize etmek üzere Türkiye Uzay Ajansı kurulmasına karar verildi. Ajans’ın ABD'deki NASA ve Avrupa'daki ESA'ya benzemesi isteniyor. Ayrı ayrı dönemlerde Ulaştırma Bakanlığı ve TÜBİTAK bünyesinde başlatılan uzay ajansı kurma faaliyetleri, uzun süre ilgisizlik yüzünden sonuçlandırılamamış. Türkiye'nin uzaydan askeri ve ticari alanda faydalanması için öncelikle bir "uzay ajansına" sahip olması gerektiğinin üzerinde duran Genelkurmay ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı, konuyu gündeme getiriyor. Hükümetin de onaylamasıyla, "Türk Uzay Kurumu" (TUK) kurulmasına karar veriliyor. Ancak, TUK ile ilgili brifingin MGK'ya, Hava Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanlığı tarafından verilmesi, yeni kurumun bu kuvvet komutanlığına bağlı "askeri bir birim olacağı" yorumlarına neden olurken, bilim adamları, TUK'un dünyadaki diğer ajanslar gibi "sivil ve özerk" olmasının "şart" olduğunu vurguluyorlar. TUK'un; ODTÜ, İTÜ, TÜBİTAK ve Ulaştırma Bakanlığı ile yakın ilişki içinde olması gerektiği belirtiliyor. Genelkurmay'ın bir uzay ajansı kurulması üzerinde durmasının ardında, uzay ajansı olmayan ülkelerin, uzaya askeri ya da ticari amaçlı uydu fırlatamaması gerçeği yatıyor. Türkiye, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile uzayda işbirliği kurma konusunda çalışmalara başladı. Türkiye ile ESA arasındaki 'Dış Uzayın Barışçıl Amaçlarla İncelenmesi ve Kullanılması Konusunda İşbirliği Anlaşması' TBMM Başkanlığı'na sunuldu(Ocak 2005).
Uzayın sismolojik araştırma, yeni enerji kaynaklarının bulunması, telekomünikasyon gibi amaçlarla kullanımı konusunda işbirliği için imzalanan anlaşmayla, ortak projeler ve eğitim imkânlarının geliştirilmesinin yolu açılacak.
Thursday, November 23, 2006
16.11.2006 24.11.2006 TPS AES POLSAT KEYLERİ
16/11/2006 21:07 54c305fd0252d1d87984fd07809464bf
16/11/2006 21:22 72bdf8564990d34cd6125a76be5f12a7
16/11/2006 21:40 C9468cd60801a330b87476bb70dd0901
16/11/2006 22:16 C6b37d938bc8df792d125c4e074df44e
16/11/2006 22:29 035b60121e497e09b89dc4b5b13be0c3
16/11/2006 22:56 Cb6c2c3b01d0197c41104e40bf6b9b77
16/11/2006 23:09 7bf241229b3dc212db943202c517ae80
16/11/2006 23:29 03e7da82245401086739644f837143cb
17/11/2006 00:05 057a0c502cd65f7bd33776ec8b01eb8c
17/11/2006 00:23 Eca7e5cbc9c8960ad63875997c290888
17/11/2006 00:35 Be3b01cad3baae426c57d5f8db842b97
17/11/2006 01:07 312e40cac4af6978b5e88a12f2ed15f9
17/11/2006 01:26 C9c5849253d95a265fbb87ecdb63b1a0
17/11/2006 05:24 9e427f8f9c7cc9fbc68d9dbdf23b7bd4
17/11/2006 05:47 Eb5b46f62429b3cd8bb10f01b10d1313
17/11/2006 06:53 Ee6051729ce3b0c0a4db3f85f3078c33
17/11/2006 08:40 7ecebbcd120a63d74508e3583895eb58
17/11/2006 10:09 8a83aa1233fc3628f0f7e295a83c13aa
17/11/2006 11:14 F25c42add7bd86ed5076bbcbe8cb7706
17/11/2006 11:59 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
17/11/2006 12:18 314065b010bfa26cf88bc188d0558889
17/11/2006 13:11 D67f27000c49fe57ed8316809a522a1c
17/11/2006 13:25 99d5df86c26c0ba1fede961c8ae285a0
17/11/2006 14:25 993a309cb86695a8e5e5e739d24f88ff
17/11/2006 14:44 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
17/11/2006 15:22 641959ecb0ac97ba0b814f6d4f519ff3
17/11/2006 16:06 1d5c92e918c8c53bf949eac3408dd418
17/11/2006 16:39 B36601290430c68f9cf1ed2b74c91b7d
17/11/2006 17:08 A6025f813a4efcfccac8aafb125af1e6
17/11/2006 17:53 Efaf1bc1cdee59eea55e46629d91d122
17/11/2006 18:07 3f26c251a1236ce2314f02213168df48
17/11/2006 18:39 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
17/11/2006 18:51 9b3895ee0503c8db2da969af7546fb1e
17/11/2006 19:11 8d7412d0530a5e54ff0ce101e36e428f
17/11/2006 19:34 179fd11be22593dce01ebdd482f1ca09
17/11/2006 19:51 06218347aad33612a93d85eeff4694c4
17/11/2006 20:14 B66d932e309474ea88cdb2264ea3ad8e
17/11/2006 20:44 Ae417f0599b970f0666d631ebc8cf06e
17/11/2006 20:58 Fa932ca8b0e890e7a2ac6fb2e57d011e
17/11/2006 21:31 4a46559da413f0362082623a185f39e7
17/11/2006 21:51 849ee3d49e31de7bce55ddd1be81b382
17/11/2006 22:16 B052df9ff3231f5a618d5f5e1feee1f5
17/11/2006 22:32 29a27c72cd7dbf056781bb584c3e879d
17/11/2006 22:51 83a70912ea8e5cf86f8d093ad71a7e89
17/11/2006 23:22 920868d5158adb441a300e01ed372819
17/11/2006 23:40 62ef78f04414284081809f3696b1af5f
18/11/2006 00:04 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
18/11/2006 00:27 1d06498dc8e6d42c93d7e4ddcc3421e8
18/11/2006 00:41 63b02509e2327ff2ff59f4ec20a8fc17
18/11/2006 01:04 63d213ceb7c60fb9cc9f2daa48b26992
18/11/2006 01:22 C9627bb6e974a994c7ae1573f4e09e4b
18/11/2006 01:50 3ffef1a168a5feef2fd4e718c514f4fb
18/11/2006 02:56 E214cc9cfc4e40037a59eb4da9ef0ffa
18/11/2006 04:30 04008b913dbd2caa1f06eeee36e52fda
18/11/2006 04:56 Bdeb3851a4d1328eacc270ec8427744b
18/11/2006 06:51 D02621f7dfae65bd17b2ffebfc1ec106
18/11/2006 07:47 Ad5dfd308fe49d33ba8f1494d752deaa
18/11/2006 08:57 63b02509e2327ff2ff59f4ec20a8fc17
18/11/2006 10:52 12f0ec3833699ec4d146fd900eafa635
18/11/2006 11:10 885a4d8766dc0c4c0645fedf61cb8944
18/11/2006 12:03 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
18/11/2006 12:29 0c9a25cdc98be5cbdd15b3afc3431c34
18/11/2006 12:59 E65e894050e42d53df0593dc0e526c4c
18/11/2006 13:28 B66d932e309474ea88cdb2264ea3ad8e
18/11/2006 14:15 6f244c8a7b724a37455739db2b2ba0cb
18/11/2006 14:34 8b0a8ccd4940b2cfc83d6f154eacd18b
18/11/2006 15:17 6359fdfcdc2e15c217fd88e116592bf6
18/11/2006 15:46 Fa932ca8b0e890e7a2ac6fb2e57d011e
18/11/2006 16:25 B5e290ac3f9637f9f7ab72fd66177b3d
18/11/2006 17:14 6f2111cf0ea3a5c2bb66790a834a0465
18/11/2006 17:36 21731a0266961bd99e5f126652b70e8d
18/11/2006 18:16 8ac887b543bd2b52db4e20a4cbaf05ae
18/11/2006 18:25 F4e2af1d82287a1fc47c80f8b9bfc531
18/11/2006 18:58 99d5df86c26c0ba1fede961c8ae285a0
18/11/2006 19:14 9cc9d81fd66368a828f6e7eeee3c63a1
18/11/2006 19:38 36078d8ce0ebe3fd64cf9836d8b65295
18/11/2006 19:55 7049014f2a68f14f2377b1fafde9d0a7
18/11/2006 20:18 0db36f3419eeb9cb5b7469fd5591bdd0
18/11/2006 20:42 F7b894b0f9de2342b285040405923161
18/11/2006 20:58 24a9ef4118d8922ba769acd752221af6
18/11/2006 21:31 Ae8b20bdc985a10dded96b2981af73d9
18/11/2006 21:41 Efc85c3139ea1a714bddda14eb9a1fe8
18/11/2006 22:08 9e2d93e73c4e98d5646afbf42c5d0454
18/11/2006 22:27 F8dd9d8bb26cad4a7543a907ce9444c5
18/11/2006 23:01 A6025f813a4efcfccac8aafb125af1e6
18/11/2006 23:21 Afadb6191f472f1a709d8b74b9fb746b
18/11/2006 23:44 8fc1c28bbf8ed19131a74b725eeaceb8
18/11/2006 23:53 C76f1b9c55f72f998d8588d2656ecad6
19/11/2006 00:27 5b86b36d85a26e5dd3c8e3feb5728242
19/11/2006 00:37 6a8009f7c470ee8830dfd11251213532
19/11/2006 01:03 65fea15fa08a4392c0f25e29af14da4c
19/11/2006 01:25 Cb3e0714497a020cd17554f07990763d
19/11/2006 01:43 6359fdfcdc2e15c217fd88e116592bf6
19/11/2006 02:27 04008b913dbd2caa1f06eeee36e52fda
19/11/2006 03:50 65fea15fa08a4392c0f25e29af14da4c
19/11/2006 04:58 8b0a8ccd4940b2cfc83d6f154eacd18b
19/11/2006 06:24 83a70912ea8e5cf86f8d093ad71a7e89
19/11/2006 08:20 405dc7e389873d1671f0defaad7d82b1
19/11/2006 08:41 B052df9ff3231f5a618d5f5e1feee1f5
19/11/2006 10:23 72a2ad5317ae7b999ae9a19f69bb5d89
19/11/2006 11:23 A1712e118e1666dbd947bf673e9a69a8
19/11/2006 11:52 55e9e45e6683819580005e09c682e4cf
19/11/2006 12:14 6179d1e5a758a94883ecc00b37057438
19/11/2006 13:14 F856b6a90344b97e81987dca2c5874f4
19/11/2006 13:30 4f29aeb03336490fcd2028edd8b48c28
19/11/2006 14:08 C79d07113d200bb7f2d7ef20b5e6e236
19/11/2006 14:48 27e161283dee6c21d6bc33891c692dd7
19/11/2006 15:20 A2a5d9eab2b1b97eda64b6b6867e140b
19/11/2006 15:51 Fdb1d86da6bb9fe599703bf20f12a550
19/11/2006 16:17 F5b8c7c0e5bbc8c01679823154cfbb7a
19/11/2006 17:20 1a6b7d2f64f815d70a1f6937e0352fbe
19/11/2006 17:27 267e411ab9e8050c8e13db06bdb8314f
19/11/2006 18:12 B8807d765407bfba2c5e5ea7428bbfcc
19/11/2006 18:38 F8dd9d8bb26cad4a7543a907ce9444c5
19/11/2006 18:56 5d8ad8e95258f2d1df34583a62d99d0a
19/11/2006 19:13 B814efa6d33bd56087320b6f3bed7ceb
19/11/2006 19:39 E12f3e8a15afa448e6b8f6cc904a98c8
19/11/2006 19:53 D98df867212511be35ad814cda433c8f
19/11/2006 20:14 0c2574e4482d9f7f705fa1eeda9458fb
19/11/2006 20:39 90a67b2c805fade639dcb17682a7f483
19/11/2006 21:12 45676a5c7dd1487721522c2a2dccec47
19/11/2006 21:24 E99af76ebd290c31850262cfa57014f8
19/11/2006 21:54 F4e2af1d82287a1fc47c80f8b9bfc531
19/11/2006 22:08 8c37246af73bb4148b79961250c47ddc
19/11/2006 22:38 4e38f523e211c41098474827fc29c4d1
19/11/2006 22:51 36078d8ce0ebe3fd64cf9836d8b65295
19/11/2006 23:19 1a6b7d2f64f815d70a1f6937e0352fbe
19/11/2006 23:36 F7a5eeef03d16191d906a8c11da83f83
19/11/2006 23:51 6d1d909ba9ce466d1669cd21f8d8ece0
20/11/2006 00:19 5b52edd7c1f6f4daf1209cf230244ba9
20/11/2006 00:50 D91365a6b243c57d52e61d1a199c5721
20/11/2006 01:08 Bd28efbd4ff671d6c35e5a020682cb9a
20/11/2006 01:22 1bb1be1176a2c07a6e18dba18e2d1fa3
20/11/2006 01:41 E828de9903f5a395aec35a860f62538d
20/11/2006 02:57 Fdb1d86da6bb9fe599703bf20f12a550
20/11/2006 04:07 70ced6f45ab08a90222439fc1aafe721
20/11/2006 04:59 1bc8679ce17d3e5d89bc87b191bd3b1a
20/11/2006 07:01 F23765dbecfb9a1b3fb7fe08efe98e82
20/11/2006 07:50 A2a5d9eab2b1b97eda64b6b6867e140b
20/11/2006 08:48 267e411ab9e8050c8e13db06bdb8314f
20/11/2006 10:12 Ac5abce91a28b35ad22a783294c6b1cc
20/11/2006 11:24 Ac16c586a07113e583610b5353dc4aa5
20/11/2006 11:55 D394ab23605f19aae866ead2520084f1
20/11/2006 12:37 1fe9b1620bf459af8bbf05a553264b1d
20/11/2006 13:00 A6025f813a4efcfccac8aafb125af1e6
20/11/2006 13:28 F8dd9d8bb26cad4a7543a907ce9444c5
20/11/2006 13:58 38acef10fa5352de251bd9f8b514c54b
20/11/2006 14:34 Cadc86c881a3c84539a919619a6532ec
20/11/2006 15:26 4e38f523e211c41098474827fc29c4d1
20/11/2006 15:57 D394ab23605f19aae866ead2520084f1
20/11/2006 16:40 F4e2af1d82287a1fc47c80f8b9bfc531
20/11/2006 17:02 4e38f523e211c41098474827fc29c4d1
20/11/2006 17:42 1e93bfd06f66b6ea8a023743010dee62
20/11/2006 18:11 2ef1d4264b0b502a96cf1f1f8d73fce2
20/11/2006 18:37 A2a5d9eab2b1b97eda64b6b6867e140b
20/11/2006 18:56 366fe7d45d9ef613dec05c3da2ef628d
20/11/2006 19:13 1278219e720a690ab4a21655bd2e1b36
20/11/2006 19:34 1bc8679ce17d3e5d89bc87b191bd3b1a
20/11/2006 20:00 6f2111cf0ea3a5c2bb66790a834a0465
20/11/2006 20:13 19e12d7eebb64ce66a2c326ee1784b79
20/11/2006 20:46 48fe9629444a676e380b58a90baff086
20/11/2006 21:07 6150aa70fe035ef135553f6e63720a26
20/11/2006 21:32 6cdd5a64e39e6ca5bafc95d691262563
20/11/2006 21:43 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
20/11/2006 22:14 8ad8919303bdc06bd49e361c173baa64
20/11/2006 22:25 E12f3e8a15afa448e6b8f6cc904a98c8
20/11/2006 22:52 405dc7e389873d1671f0defaad7d82b1
20/11/2006 23:10 C55e824fdac4276b209926e456332499
20/11/2006 23:35 7ecebbcd120a63d74508e3583895eb58
20/11/2006 23:54 Ac16c586a07113e583610b5353dc4aa5
21/11/2006 00:18 Eb5b46f62429b3cd8bb10f01b10d1313
21/11/2006 00:38 4cd279c1cc7d686b8d03238d6687c543
21/11/2006 01:07 6179d1e5a758a94883ecc00b37057438
21/11/2006 01:31 C452a0b57c64e504680546a3179ec774
21/11/2006 01:50 34e18b546d0f15bcbe77d099495cf2a3
21/11/2006 03:11 B66d932e309474ea88cdb2264ea3ad8e
21/11/2006 03:54 1bc8679ce17d3e5d89bc87b191bd3b1a
21/11/2006 05:10 Ac5abce91a28b35ad22a783294c6b1cc
21/11/2006 06:30 6f6783f7a16e95937523b68d69d301b7
21/11/2006 07:38 Db7a9c447d232ea1f901d8d14912c821
21/11/2006 09:18 Dfd97bce8d893eeff4b9bcfe39da61bf
21/11/2006 10:11 E9c49adcca7d6684c2fbf423018e6e91
21/11/2006 11:14 F8c160645dfb7b808bbfd83181b39f8e
21/11/2006 12:01 7ecebbcd120a63d74508e3583895eb58
21/11/2006 12:37 6968977853996ef3e9bdc24a8ffafd48
21/11/2006 13:10 891f397a47ca93e589d226ffa7c6d812
21/11/2006 13:30 Efaf1bc1cdee59eea55e46629d91d122
21/11/2006 14:13 36078d8ce0ebe3fd64cf9836d8b65295
21/11/2006 14:51 641959ecb0ac97ba0b814f6d4f519ff3
21/11/2006 15:34 Bdeb3851a4d1328eacc270ec8427744b
21/11/2006 16:05 652f1fe5ae502dd432b81873e28861f9
21/11/2006 16:31 05766d6a210f831e6be76bd3a8f0e6a3
21/11/2006 17:16 891f397a47ca93e589d226ffa7c6d812
21/11/2006 17:41 D003a724634cfbdacaa63c27c543e66c
21/11/2006 18:03 C10796bb628b3cbc71d55efac47639f6
21/11/2006 18:28 E12f3e8a15afa448e6b8f6cc904a98c8
21/11/2006 18:51 4a66e13a3fd6d7ee1f96dee5f2992f62
21/11/2006 19:11 Db578df492d1fb84b13e4bc6bb5d537e
21/11/2006 19:34 8d7412d0530a5e54ff0ce101e36e428f
21/11/2006 19:59 E760f0762b7b8c9b3fb74f3c7b562f48
21/11/2006 20:22 D195a64f373906ab2fe9d9e0fc9a69f5
21/11/2006 20:43 885a4d8766dc0c4c0645fedf61cb8944
21/11/2006 21:06 01f99f8cfc6d68653e023c068c8d59d5
21/11/2006 21:22 4f29aeb03336490fcd2028edd8b48c28
21/11/2006 21:40 Ac5abce91a28b35ad22a783294c6b1cc
21/11/2006 22:13 9e30eb47f630dc2f2301f5fcc9c40d13
21/11/2006 22:31 48fe9629444a676e380b58a90baff086
21/11/2006 22:54 04c08a435679bbaecdd00d1a82776373
21/11/2006 23:19 490b1f9fe395c3e62b759719e3bfe93b
21/11/2006 23:37 B1c90f64cd15c56375ccbd1ecd6b1724
21/11/2006 23:54 0db36f3419eeb9cb5b7469fd5591bdd0
22/11/2006 00:23 Abb50d41679c4f3ad9c687137205b060
22/11/2006 00:50 71c216fd7cecd2c283ca59347a157a27
22/11/2006 01:11 9e427f8f9c7cc9fbc68d9dbdf23b7bd4
22/11/2006 01:31 F59f7d57944d422750236b76371b9690
22/11/2006 01:49 3fb5db29da467c2c9d1d3a04bb0089a8
22/11/2006 02:56 D67f27000c49fe57ed8316809a522a1c
22/11/2006 04:22 179fd11be22593dce01ebdd482f1ca09
22/11/2006 05:16 6a8009f7c470ee8830dfd11251213532
22/11/2006 06:09 907da261c8bfa951866eb91ff0285429
22/11/2006 08:22 8f16aacb978ca6e8957dcfb1674cf0cd
22/11/2006 08:31 Ac16c586a07113e583610b5353dc4aa5
22/11/2006 10:24 5b43ff3fe4f68cdfefe19defe91ae75a
22/11/2006 11:08 64b108d3fe837a6bad507271c7612932
22/11/2006 12:05 C76f1b9c55f72f998d8588d2656ecad6
22/11/2006 12:30 F48102f4be8049c88b19c342eb43b712
22/11/2006 13:04 Ad0e79c897a901a667e86689d2a5a844
22/11/2006 13:44 6179d1e5a758a94883ecc00b37057438
22/11/2006 14:23 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
22/11/2006 14:42 55e9e45e6683819580005e09c682e4cf
22/11/2006 15:18 8a83aa1233fc3628f0f7e295a83c13aa
22/11/2006 16:02 8c368cbe2a50fe1016a658f53312b561
22/11/2006 16:20 F7b894b0f9de2342b285040405923161
22/11/2006 17:10 3fb5db29da467c2c9d1d3a04bb0089a8
22/11/2006 17:32 6d1d909ba9ce466d1669cd21f8d8ece0
22/11/2006 18:12 849ee3d49e31de7bce55ddd1be81b382
22/11/2006 18:38 71c216fd7cecd2c283ca59347a157a27
22/11/2006 18:46 1620833e930192b98ffd3e9144ca08d1
22/11/2006 19:11 6d466fc5a1c93ed988543b018a6bc8ac
22/11/2006 19:31 C79d07113d200bb7f2d7ef20b5e6e236
22/11/2006 19:55 C76f1b9c55f72f998d8588d2656ecad6
22/11/2006 20:26 C9b989d58307dfd2e014efb512d1fefe
22/11/2006 20:44 C9b989d58307dfd2e014efb512d1fefe
22/11/2006 21:09 A4b273f6e2c8a3e021e305bab6d64aa5
22/11/2006 21:18 D348e0bb1f18cfe0d3a753541edeeb34
22/11/2006 21:44 179fd11be22593dce01ebdd482f1ca09
22/11/2006 22:10 4a4a161beb5a93fed15227797f0b277b
22/11/2006 22:29 B9dd47f50f08f3debb309a3f5b715539
22/11/2006 23:01 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
22/11/2006 23:10 F11b0cc465bc221b477f13f6f9fba8a6
22/11/2006 23:42 63d213ceb7c60fb9cc9f2daa48b26992
22/11/2006 23:54 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
23/11/2006 00:13 Cd899908ac8d270aba330d28c98c3a67
23/11/2006 00:48 Bd28efbd4ff671d6c35e5a020682cb9a
23/11/2006 01:00 D98df867212511be35ad814cda433c8f
23/11/2006 01:33 Dfd97bce8d893eeff4b9bcfe39da61bf
23/11/2006 01:46 828ff854baa975375ea35ae81637f73f
23/11/2006 02:10 8ad8919303bdc06bd49e361c173baa64
23/11/2006 04:23 1cd6be426accbbe4b5d0a6a1753a9a3b
23/11/2006 05:35 57693e643f78d635225924f23ec28eb3
23/11/2006 05:56 C48abddc6708191260af5102d774cbb6
23/11/2006 08:02 D90584a08fa4144d0787598572f691d3
23/11/2006 08:55 3fb5db29da467c2c9d1d3a04bb0089a8
23/11/2006 09:56 4a16ea6c947fdeda29823e7782385f28
23/11/2006 11:29 Ba46d16bb8bfc28616194f4a803290f1
23/11/2006 12:00 Ae417f0599b970f0666d631ebc8cf06e
23/11/2006 12:32 F2a3a41105aed494b74e1228a7f7002f
23/11/2006 12:50 E214cc9cfc4e40037a59eb4da9ef0ffa
23/11/2006 13:24 1278219e720a690ab4a21655bd2e1b36
23/11/2006 14:12 1dc844cc12b56e304e36299117a9680d
23/11/2006 14:39 04c08a435679bbaecdd00d1a82776373
23/11/2006 15:30 Abb50d41679c4f3ad9c687137205b060
23/11/2006 16:07 E29eb0da7c171635e490abce63418ed2
23/11/2006 16:29 A00b0fcdbd57110eb7f0513b8df1e780
23/11/2006 17:06 5b43ff3fe4f68cdfefe19defe91ae75a
23/11/2006 17:28 85a4220bc2c228a77833ebe4b6c0ba60
23/11/2006 18:16 E69a439734af3b61eaab78aec1406a87
23/11/2006 18:39 72a2ad5317ae7b999ae9a19f69bb5d89
23/11/2006 18:46 F9c71ba95b46ab6d034276277b2d79f8
23/11/2006 19:20 0f55be0d9f065a05c2a21e8c7b5ac893
23/11/2006 19:29 F5b8c7c0e5bbc8c01679823154cfbb7a
23/11/2006 20:03 F89a599792712daa129548a12dd34230
23/11/2006 20:26 Bdeb3851a4d1328eacc270ec8427744b
23/11/2006 20:40 4a46559da413f0362082623a185f39e7
23/11/2006 21:00 39529ffe788e292c1ff1995ab74ad73f
23/11/2006 21:32 0d2adc139fc921cc55bbafcbefe9df14
23/11/2006 21:41 F2508841a03992399a2acea99919a292
23/11/2006 22:05 Efc85c3139ea1a714bddda14eb9a1fe8
23/11/2006 22:31 4fcb098776454dad4d435bea04099e25
23/11/2006 22:55 4a4a161beb5a93fed15227797f0b277b
23/11/2006 23:18 90a67b2c805fade639dcb17682a7f483
23/11/2006 23:34 F2508841a03992399a2acea99919a292
23/11/2006 23:58 4a46559da413f0362082623a185f39e7
24/11/2006 00:22 853a44e0a21981097e68f6abbcb4c4c7
24/11/2006 00:36 57693e643f78d635225924f23ec28eb3
24/11/2006 01:12 9e427f8f9c7cc9fbc68d9dbdf23b7bd4
24/11/2006 01:30 99d43b035bde656aaa2b3dc22f1f7dc8
16/11/2006 21:22 72bdf8564990d34cd6125a76be5f12a7
16/11/2006 21:40 C9468cd60801a330b87476bb70dd0901
16/11/2006 22:16 C6b37d938bc8df792d125c4e074df44e
16/11/2006 22:29 035b60121e497e09b89dc4b5b13be0c3
16/11/2006 22:56 Cb6c2c3b01d0197c41104e40bf6b9b77
16/11/2006 23:09 7bf241229b3dc212db943202c517ae80
16/11/2006 23:29 03e7da82245401086739644f837143cb
17/11/2006 00:05 057a0c502cd65f7bd33776ec8b01eb8c
17/11/2006 00:23 Eca7e5cbc9c8960ad63875997c290888
17/11/2006 00:35 Be3b01cad3baae426c57d5f8db842b97
17/11/2006 01:07 312e40cac4af6978b5e88a12f2ed15f9
17/11/2006 01:26 C9c5849253d95a265fbb87ecdb63b1a0
17/11/2006 05:24 9e427f8f9c7cc9fbc68d9dbdf23b7bd4
17/11/2006 05:47 Eb5b46f62429b3cd8bb10f01b10d1313
17/11/2006 06:53 Ee6051729ce3b0c0a4db3f85f3078c33
17/11/2006 08:40 7ecebbcd120a63d74508e3583895eb58
17/11/2006 10:09 8a83aa1233fc3628f0f7e295a83c13aa
17/11/2006 11:14 F25c42add7bd86ed5076bbcbe8cb7706
17/11/2006 11:59 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
17/11/2006 12:18 314065b010bfa26cf88bc188d0558889
17/11/2006 13:11 D67f27000c49fe57ed8316809a522a1c
17/11/2006 13:25 99d5df86c26c0ba1fede961c8ae285a0
17/11/2006 14:25 993a309cb86695a8e5e5e739d24f88ff
17/11/2006 14:44 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
17/11/2006 15:22 641959ecb0ac97ba0b814f6d4f519ff3
17/11/2006 16:06 1d5c92e918c8c53bf949eac3408dd418
17/11/2006 16:39 B36601290430c68f9cf1ed2b74c91b7d
17/11/2006 17:08 A6025f813a4efcfccac8aafb125af1e6
17/11/2006 17:53 Efaf1bc1cdee59eea55e46629d91d122
17/11/2006 18:07 3f26c251a1236ce2314f02213168df48
17/11/2006 18:39 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
17/11/2006 18:51 9b3895ee0503c8db2da969af7546fb1e
17/11/2006 19:11 8d7412d0530a5e54ff0ce101e36e428f
17/11/2006 19:34 179fd11be22593dce01ebdd482f1ca09
17/11/2006 19:51 06218347aad33612a93d85eeff4694c4
17/11/2006 20:14 B66d932e309474ea88cdb2264ea3ad8e
17/11/2006 20:44 Ae417f0599b970f0666d631ebc8cf06e
17/11/2006 20:58 Fa932ca8b0e890e7a2ac6fb2e57d011e
17/11/2006 21:31 4a46559da413f0362082623a185f39e7
17/11/2006 21:51 849ee3d49e31de7bce55ddd1be81b382
17/11/2006 22:16 B052df9ff3231f5a618d5f5e1feee1f5
17/11/2006 22:32 29a27c72cd7dbf056781bb584c3e879d
17/11/2006 22:51 83a70912ea8e5cf86f8d093ad71a7e89
17/11/2006 23:22 920868d5158adb441a300e01ed372819
17/11/2006 23:40 62ef78f04414284081809f3696b1af5f
18/11/2006 00:04 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
18/11/2006 00:27 1d06498dc8e6d42c93d7e4ddcc3421e8
18/11/2006 00:41 63b02509e2327ff2ff59f4ec20a8fc17
18/11/2006 01:04 63d213ceb7c60fb9cc9f2daa48b26992
18/11/2006 01:22 C9627bb6e974a994c7ae1573f4e09e4b
18/11/2006 01:50 3ffef1a168a5feef2fd4e718c514f4fb
18/11/2006 02:56 E214cc9cfc4e40037a59eb4da9ef0ffa
18/11/2006 04:30 04008b913dbd2caa1f06eeee36e52fda
18/11/2006 04:56 Bdeb3851a4d1328eacc270ec8427744b
18/11/2006 06:51 D02621f7dfae65bd17b2ffebfc1ec106
18/11/2006 07:47 Ad5dfd308fe49d33ba8f1494d752deaa
18/11/2006 08:57 63b02509e2327ff2ff59f4ec20a8fc17
18/11/2006 10:52 12f0ec3833699ec4d146fd900eafa635
18/11/2006 11:10 885a4d8766dc0c4c0645fedf61cb8944
18/11/2006 12:03 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
18/11/2006 12:29 0c9a25cdc98be5cbdd15b3afc3431c34
18/11/2006 12:59 E65e894050e42d53df0593dc0e526c4c
18/11/2006 13:28 B66d932e309474ea88cdb2264ea3ad8e
18/11/2006 14:15 6f244c8a7b724a37455739db2b2ba0cb
18/11/2006 14:34 8b0a8ccd4940b2cfc83d6f154eacd18b
18/11/2006 15:17 6359fdfcdc2e15c217fd88e116592bf6
18/11/2006 15:46 Fa932ca8b0e890e7a2ac6fb2e57d011e
18/11/2006 16:25 B5e290ac3f9637f9f7ab72fd66177b3d
18/11/2006 17:14 6f2111cf0ea3a5c2bb66790a834a0465
18/11/2006 17:36 21731a0266961bd99e5f126652b70e8d
18/11/2006 18:16 8ac887b543bd2b52db4e20a4cbaf05ae
18/11/2006 18:25 F4e2af1d82287a1fc47c80f8b9bfc531
18/11/2006 18:58 99d5df86c26c0ba1fede961c8ae285a0
18/11/2006 19:14 9cc9d81fd66368a828f6e7eeee3c63a1
18/11/2006 19:38 36078d8ce0ebe3fd64cf9836d8b65295
18/11/2006 19:55 7049014f2a68f14f2377b1fafde9d0a7
18/11/2006 20:18 0db36f3419eeb9cb5b7469fd5591bdd0
18/11/2006 20:42 F7b894b0f9de2342b285040405923161
18/11/2006 20:58 24a9ef4118d8922ba769acd752221af6
18/11/2006 21:31 Ae8b20bdc985a10dded96b2981af73d9
18/11/2006 21:41 Efc85c3139ea1a714bddda14eb9a1fe8
18/11/2006 22:08 9e2d93e73c4e98d5646afbf42c5d0454
18/11/2006 22:27 F8dd9d8bb26cad4a7543a907ce9444c5
18/11/2006 23:01 A6025f813a4efcfccac8aafb125af1e6
18/11/2006 23:21 Afadb6191f472f1a709d8b74b9fb746b
18/11/2006 23:44 8fc1c28bbf8ed19131a74b725eeaceb8
18/11/2006 23:53 C76f1b9c55f72f998d8588d2656ecad6
19/11/2006 00:27 5b86b36d85a26e5dd3c8e3feb5728242
19/11/2006 00:37 6a8009f7c470ee8830dfd11251213532
19/11/2006 01:03 65fea15fa08a4392c0f25e29af14da4c
19/11/2006 01:25 Cb3e0714497a020cd17554f07990763d
19/11/2006 01:43 6359fdfcdc2e15c217fd88e116592bf6
19/11/2006 02:27 04008b913dbd2caa1f06eeee36e52fda
19/11/2006 03:50 65fea15fa08a4392c0f25e29af14da4c
19/11/2006 04:58 8b0a8ccd4940b2cfc83d6f154eacd18b
19/11/2006 06:24 83a70912ea8e5cf86f8d093ad71a7e89
19/11/2006 08:20 405dc7e389873d1671f0defaad7d82b1
19/11/2006 08:41 B052df9ff3231f5a618d5f5e1feee1f5
19/11/2006 10:23 72a2ad5317ae7b999ae9a19f69bb5d89
19/11/2006 11:23 A1712e118e1666dbd947bf673e9a69a8
19/11/2006 11:52 55e9e45e6683819580005e09c682e4cf
19/11/2006 12:14 6179d1e5a758a94883ecc00b37057438
19/11/2006 13:14 F856b6a90344b97e81987dca2c5874f4
19/11/2006 13:30 4f29aeb03336490fcd2028edd8b48c28
19/11/2006 14:08 C79d07113d200bb7f2d7ef20b5e6e236
19/11/2006 14:48 27e161283dee6c21d6bc33891c692dd7
19/11/2006 15:20 A2a5d9eab2b1b97eda64b6b6867e140b
19/11/2006 15:51 Fdb1d86da6bb9fe599703bf20f12a550
19/11/2006 16:17 F5b8c7c0e5bbc8c01679823154cfbb7a
19/11/2006 17:20 1a6b7d2f64f815d70a1f6937e0352fbe
19/11/2006 17:27 267e411ab9e8050c8e13db06bdb8314f
19/11/2006 18:12 B8807d765407bfba2c5e5ea7428bbfcc
19/11/2006 18:38 F8dd9d8bb26cad4a7543a907ce9444c5
19/11/2006 18:56 5d8ad8e95258f2d1df34583a62d99d0a
19/11/2006 19:13 B814efa6d33bd56087320b6f3bed7ceb
19/11/2006 19:39 E12f3e8a15afa448e6b8f6cc904a98c8
19/11/2006 19:53 D98df867212511be35ad814cda433c8f
19/11/2006 20:14 0c2574e4482d9f7f705fa1eeda9458fb
19/11/2006 20:39 90a67b2c805fade639dcb17682a7f483
19/11/2006 21:12 45676a5c7dd1487721522c2a2dccec47
19/11/2006 21:24 E99af76ebd290c31850262cfa57014f8
19/11/2006 21:54 F4e2af1d82287a1fc47c80f8b9bfc531
19/11/2006 22:08 8c37246af73bb4148b79961250c47ddc
19/11/2006 22:38 4e38f523e211c41098474827fc29c4d1
19/11/2006 22:51 36078d8ce0ebe3fd64cf9836d8b65295
19/11/2006 23:19 1a6b7d2f64f815d70a1f6937e0352fbe
19/11/2006 23:36 F7a5eeef03d16191d906a8c11da83f83
19/11/2006 23:51 6d1d909ba9ce466d1669cd21f8d8ece0
20/11/2006 00:19 5b52edd7c1f6f4daf1209cf230244ba9
20/11/2006 00:50 D91365a6b243c57d52e61d1a199c5721
20/11/2006 01:08 Bd28efbd4ff671d6c35e5a020682cb9a
20/11/2006 01:22 1bb1be1176a2c07a6e18dba18e2d1fa3
20/11/2006 01:41 E828de9903f5a395aec35a860f62538d
20/11/2006 02:57 Fdb1d86da6bb9fe599703bf20f12a550
20/11/2006 04:07 70ced6f45ab08a90222439fc1aafe721
20/11/2006 04:59 1bc8679ce17d3e5d89bc87b191bd3b1a
20/11/2006 07:01 F23765dbecfb9a1b3fb7fe08efe98e82
20/11/2006 07:50 A2a5d9eab2b1b97eda64b6b6867e140b
20/11/2006 08:48 267e411ab9e8050c8e13db06bdb8314f
20/11/2006 10:12 Ac5abce91a28b35ad22a783294c6b1cc
20/11/2006 11:24 Ac16c586a07113e583610b5353dc4aa5
20/11/2006 11:55 D394ab23605f19aae866ead2520084f1
20/11/2006 12:37 1fe9b1620bf459af8bbf05a553264b1d
20/11/2006 13:00 A6025f813a4efcfccac8aafb125af1e6
20/11/2006 13:28 F8dd9d8bb26cad4a7543a907ce9444c5
20/11/2006 13:58 38acef10fa5352de251bd9f8b514c54b
20/11/2006 14:34 Cadc86c881a3c84539a919619a6532ec
20/11/2006 15:26 4e38f523e211c41098474827fc29c4d1
20/11/2006 15:57 D394ab23605f19aae866ead2520084f1
20/11/2006 16:40 F4e2af1d82287a1fc47c80f8b9bfc531
20/11/2006 17:02 4e38f523e211c41098474827fc29c4d1
20/11/2006 17:42 1e93bfd06f66b6ea8a023743010dee62
20/11/2006 18:11 2ef1d4264b0b502a96cf1f1f8d73fce2
20/11/2006 18:37 A2a5d9eab2b1b97eda64b6b6867e140b
20/11/2006 18:56 366fe7d45d9ef613dec05c3da2ef628d
20/11/2006 19:13 1278219e720a690ab4a21655bd2e1b36
20/11/2006 19:34 1bc8679ce17d3e5d89bc87b191bd3b1a
20/11/2006 20:00 6f2111cf0ea3a5c2bb66790a834a0465
20/11/2006 20:13 19e12d7eebb64ce66a2c326ee1784b79
20/11/2006 20:46 48fe9629444a676e380b58a90baff086
20/11/2006 21:07 6150aa70fe035ef135553f6e63720a26
20/11/2006 21:32 6cdd5a64e39e6ca5bafc95d691262563
20/11/2006 21:43 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
20/11/2006 22:14 8ad8919303bdc06bd49e361c173baa64
20/11/2006 22:25 E12f3e8a15afa448e6b8f6cc904a98c8
20/11/2006 22:52 405dc7e389873d1671f0defaad7d82b1
20/11/2006 23:10 C55e824fdac4276b209926e456332499
20/11/2006 23:35 7ecebbcd120a63d74508e3583895eb58
20/11/2006 23:54 Ac16c586a07113e583610b5353dc4aa5
21/11/2006 00:18 Eb5b46f62429b3cd8bb10f01b10d1313
21/11/2006 00:38 4cd279c1cc7d686b8d03238d6687c543
21/11/2006 01:07 6179d1e5a758a94883ecc00b37057438
21/11/2006 01:31 C452a0b57c64e504680546a3179ec774
21/11/2006 01:50 34e18b546d0f15bcbe77d099495cf2a3
21/11/2006 03:11 B66d932e309474ea88cdb2264ea3ad8e
21/11/2006 03:54 1bc8679ce17d3e5d89bc87b191bd3b1a
21/11/2006 05:10 Ac5abce91a28b35ad22a783294c6b1cc
21/11/2006 06:30 6f6783f7a16e95937523b68d69d301b7
21/11/2006 07:38 Db7a9c447d232ea1f901d8d14912c821
21/11/2006 09:18 Dfd97bce8d893eeff4b9bcfe39da61bf
21/11/2006 10:11 E9c49adcca7d6684c2fbf423018e6e91
21/11/2006 11:14 F8c160645dfb7b808bbfd83181b39f8e
21/11/2006 12:01 7ecebbcd120a63d74508e3583895eb58
21/11/2006 12:37 6968977853996ef3e9bdc24a8ffafd48
21/11/2006 13:10 891f397a47ca93e589d226ffa7c6d812
21/11/2006 13:30 Efaf1bc1cdee59eea55e46629d91d122
21/11/2006 14:13 36078d8ce0ebe3fd64cf9836d8b65295
21/11/2006 14:51 641959ecb0ac97ba0b814f6d4f519ff3
21/11/2006 15:34 Bdeb3851a4d1328eacc270ec8427744b
21/11/2006 16:05 652f1fe5ae502dd432b81873e28861f9
21/11/2006 16:31 05766d6a210f831e6be76bd3a8f0e6a3
21/11/2006 17:16 891f397a47ca93e589d226ffa7c6d812
21/11/2006 17:41 D003a724634cfbdacaa63c27c543e66c
21/11/2006 18:03 C10796bb628b3cbc71d55efac47639f6
21/11/2006 18:28 E12f3e8a15afa448e6b8f6cc904a98c8
21/11/2006 18:51 4a66e13a3fd6d7ee1f96dee5f2992f62
21/11/2006 19:11 Db578df492d1fb84b13e4bc6bb5d537e
21/11/2006 19:34 8d7412d0530a5e54ff0ce101e36e428f
21/11/2006 19:59 E760f0762b7b8c9b3fb74f3c7b562f48
21/11/2006 20:22 D195a64f373906ab2fe9d9e0fc9a69f5
21/11/2006 20:43 885a4d8766dc0c4c0645fedf61cb8944
21/11/2006 21:06 01f99f8cfc6d68653e023c068c8d59d5
21/11/2006 21:22 4f29aeb03336490fcd2028edd8b48c28
21/11/2006 21:40 Ac5abce91a28b35ad22a783294c6b1cc
21/11/2006 22:13 9e30eb47f630dc2f2301f5fcc9c40d13
21/11/2006 22:31 48fe9629444a676e380b58a90baff086
21/11/2006 22:54 04c08a435679bbaecdd00d1a82776373
21/11/2006 23:19 490b1f9fe395c3e62b759719e3bfe93b
21/11/2006 23:37 B1c90f64cd15c56375ccbd1ecd6b1724
21/11/2006 23:54 0db36f3419eeb9cb5b7469fd5591bdd0
22/11/2006 00:23 Abb50d41679c4f3ad9c687137205b060
22/11/2006 00:50 71c216fd7cecd2c283ca59347a157a27
22/11/2006 01:11 9e427f8f9c7cc9fbc68d9dbdf23b7bd4
22/11/2006 01:31 F59f7d57944d422750236b76371b9690
22/11/2006 01:49 3fb5db29da467c2c9d1d3a04bb0089a8
22/11/2006 02:56 D67f27000c49fe57ed8316809a522a1c
22/11/2006 04:22 179fd11be22593dce01ebdd482f1ca09
22/11/2006 05:16 6a8009f7c470ee8830dfd11251213532
22/11/2006 06:09 907da261c8bfa951866eb91ff0285429
22/11/2006 08:22 8f16aacb978ca6e8957dcfb1674cf0cd
22/11/2006 08:31 Ac16c586a07113e583610b5353dc4aa5
22/11/2006 10:24 5b43ff3fe4f68cdfefe19defe91ae75a
22/11/2006 11:08 64b108d3fe837a6bad507271c7612932
22/11/2006 12:05 C76f1b9c55f72f998d8588d2656ecad6
22/11/2006 12:30 F48102f4be8049c88b19c342eb43b712
22/11/2006 13:04 Ad0e79c897a901a667e86689d2a5a844
22/11/2006 13:44 6179d1e5a758a94883ecc00b37057438
22/11/2006 14:23 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
22/11/2006 14:42 55e9e45e6683819580005e09c682e4cf
22/11/2006 15:18 8a83aa1233fc3628f0f7e295a83c13aa
22/11/2006 16:02 8c368cbe2a50fe1016a658f53312b561
22/11/2006 16:20 F7b894b0f9de2342b285040405923161
22/11/2006 17:10 3fb5db29da467c2c9d1d3a04bb0089a8
22/11/2006 17:32 6d1d909ba9ce466d1669cd21f8d8ece0
22/11/2006 18:12 849ee3d49e31de7bce55ddd1be81b382
22/11/2006 18:38 71c216fd7cecd2c283ca59347a157a27
22/11/2006 18:46 1620833e930192b98ffd3e9144ca08d1
22/11/2006 19:11 6d466fc5a1c93ed988543b018a6bc8ac
22/11/2006 19:31 C79d07113d200bb7f2d7ef20b5e6e236
22/11/2006 19:55 C76f1b9c55f72f998d8588d2656ecad6
22/11/2006 20:26 C9b989d58307dfd2e014efb512d1fefe
22/11/2006 20:44 C9b989d58307dfd2e014efb512d1fefe
22/11/2006 21:09 A4b273f6e2c8a3e021e305bab6d64aa5
22/11/2006 21:18 D348e0bb1f18cfe0d3a753541edeeb34
22/11/2006 21:44 179fd11be22593dce01ebdd482f1ca09
22/11/2006 22:10 4a4a161beb5a93fed15227797f0b277b
22/11/2006 22:29 B9dd47f50f08f3debb309a3f5b715539
22/11/2006 23:01 11cb2291564c6897a3e30642247ea32b
22/11/2006 23:10 F11b0cc465bc221b477f13f6f9fba8a6
22/11/2006 23:42 63d213ceb7c60fb9cc9f2daa48b26992
22/11/2006 23:54 3bec19242f083f01281ec8994d58a119
23/11/2006 00:13 Cd899908ac8d270aba330d28c98c3a67
23/11/2006 00:48 Bd28efbd4ff671d6c35e5a020682cb9a
23/11/2006 01:00 D98df867212511be35ad814cda433c8f
23/11/2006 01:33 Dfd97bce8d893eeff4b9bcfe39da61bf
23/11/2006 01:46 828ff854baa975375ea35ae81637f73f
23/11/2006 02:10 8ad8919303bdc06bd49e361c173baa64
23/11/2006 04:23 1cd6be426accbbe4b5d0a6a1753a9a3b
23/11/2006 05:35 57693e643f78d635225924f23ec28eb3
23/11/2006 05:56 C48abddc6708191260af5102d774cbb6
23/11/2006 08:02 D90584a08fa4144d0787598572f691d3
23/11/2006 08:55 3fb5db29da467c2c9d1d3a04bb0089a8
23/11/2006 09:56 4a16ea6c947fdeda29823e7782385f28
23/11/2006 11:29 Ba46d16bb8bfc28616194f4a803290f1
23/11/2006 12:00 Ae417f0599b970f0666d631ebc8cf06e
23/11/2006 12:32 F2a3a41105aed494b74e1228a7f7002f
23/11/2006 12:50 E214cc9cfc4e40037a59eb4da9ef0ffa
23/11/2006 13:24 1278219e720a690ab4a21655bd2e1b36
23/11/2006 14:12 1dc844cc12b56e304e36299117a9680d
23/11/2006 14:39 04c08a435679bbaecdd00d1a82776373
23/11/2006 15:30 Abb50d41679c4f3ad9c687137205b060
23/11/2006 16:07 E29eb0da7c171635e490abce63418ed2
23/11/2006 16:29 A00b0fcdbd57110eb7f0513b8df1e780
23/11/2006 17:06 5b43ff3fe4f68cdfefe19defe91ae75a
23/11/2006 17:28 85a4220bc2c228a77833ebe4b6c0ba60
23/11/2006 18:16 E69a439734af3b61eaab78aec1406a87
23/11/2006 18:39 72a2ad5317ae7b999ae9a19f69bb5d89
23/11/2006 18:46 F9c71ba95b46ab6d034276277b2d79f8
23/11/2006 19:20 0f55be0d9f065a05c2a21e8c7b5ac893
23/11/2006 19:29 F5b8c7c0e5bbc8c01679823154cfbb7a
23/11/2006 20:03 F89a599792712daa129548a12dd34230
23/11/2006 20:26 Bdeb3851a4d1328eacc270ec8427744b
23/11/2006 20:40 4a46559da413f0362082623a185f39e7
23/11/2006 21:00 39529ffe788e292c1ff1995ab74ad73f
23/11/2006 21:32 0d2adc139fc921cc55bbafcbefe9df14
23/11/2006 21:41 F2508841a03992399a2acea99919a292
23/11/2006 22:05 Efc85c3139ea1a714bddda14eb9a1fe8
23/11/2006 22:31 4fcb098776454dad4d435bea04099e25
23/11/2006 22:55 4a4a161beb5a93fed15227797f0b277b
23/11/2006 23:18 90a67b2c805fade639dcb17682a7f483
23/11/2006 23:34 F2508841a03992399a2acea99919a292
23/11/2006 23:58 4a46559da413f0362082623a185f39e7
24/11/2006 00:22 853a44e0a21981097e68f6abbcb4c4c7
24/11/2006 00:36 57693e643f78d635225924f23ec28eb3
24/11/2006 01:12 9e427f8f9c7cc9fbc68d9dbdf23b7bd4
24/11/2006 01:30 99d43b035bde656aaa2b3dc22f1f7dc8
Subscribe to:
Comments (Atom)